
İsrail saldırılarında 7 çocuğunu 7 torununu kaybeden Hacca Rıza, bayram sabahına geride kalan 21 yetim torunuyla girdi. Sahilde kurduğu çadırı sel ve deniz taşkınıyla yıkılan Rıza, şimdi 36 kişilik ailesiyle çamur ve su dolu bir alanda hayatta kalma mücadelesi veriyor. 9 torununu tek yatağa yatıran acılı kadın, "Onlara ömrüm yettiğince onlara ben bakacağım" dedi.
İsrail’in 2 yılı aşkın süredir devam eden saldırılarında sivil yerleşim alanları hedef alınırken, binlerce aile defalarca yerinden edildi. Şucaiyye Mahallesi’nden olan Hacca Rıza da bu süreçte evini terk etmek zorunda kaldı. Yaşadıklarını anlatan Rıza, “Şucaiyye’deydik, güneye gitmek zorunda kaldık, sonra geri döndük ama yine saldırılar başladı. Ardından Şucaiyye bombardımana tutuldu, top atışları oldu. Ateşkes bittikten sonra sahile geldim ve burada yaşamaya başladım. Ben ve çocuklarım 7 aile birlikteydik. Kızlarım da yanımdaydı. Güvendeyiz sanıyorduk. Altı ay sahilde yaşadıktan sonra oğlum pazara gitmişti bana ihtiyaç almak için. O sırada orada bir bombardıman oldu. Bana oğlumun şehit olduğu haberi geldi. Oğlum Muhammed şehit oldu” diye konuştu.
YARALI DA VAR
Oğlunun kaybının ardından üç gün taziyeleri kabul ettiklerini, dördüncü gün ise yeni bir felaketle sarsıldıklarını belirten Rıza, “Kendi kendimizi teselli etmeye çalışıyorduk. Çocuklarım, kızlarım hepimiz çadırdaydık. Birden bombardıman başladı, üzerimize adeta ateş çemberi kuruldu. Muhammed dışında dört oğlum daha ve iki kızım şehit oldu. Muhammed geride 10 çocuk bıraktı. Ebu Ubeyde 6 çocuk bıraktı. Rüşd 1 çocuk bıraktı. İzzet 4 çocuk bıraktı. Toplamda benim yanımda 21 yetim torun var.
Ayrıca yaralı çocuklarım var, omurgasında hasar olan, kafatası kırılan. Toplamda baktığım 36 kişi var. Hepsi benim çocuklarım. Onlara ömrüm ve gücüm yettiğince ben bakacağım” ifadelerini kullandı.
YATAKLARI SU İÇİNDE
Savaşın ortasında doğa koşullarının da ağır bir yük haline geldiğini ifade eden Rıza, sahilde kurdukları çadırın sel ve deniz taşkınıyla sular altında kaldığını anlattı. Rıza, şunları söyledi: “Yukarıdan sel geldi, aşağıdan deniz taştı, kaçacak yer bulamadık, mahsur kaldık. Çadırlar tamamen yıkıldı. Demir parçaları başıma düştü. Torunlarımın da üzerine düştü. Rüzgar her şeyi üzerimize savurdu.” Bu sırada çocuklarının hayati tehlike atlattığını belirten Rıza, salgın hastalıkların başladığını söyledi. Çadırın tamamen kullanılamaz hale geldiğini ifade eden Rıza, “Her şey su olmuştu, yataklar batmıştı, bazıları kumun altına girmişti” dedi. Çocukları korumak için verdiği mücadeleyi ise “Çocuklar 6 yaşında, 12 yaşında, 14, 15 yaşında… Hepsi yerde yatıyor. Yatak yok. Her şey su içinde. Bazısı kuma gömüldü. 9 çocuğu bir yatağa yatırıyorum, iki battaniyeyle örtüyorum. Yerler tamamen su ve çamur” sözleriyle yaşadıklarını özetledi.









