Bakan Tekin Londra’da Gazze'ye ilişkin konuştu: 'Eğitimden mahrum kalan çocuklar gayemizi hatırlatıyor'

20:0018/05/2026, Pazartesi
G: 18/05/2026, Pazartesi
AA
Milli Eğitim Bakanı Tekin, Londra'daki Dünya Eğitim Forumu'nda konuştu
Milli Eğitim Bakanı Tekin, Londra'daki Dünya Eğitim Forumu'nda konuştu

Dünya Eğitim Forumu'nda konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, teknoloji gelişirken küresel acıların derinleştiğine dikkat çekti. Gazze'de ve savaş bölgelerinde eğitim hakkından mahrum kalan çocukların eğitimin asıl gayesini hatırlattığını belirten Tekin, İsrail’in uluslararası sulardaki yeni saldırısına da sert tepki gösterdi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Bugün teknolojik imkanlar büyürken insan hakları ihlalleri, savaşlar, çatışmalar ve çocukların hayat hakkını tehdit eden acılar da derinleşmektedir. Gazze'de, savaş bölgelerinde, göç yollarında ve yoksulluğun ağır yükü altında eğitim hakkından mahrum kalan çocuklar, bize eğitimin asıl gayesini yeniden hatırlatmaktadır." dedi.

Tekin, İngiltere'nin başkenti Londra'da Dünya Eğitim Forumu kapsamında düzenlenen "Geleceğin becerileri için değerlendirmeyi yeniden düşünmek: Yapay zeka çağında ölçme-değerlendirme sistemleri nasıl yeniden tasarlanabilir?" başlıklı oturumda konuştu.

Türkiye'nin yapay zekanın eğitimde kullanımı konusunda diğer ülkeler gibi eğitim öğretim sisteminde ciddi revizyonlar yaptığını kaydeden Tekin,
"Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli adını verdiğimiz bu değişikliklerde eğitimi, adaleti güçlendirmesi gereken bir sorumluluk alanı olarak konumlandırdık."
ifadesini kullandı.

Tekin, eğitimin geleceğin becerilerini, dijital yeterliliği, problem çözmeyi, eleştirel düşünmeyi ve üretkenlikle birlikte insan haklarına saygıyı, mahremiyet bilincini, demokratik kültürü, barış içinde yaşama iradesini ve sorumluluk ahlakını kuşatan geniş bir alan olduğunu söyledi.


"Eğitim sistemleri çocuklarımızı algoritmaların nesnesi haline getirmemeli"

Çağın ihtiyaç duyduğu insanın, teknolojiyi kullanabilen bir birey olmanın yanında sahip olduğu imkanları insanlığın hayrına yönetebilen, hakka riayet eden, adalet duygusunu koruyan ve başkasının hukukunu kendi hukuku kadar aziz bilen bir şahsiyet olduğunu kaydeden Tekin, şöyle devam etti:

"Yapay zeka çağında bu yaklaşımın en hassas başlıklarından biri çocuklarımızın mahremiyet hakkıdır. Eğitimde kullanılan dijital sistemler, çocuklarımızın öğrenme alışkanlıklarına, ilgi alanlarına, güçlü yönlerine ve kırılganlıklarına dair çok geniş veriler üretmektedir. Bu veriler doğru yönetildiğinde öğretmenlerimize rehberlik eder, öğrencinin gelişimini görünür kılar, fırsat eşitliğini güçlendirir. Ölçüsüz ve denetimsiz kullanımda ise çocuğun mahrem alanını daraltan, onu erken yaşlardan itibaren dijital profillere hapseden, davranışlarını görünmez biçimde yönlendiren ciddi bir risk ortaya çıkar."

Tekin, dijital çağda mahremiyet meselesinin veri güvenliğiyle sınırlı bir başlık olarak ele alınamayacağının altını çizerek, "Mahremiyet, çocuğun kendi iç dünyasını koruyabilme, hata yapabilme, yeniden deneyebilme, kendisini keşfedebilme ve kimliğini özgürce inşa edebilme hakkıdır. Eğitim sistemleri çocuklarımızı algoritmaların nesnesi haline getirmemeli. Çocuklarımızın zihni, duygusu, emeği ve istikbali, denetimsiz teknolojik sistemlerin ham verisi haline getirilmemeli. Bu hassasiyet, temel insan hakları bakımından da aynı ölçüde geçerlidir." değerlendirmesini yaptı.


"Teknolojik imkanlar büyürken insan hakları ihlalleri de derinleşmektedir"

Yapay zeka destekli ölçme araçlarının adil, şeffaf, denetlenebilir ve kültürel bakımdan duyarlı biçimde yeniden tasarlanması gerektiğini söyleyen Tekin, "Hiçbir çocuk dili, kültürü, coğrafyası, sosyoekonomik imkanları veya dijital erişim kapasitesi sebebiyle dezavantajlı konuma düşürülmemelidir. Ölçme sistemleri çocuklarımızı etiketleyen, erken yaşta dar kalıplara sıkıştıran mekanizmalara dönüşmemeli, her öğrencinin emeğini, gelişimini ve potansiyelini gören bir rehberlik zemini üretmelidir." ifadelerini kullandı.

Tekin, eğitimin insanlık için büyük bir anlam taşıdığına dikkati çekerek, "Bugün teknolojik imkanlar büyürken insan hakları ihlalleri, savaşlar, çatışmalar ve çocukların hayat hakkını tehdit eden acılar da derinleşmektedir. Gazze'de, savaş bölgelerinde, göç yollarında ve yoksulluğun ağır yükü altında eğitim hakkından mahrum kalan çocuklar, bize eğitimin asıl gayesini yeniden hatırlatmaktadır." dedi.

Daha adil, daha huzurlu, insan onuruna daha yakışır bir dünya için eğitim sistemlerinin barışı, adaleti, mahremiyeti ve insan haklarını merkeze alan bir anlayışla güçlendirilmesi gerektiğini anlatan Tekin, yapay zekanın eğitim öğretim ve öğretmen yetiştirmenin parçası olması kadar insani değerler eğitiminin de dünyanın geleceği için önemli olduğunu vurguladı.

Tekin, "Biz bunları konuşurken telefonlarımıza düşen habere göre İsrail, Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda saldırdı. Biz eğer eğitim sistemleriyle dünyada barışı ve insan haklarını egemen kılamayacaksak, yaptığımız şeyin bir anlamı yok. Eğitimin nihai amacı, dünyayı hepimiz için yaşanabilir güzellikte bir mekan haline dönüştürmek." diye konuştu.



#Dünya Eğitim Forumu
#İngiltere
#Londra
#Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin