Özgün Diyanetten hac ve umre açıklaması

Diyanet'ten hac ve umre açıklaması

Dünyayı saran Kovid-19 nedeniyle uluslararası seferler bazı ülkeler arasında ertelendi ve seferlerde bazı şartlar getirildi. Kovid-19 nedeniyle 2021 yılında hac ve umrenin yapılıp yapılmayacağı da merak konusu oluyordu. Diyanet, hac ve umre ziyaretleri hakkında açıklama yaptı. Diyanet yaptığı açıklamada Suudi Arabistan devletinin, hac ibadeti için kayıt almaya devam ettiğini belirtti. Peki, bu sene umre ziyareti yapılacak mı? İşte ayrıntılar.

Abone Ol Google News
Haber Merkezi Yeni Şafak
​2021 yılında hac ve umre yapılacak mı? Bu sene hac yapılacak mı?
Diyanet'ten hac ve umre açıklaması.

Hac ve umre ibadeti hakkında Diyanet İşleri Başkanlığı açıklama yaptı. Açıklamada öne çıkanlar şu şekilde: 2020 yılı hac ibadeti Kovid-19 salgını nedeniyle yapılamadığı için hacı adaylarının kura ve kayıt hakları 2021 yılı için de devam etmektedir. Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı ile 2021 yılı hac ibadetine ilişkin görüşmeler sürmektedir.

Diyanet İşleri Başkanlığı, hac ve umre hakkında tam açıklaması şu şekilde.

"Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı ile 2021 yılı hac ibadetine ilişkin görüşmeler sürmektedir. Görüşmeler neticesinde alınacak kararlar kamuoyu ile paylaşılacaktır. Ayrıca Suudi Arabistan'ın normalleşme sürecini Ramazan Bayramı sonrasına ertelemesi nedeniyle ülkemizden umre ziyaretleri de yapılamayacaktır.

Vatandaşlarımız, hac ve umre hizmetleri ile ilgili 0 850 260 13 13 numara aracılığı ile İletişim Merkezimizden bilgi alabilirler" denildi.

Hac Umre Seyahat Acenteleri Derneği, kısa çalışma ödeneğinin devam etmesini bekliyor

Hac Umre Seyahat Acenteleri Derneği (HURSAD) Yönetim Kurulu Başkanı Diyaeddin Şahin, "Devletimizin tüm sektörlere uyguladığı kısa çalışma ödeneği kolaylığının en azından seyahat acenteleri için devam ettirilmesi hayati önem taşımaktadır." değerlendirmesini yaptı.

Şahin, yazılı açıklamasında, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının tüm dünyaya olduğu gibi Türkiye'ye de ciddi zararlar verdiğini anımsatarak, bu durumdan en çok etkilenenlerin, seyahat acenteleri ve çalışanları olduğunu aktardı.

Hac, umre seyahat acentelerinin faaliyetlerinin bir yılı aşkın bir süredir tamamen durduğunu bildiren Şahin,"Hiçbir çalışma alanı kalmayan ve birçok kalifiye çalışanı bünyesinde bulunduran sektör, kısa çalışma ödeneği sayesinde çalışanlarını kısmen de olsa koruyabilmiştir." ifadesini kullandı.

Bu noktada, kısa çalışma ödeneğinin devamının, sektör açısından hayati öneme sahip olduğunu belirten Şahin, şunları kaydetti:

"Aksi takdirde, hac, umre acentelerinin on binden fazla çalışanı işlerini kaybetme tehlikesiyle yüz yüzedir. Diğer seyahat acentelerinin tamamını da hesaba kattığımızda, kısa çalışma ödeneğinin kaldırılması, yüz binlerce çalışanın evine ekmek götürememesi tehlikesini doğuracaktır. Bu bağlamda devletimizin tüm sektörlere uyguladığı kısa çalışma ödeneği kolaylığının en azından seyahat acenteleri için devam ettirilmesi hayati önem taşımaktadır. Devletimizden en önemli beklentimiz, seyahat kısıtlamalarının kalkacağı döneme kadar, kısa çalışma ödeneğinin devam ettirilmesidir."

Küresel ısınma, hac ve umre ibadetleri için risk oluşturabilir

Küresel ısınmanın 1,5 dereceyi aşması durumunda yaz aylarına denk gelen hac ve umre dönemlerinde hacıların sıcaklık stresi riskine maruz kalabileceği tespit edildi.

Climate Analytics bilim insanları tarafından hazırlanan "Paris'ten Mekke'ye: Sıcaklık Stresi Müslüman Hacılar İçin Risk Oluşturuyor" başlıklı makale, küresel ısınmanın 1,5 dereceyi aşarak 2 derece olması durumunda yaz aylarında hava sıcaklığı 45 dereceyi bulan Suudi Arabistan'da hac veya umre ibadetini yerine getiren Müslümanların sıcaklık stresine maruz kalma riskini gösteren ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

Makalede, sıcaklık ve nemi hesaba katan ve insan rahatsızlığını ölçmek için yaygın olarak kullanılan sıcaklık stresinin bir göstergesi olan ‘ıslak hazneli termometre’ ölçümleriyle yaz aylarında beş günlük periyotlarda sıcaklığın "tehlikeli" ve "son derece tehlikeli" eşikleri ne sıklıkta aşacağı değerlendirildi. Bu kapsamda, "tehlikeli" ve "son derece tehlikeli" eşikleri sırasıyla 24,6 ve 29,1 derece olarak tanımlayan ABD Ulusal Hava Servisi kriterleri kullanıldı.

Buna göre, son derece tehlikeli eşiği aşan beş günlük dönemlerin eylül ayında gerçekleşme olasılığının daha yüksek olduğu tespit edildi. Küresel ısınmanın 1,5 derece artması durumunda hava sıcaklığının son derece tehlikeli eşiği aşma olasılığının 4 kat, ısınmanın 2 dereceye ulaşması durumunda ise 13 kat daha fazla olacağı öngörüldü.

Ayrıca, ağustos ve eylül aylarında son derece tehlikeli sıcak dönemlerde sıcak çarpmasının hayati risk oluşturma ihtimalinin 2 derecelik küresel ısınmada iki kat daha fazla olacağı tahmin edildi.

Çalışmada, 21. yüzyıl boyunca hac ibadetinin 10 yıllık periyotlarda üç kez yaz aylarına denk geleceği de hesaplandı.

Küresel ısınmanın 1,5 dereceyle sınırlanması riski yarıya indirecek

Çalışmanın başyazarı ve Climate Analytics Bilimsel Model ve Veri Yöneticisi Dr. Fahad Saeed, çalışmanın bulgularına ilişkin değerlendirmesinde, sıcaklık stresinin hacılar için risk oluşturduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Yaz aylarında ibadetleri için Mekke'ye giden hacıları tehlikeli sıcaklık stresi riskine maruz bırakan beş günlük yüksek sıcaklık ölçümlerinin yoğunluğunun, küresel ısınmanın bu yüzyılın sonuna kadar 2 dereceye ulaşması durumunda, bugünün 2 katı olacağını gördük. Hükümetlerin Paris Anlaşması'nda yapmayı taahhüt ettiği gibi küresel ısınmayı 1,5 dereceye sınırlamak, bu riski yarıya indirecektir.

İklim Değişikliği Araştırmaları Mükemmeliyet Merkezi Meteoroloji Bölümü Direktörü ve çalışmanın eş yazarı Prof. Mansour Almazroui ise şu değerlendirmede bulundu:

"Giderek aşırılaşan yaz koşulları zaten bugün Mekke'yi ziyaret eden hacılar için ciddi bir tehlike teşkil ederken, çalışmamızda ortaya koyduğumuz sıcak çarpmalarında 1,5 derece ve 2 derece ısınma arasındaki hayati fark önümüzdeki yaz kendini gösterecek, 2047 ve sonrasında da devam edecek. Çalışmamız, insanları yaşamı tehdit eden etkilerden mümkün olduğunca korumak ve İslam’ın temel direklerinden birine verebileceği zararı en aza indirmek için küresel ısınmayı 1,5 dereceye sınırlamaya yönelik sıkı emisyon azaltımlarının önemini vurguluyor."

Küresel veri platformu Statista verilerine göre, 2019'da 2,5 milyon kişi hac ibadetini yerine getirdi. Aynı yıl ramazan ayında umreye gidenlerin sayısı ise 4,2 milyon oldu.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.