
Türk Silahlı Kuvvetleri, hem küresel barışa katkı vermek hem de ulusal güvenliği sağlayıp Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korumak amacıyla Afrika’dan Balkanlar’a uzanan bir yelpazede görev yapıyor. 15 ülkede bayrağımızı dalgalandıran TSK, Türk dış politikasına aktif destek veriyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), uluslararası toplumun güvenlik ve barış çabalarına en aktif katkı veren ordular arasında. NATO, Birleşmiş Milletler (BM) ve ikili anlaşmalar çerçevesindeki barışı koruma operasyonlarının yanı sıra Türkiye, son yıllarda sınır ötesi üs bölgeleriyle hem kendi ulusal güvenliğini hem de bölgesel istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen çok katmanlı bir strateji yürütüyor. Irak’tan Suriye’ye uzanan operasyon alanları ve üs bölgelerinin yanı sıra Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Bosna-Hersek, Kosova, Azerbaycan, Lübnan, Libya, Sudan, Somali ve Katar’ın da arasında olduğu 15 ülkede askeri varlık gösteriyor. Türk askeri, bu ülkelerin çoğunda uluslararası barış ve istikrar gücü çerçevesinde görev yapıyor.
TSK’NIN DÜNYADAKİ ASKERİ VARLIĞI
Türkiye’nin dünyadaki askeri varlığı birkaç başlık altında toplanıyor. Bunlar TSK’nın, ülkenin milli menfaatlerini korumak amacıyla icra edilen askeri harekât kapsamında bulunduğu ülkelerdeki varlığı, TSK’nın uluslararası bir koalisyonun parçası olarak insani yardım, barışı tesis etme ve koruma görevlerini icra etmek amacıyla bulunduğu ülkelerdeki faaliyetleri ile ikili askeri eğitim iş birliği anlaşması kapsamında faaliyet gösterdiği dost ve müttefik ülkelerdeki TSK unsurları olarak sayılabilir. Savunma sanayii iş birliği anlaşması gereğince yabancı ülkelerde Türk savunma sanayii ürünlerinin imal veya inşasında görevli TSK unsurları da yurt dışındaki askeri varlığın bir parçası olarak değerlendirilebilir.
ASKERİ ROLE YENİ FONKSİYONLAR EKLENDİ
Uluslararası barış misyonlarındaki rolü, Türkiye’nin yıllar içinde sadece askeri varlık göstermenin ötesine geçerek eğitim, ortak kapasite geliştirme, insani destek ve sürdürülebilir güvenlik yapıları oluşturma gibi fonksiyonlar da kazanmış durumda. Bu yaklaşım Balkanlar’daki KFOR görevinde, Lübnan’daki UNIFIL Barış Gücü’nde, Akdeniz’deki deniz güvenliği operasyonlarında ve Afrika’daki eğitim faaliyetlerinde somut olarak görülüyor.
SAHAYA İSTİKRAR YAYIYOR
Türkiye’nin barışa katkı stratejisinin bir diğer boyutu ise sınır ötesi üsler üzerinden sahaya yaydığı istikrar hattı. Somali ve Katar’daki kalıcı Türk üsleri, sadece eğitim ve kapasite artırımı değil, bölgesel krizlerde koşulları yumuşatan, yerel orduların profesyonelleşmesini sağlayan unsurlar olarak değerlendiriliyor. Bu model, son yıllarda Türkiye’nin en uzun soluklu ve riskli güvenlik başlıklarından biri olan Irak ve Suriye’deki varlıkla da yeni bir anlam kazandı.
IRAK’TA KALICI ÜSLER
TSK, Irak ve Suriye’de terör örgütlerinden kaynaklanan tehditleri bertaraf etmek, sınır hattının güvenliğini sağlamak ve bölgede daha geniş bir istikrar ortamı oluşmasına katkıda bulunmak amacıyla farklı ölçeklerde üsler ve harekât bölgeleri oluşturdu.
Irak’ın kuzeyindeki Metina, Zap, Avaşin-Basyan, Hakurk ve Kandil çevresindeki üs bölgeleri, yalnızca operasyon alanı değil, aynı zamanda bölgenin temizlendikten sonra güvenli hale getirilmesi için kullanılan kalıcı güvenlik noktaları. Bu üsler, Türkiye’nin hem sınırını koruyan savunma hattını ileri taşıyor, hem de Irak merkezi yönetimiyle ortak güvenlik anlayışına zemin oluşturuyor.
SURİYE’NİN GELECEĞİNE KATKI
Suriye’deki Türk varlığı ise hem terörle mücadele, hem de sivil güvenliğinin sağlanması açısından uluslararası alanda dikkat çeken bir örnek haline geldi. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarıyla oluşturulan güvenli bölgelerde TSK, yerel unsurlarla birlikte istikrarın korunmasına katkıda bulundu. Bu bölgelerdeki Türk üsleri, mayın/EYP temizliğinden sınır güvenliğine, sivil koruma faaliyetlerinden insani yardım koridorlarının açık tutulmasına kadar kapsamlı çerçevede işlev yürüttü.

UZUN VADELİ GÜVENLİK KUŞAĞI
Uzmanlara göre Türkiye’nin, Suriye’nin kuzeyinde oluşturduğu güvenlik kuşağı, hem yeni göç dalgalarını engellemesi, hem de terör örgütlerinin bölgesel hareket kabiliyetini sınırlaması bakımından uluslararası istikrar üzerindeki etkisini uzun vadeli hale getiriyor. Sahadaki bu geniş faaliyetler, Türkiye’nin küresel barış çabalarında giderek daha çok referans verilen bir aktör haline geldiğini gösteriyor. TSK’nın uluslararası misyonlardaki tecrübesi, üs bölgeleriyle desteklenen sınır ötesi istikrar anlayışı ve Balkanlar’dan Afrika’ya ve hatta Körfez’e uzanan iş birliği ağları, Ankara’nın güvenlik politikalarında öne çıkıyor.
TÜRKIYE’NIN YAPTIKLARI YAPACAKLARININ TEMINATI
- Türkiye’nin dünyadaki askeri varlığıyla ilgili Doç. Dr. Savaş Biçer, Yeni Şafak’a değerlendirmelerde bulundu. Biçer, Türkiye’nin dünyada başka noktalarda askeri üs kurma ihtimali ve gelecekte ülkemizin bu yöndeki vizyonunu şu sözlerle özetledi: “Türkiye’nin, uluslararası güvenlik ortamının bugün geldiği noktada insani gerekçelerle BM Güvenlik Konseyi kararına dayanılarak teşkil edilecek uluslararası güvenlik, barış ve istikrar güçlerine asker göndermesi, her zaman ihtimal dahilindedir ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gerek bölgesindeki gerekse küresel ölçekte sürdürdüğü uluslararası siyasetle bağdaşmaktadır. TBMM tarafından bu yönde alınacak bir kararın uygulanmasının TSK’nın imkan ve kabiliyetleri içerisinde olduğu da geçmişte Kore’den Somali’ye, Bosna-Hersek’ten Kosova ve Afganistan’a kadar icra edilen uluslararası görevlerde kanıtlanmıştır. Uluslararası terörizmle mücadele amacıyla öncelikle çevre ülkelerdeki Türkiye’ye yönelik tehdidin bertaraf edilmesi için icra edilen sınır ötesi harekat ve geçici üs bölgelerinde sürekli asker bulundurma uygulamalarının, tehdit ortadan tamamen kalkana kadar sürdürülmesi, milli güvenlik ve beka konusudur. Ayrıca, ev sahibi ülkenin davetine icabet edilerek ikili antlaşma ile yurt dışında kurulan askeri üslerdeki Türk askeri varlığının, milli çıkarlarımıza hizmet eden sonuçları ile önümüzdeki yıllarda da devam edeceği değerlendirilmektedir.”
En büyük askeri üs Somali’de
2017’de Mogadişu’da açılan Camp TURKSOM, Türkiye’nin yurt dışındaki en büyük askeri eğitim üssü olmasının ötesinde, Somali ordusunun yeniden yapılandırılmasının bel kemiğini oluşturuyor. Türk subay ve astsubayları burada hem temel askerlik eğitimi, hem de komando ve özel birlik kursları veriyor. Camp TURKSOM’da yetişen birlikler, Somali’nin terörle mücadele kapasitesinin ana unsurlarını oluştururken, Türkiye eş zamanlı olarak lojistik, komuta-kontrol ve kurumsal yapılanma desteği de sağlıyor. Türkiye bu üs aracılığıyla, Afrika Boynuzu’ndaki güvenlik denklemine uzun vadeli kurumsal katkı sunan bir aktör haline gelmiş durumda.
YENİ KOMUTANLIK KURULDU
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda bakanlığı ile ilgili kasım ayında yaptığı sunumda, Somali’ye toprak bütünlüğünü sağlama ve ulusal birliğini güçlendirme çabaları kapsamında çok yönlü destek verildiğini açıkladı. Somali’nin terörle mücadele harekatına destek amacıyla bugüne kadar 20 Somalili Kartal Komando Taburu’nun eğitiminin tamamlandığı bilgisini veren Güler, Somali’de ordu bünyesinde genel maksat ve taarruz helikopterinden oluşan Hava Görev Komutanlığı teşkil edildiğini duyurdu.
Körfez’de istikrar çıpası
Katar’daki Türk askeri varlığı, 2014 yılında imzalanan savunma iş birliği anlaşmaları sonucu kurulan ortak bir üs yapısı üzerinde yükseliyor. TSK’nın Katar’da yürüttüğü faaliyetler, ortak tatbikatlar, eğitim programları, çevre güvenliği, kriz anlarında caydırıcılık ve hızlı konuşlanma imkanı gibi geniş bir yelpazeye sahip. Bu üs, hem Türkiye’nin Körfez’deki ilk stratejik varlığı, hem de bölgedeki güç dengelerinin daha istikrarlı bir çizgiye oturmasında önemli bir araç olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, Katar’daki TSK varlığının Türkiye’nin bölgesel barışa “aktif caydırıcılık” yoluyla katkı sunduğunu belirtiyor.

Kalıcı üsler stratejik derinlik sağlıyor
Türkiye, Kuzey Irak’ta PKK ile mücadele doğrultusunda kalıcı üsler kurdu. Bamarni Hava Üssü, TSK’nın uzun vadeli lojistik ve komuta kapasitesinin merkezi. Başika Üssü, Peşmerge birliklerine askeri eğitim vermek ve bölgesel istikrarı desteklemek amacıyla kullanılıyor. TSK’nın Irak’taki varlığı sınır içi güvenliği desteklerken, bölgesel caydırıcılık da oluşturuyor.
Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde İdlib, Afrin ve Fırat hattında kritik askeri üsler ve gözlem noktaları kurarak sınır güvenliği ve terör tehdidine karşı proaktif bir strateji izliyor.
Taftanaz Hava Üssü, TSK tarafından yeniden yapılandırılmış ve bölgeye konuşlandırılan Türk Hava Kuvvetleri unsurları için önemli bir lojistik noktası. Suriye Ulusal Ordusu ile de ortak çalışma yürütülüyor. Bu yapı hem askeri hem idari iş birliğini içeriyor ve bölgedeki yerel güvenlik yapısının şekillenmesine katkıda bulunuyor. Bu varlık, Türkiye için sadece askeri kontrol değil, aynı zamanda “istikrar bölgesi” kurma, sığınmacı akışını yönetme ve uzun vadeli barışı destekleme amacı taşıyan stratejik bir yatırım.







