
Tüm dünyada ama özellikle ülkemizde en sık yapılan estetik cerrahi işlemlerinden olan rinoplasti operasyonuna yani genel tabiriyle burun estetiğine dair bilgiler paylaştık.
İnsan bedeninde ilk bakışta en fazla göze çarpan bölge yüz bölgesidir. Bu nedenle yüz bölgesinde doğuştan var olan veya sonradan oluşan bozuklukların düzeltilmesi hem estetik açıdan hem de psikolojik açıdan oldukça önemlidir. Burun estetiğinde de gelişen uygulama teknikleri ve yenilikçi yöntemler sayesinde başarı oranı çok yüksektir. İnsanlar burun estetiği ameliyatını güzel bir görünüm kazanmak için yaptırdıkları gibi sağlık açısından da uygulamanın yapılması sık karşılaşılan bir durumdur. Burun bölgesindeki bozukluğun ortadan kaldırılması sonucunda kişi hem daha sağlıklı bir şekilde nefes alıp verebilirken hem de istediği görünümdeki buruna sahip olabilmektedir.
Tarihin en çok tercih edilen estetik operasyonlarından birisi olan burun estetiği genel anlamda buruna şekil verme uygulaması olarak bilinse de ameliyatın yapılması kimi zaman sağlıklı şekilde solunum yapabilmesi için de gerekli olmaktadır. Her ne sebeple olursa olsun, burun estetiğinde öncelikli hedef burundaki solunum yolunun ameliyatın ardından mümkün olan en iyi şekilde çalışmasıdır. Burun estetiği (Rinoplasti) yaptırmaya karar vermiş bireylerin ameliyata uygun olup olmadığı estetik cerrahları tarafından muayene edildikten sonra anlaşılmaktadır. Olumsuz sonuçlarla karşılaşma riskinizi azaltmak için rinoplasti yaptıracağınız hekimin bu konu ile çok uğraşan tecrübeli bir kişi olması tercih edilir. Burun estetiği yaptırdıktan sonra nihai sonuçlara ulaşmak yaklaşık 12 ay gibi bir süre gerektirmektedir. Bu süre cilt kalınlığı, revizyon ameliyatı olup olmadığı ve burunun yapısı gibi birçok faktöre göre değişmektedir.
Rinoplasti operasyonu açık ve kapalı burun ameliyatı olmak üzere 2 temel yöntemle yapılmaktadır. Açık burun ameliyatında burun delikleri arasından küçük kesi açılır ve bu kesi sayesinde cerrahın problemli bölgeyi 3 boyutlu olarak, dokuların kendi anatomik pozisyonlarında direkt görmesi sağlanmış olur. Açık burun ameliyatı her türlü buruna uygun olmakla beraber çoğunlukla nefes alma sorunlarının da eşlik ettiği kişilerde, burundaki şekil bozukluğu ileri düzeyde olan kişilerde, her iki taraftaki dokular arası asimetrisi olan kişilerde veya önceden burun estetiği operasyonu geçirmiş olan kişilerde tercih edilmektedir.
Diğer bir yöntem olan kapalı burun ameliyatında ise yapılan kesi burun delikleri içerisinde kalacak şekilde ayarlanmaktadır. Kapalı ameliyat açık burun ameliyatından yaklaşık 70 yıl önce tarif edilmiştir. Operasyonu yapan cerrahın görüş alanı açık ameliyata göre daha dardır. Bu yöntem genellikle dokuların her iki tarafta daha simetrik olduğu, daha kolay işlemler için tercih edilmektedir. İyileşme süreci, şişlik ya da morluk açısından kapalı ve açık burun ameliyatları arasında bilimsel olarak gösterilmiş bir fark yoktur.
İlk olarak hastanın detaylı muayene edilmesi ve bu işlem için uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Operasyonu yapacak olan cerraha isteklerinizi net bir şekilde anlatmanız ve doktorunuzun ameliyattan sonra sizi nelerin beklediğini detaylı olarak anlatması muayene sırasındaki en önemli konulardan biridir. İlk muayenede doktorunuz memnun olmadığınız noktaları soracaktır. Bunun üzerine burun ve yüz anatominiz incelenip olasılıklar sizinle tartışılacaktır. Yüzünüzün şekli, burun kemik ve kıkırdaklarınızın yapısı ile gücü ve cilt yapınız gibi faktörler rinoplasti ameliyatında sonuçlara doğrudan etki etmektedir. Alerjiniz, solunum zorluğu gibi problemleriniz veya düzenli olarak kullanmanız gereken ilaç varsa ameliyat öncesinde bu bilgileri muhakkak doktorunuza vermeniz gerekmektedir. Doktorunuz zaten bu bilgileri size yazılı olarak da soracaktır. Muayenenizde kamera sistemleri ile burun içiniz incelenir, bilgisayarlı nefes testleri yapılır ve 3 boyutlu simülasyonlar ile sonuç hakkında fikir elde edilir.
Burun ameliyatı sonrası oldukça konforludur. Hastaların çoğu belirgin bir ağrı tarif etmezler, olanlarda ise ağrı kesiciler yeterli olur. Rinoplasti sonrası hastalar genellikle 4-6 saat içerisinde ayağa kalkarak dolaşmaya, 6 saatin sonunda bulantı ve kusma yoksa yemek yemeye başlayabilmektedirler. Ayağa ilk kalktığınızda baş dönmesi, göz kararması gibi durumlar olabileceğinden yanınızda bir yakınınızın olması önerilmektedir. İlk bir hafta hastaların bol su içmesi ve bol yürümesi önerilir. İlk bir ay yan yatılmaması kemiklerin doğru kaynaması açısından önemlidir.
Operasyon bitiminde klasik tamponlar yerine içerisinde hava kanalları olan silikon splintler burun içerisine yerleştirilir. Bunlar burnunuzda var iken ameliyattan hemen sonra burundan nefes almanız mümkündür. Ameliyat bitiminde burnunuzun üzerine de bir plastik koruyucu yerleştirilir. Burun içerisindeki silikon splintler dahil burun sırtındaki plastik koruyucu, hastadan hastaya değişmekle beraber genellikle 7-10 güne kadar alınır. Burun ameliyatı sonrası 3. günden itibaren burun üzerindeki koruyucular ile işe dönmek mümkün olsa da birçok hasta bu yapılar çıktın sonra işe dönmeyi tercih etmektedirler. Morluk hastaların çoğunda olmamakla beraber olan az bir kısmında ise 1-2 haftada geçer. Morarıp morarmama yapılan teknik kadar kişinin bünyesi ile de alakalıdır. İyi haber, morluk olup olmaması sonuca etki etmez. Herkes tarafından fark edilebilecek kaba şişlikler 1-2 haftada geçerken, tanıyanların fark edebileceği ince şişlikler 1 yıl civarı sürebilir. İlk birkaç gün yüksek yastık kullanımı şişlik açısından faydalı olacaktır.






