
Paralel Yapı operasyonu kapsamında hakkında gözaltı kararı olduğu için emniyete giden eski Zaman yazarı Hüseyin Gülerce, ifadesinin ardından serbest bırakıldı. İfadesi hakkında açıklama yapan Gülerce, "Türkiye çok ciddi bir dönemin içinden geçerken şov yaparak kimse meseleyi başka yere çekmesin. Kumpas kurulmuş gibi bir şey var. Bunun aydınlatılması lazım" dedi.
Tahşiye operasyonunda gözaltına alınacak isimler arasında olan eski Zaman yazarı Hüseyin Gülerce bugün savcıların sorularını yanıtladı.
Paralel yapı iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı olduğunu öğrenen Hüseyin Gülerce, avukatıyla birlikte bu sabah İstanbul Emniyeti’ne gitmişti. Gülerce'nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ifadesi alınmaya başlandı. Gazeteci Hüseyin Gülerce savcıya ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.
GÜLERCE'DEN AÇIKLAMA
"EKREM BEY BAŞKA TARAFA ÇEKİYOR"
Savcı İrfan Fidana şüpheli olarak ifade verdiğini belirten Gülerce, Biraz uzun sürdü, çünkü 35-40 soru vardı. Fakat konunun benimle ilgili tarafı şu; 6 Nisan 2009da sayın Fetullah Gülenin herkül.org sitesinde açıklamaları vardı. Ben de birkaç gün sonra Zaman Gazetesindeki köşemde Gülen neden uyarıyor? diye bir başlıkla yazı yazmıştım. Şimdi savcılığın yürüttüğü soruşturma Tahşiye denilen grupla ilgili. Olayın özeti şu: 6 Nisan 2009da Sayın Gülen Tahşiye'yi gündeme getiren bir konuşma yapıyor. Arkasından 9 Nisanda Samanyolu televizyonunda Tek Türkiye dizisinde bu konu ele alınıyor. Şimdi denk gelmeye bakın; 10 Nisanda da ben Sayın Gülenin bu sohbetinden bir paragraf alıyorum. O paragrafta da Tahşiye geçiyor. Tabii haklı olarak aynı şey benden önce ifade veren Ahmet Şahin hocamızın da başına gelmiş. Onun da 15 Nisanda bir yazısı var. Bu konudan bahsediyor. Şimdi Tahşiye olayı biraz farklı bir olay. Şimdi Zaman Gazetesindeki arkadaşlar, bilhassa Ekrem Bey meseleyi işte demokrasi, basın özgürlüğü tarafına çektiler ama ortada hukuki bir mesele var. Ben eğer bu işin içerisinde bulunmuşsam, hukuki meselede benim gazeteci kimliğimin önüne çıkartılması doğru değil. Var mıyım, yok muyum bu işin içerisinde?
"SANKİ BİR TEZGAH KURULMUŞ"
Şimdi olay şu; bu sohbetin arkasında Samanyolunda Tek Türkiye dizisinde karanlık kuruldaki konuşmalar, arkasından Nuh Gönültaşın yazısı. Hüseyin Gülercenin, Ahmet Şahinin yazısı. Bunların hepsi bir araya getirildiğinde, sanki bir tezgah kurulmuş. Birilerinin alnı secde gören insanların üzerine gidilmesi için bir hazırlık yapılmış, bir kumpas kurulmuş gibi bir şey var. Şimdi bunun aydınlatılması lazım. Neden, çünkü bu insanlar, tırnak içinde söylüyorum 'tezgahın arkasından' evlerine baskın yapılmış, el bombası bulunmuş, bombaların üzerinde polislerin parmak izi çıkmış. Sonra bunlar 17 ay mahkumiyet almışlar ve hapse girmişler. Şimdi ortada suçsuz insanlara bir zulüm varsa, yani yargı bunu araştırmasın mı?" diye konuştu.
"KİMSE ŞOV YAPMASIN"
"İRAN İLE İLGİLİ SORU SORULDU"
Hüseyin Gülerce, kendisine İran ile ilgili soru sorulduğunu da belirterek, İranla ilgili soru sorulunca, bugüne kadar hakikaten ben de cemaatin yaklaşımını eleştirmek istiyordum, fırsat oldu ifademde onu da söyledim. Şimdi bakın, ben cemaatte bir takıntı görüyorum. Fethullah Gülen başta olmak üzere bir İran takıntısı var. Öyle ki, bazı insanları, bazı hükümet görevlilerini, hatta bakanları, Başbakan'ı, Sayın Cumhurbaşkanı'nı zan altında bırakmak için bir muta nikahı, İran yönlendirmesini gündeme getirdiler. Ben bunu hazmedemiyorum, gücüme gidiyor. Türkiye 5 bin yıllık bir devlete sahip. Türkiye, İranın oyuncağı mı? Bakanlarına, milletvekillerine, genel müdürlerine, bürokratlarına bir muta nikahı kıydırılarak Türkiyeyi İran mı yönetiyor? Bu kadar olmaz" dedi.
"EĞER İTİRAFÇIYSAM..."






