
Gazze’de iki yılı aşkın süredir işgalci İsrail’in saldırıları altında görev yapan sağlık çalışanları, 2025 yılında en fazla hedef alınan ve en çok şehit veren meslek grubu oldu.
Filistinli sağlık örgütleri, çok sayıda doktor, hemşire ve sağlık personelinin yalnızca görevlerini yerine getirdikleri için ya öldürüldüğünü ya da İsrail hapishanelerinde yargılanmadan tutulduğunu belirtiyor. 2026 yılına girilirken, aralarında Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’dan sağlık çalışanlarının da bulunduğu yaklaşık 100 kişinin hala İsrail cezaevlerinde tutulduğu, bazılarının ise akıbetinin bilinmediği ifade ediliyor. Yeni Şafak’a konuşan Filistinli Tabipler ve Sağlık Mensupları Derneği (FİLMED) Başkanı Dr. Muhammed Emin, “Gazze’de sağlık çalışanı olmak suç değildir" dedi. Uluslararası hukuka göre savaşta dahi sağlık çalışanlarının dokunulmazlığı bulunduğunu hatırlatan Emin, buna rağmen çok sayıda sağlık mensubunun tutuklandığını, işkenceye maruz kaldığını ve bazılarının cezaevlerinde hayatını kaybettiğini söyledi. Emin, dünya kamuoyunu İsrail hapishanelerinde tutulan yaklaşık 100 sağlık çalışanının serbest bırakılması için harekete geçmeye çağırdı.
BİLİNÇLİ POLİTİKA
2025'te aralarında doktor, hemşire ve paramediklerin de bulunduğu yaklaşık 100 sağlık çalışanının İsrail hapishanelerinde yargılanmadan tutulduğu belirtiliyor. Sağlık örgütleri, gözaltındaki personelin yaşam ve sağlık koşulları konusunda ciddi endişe taşıyor. Kızıl Haç’tan alınan bilgilere göre, gözaltında olduğu doğrulanan sağlık çalışanlarının 80’i Gazze’den, 15’i ise işgal altındaki Batı Şeria’dan. Yalnızca Gazze’den 31 hemşire, 17 doktor, 15 hastane destek ve yönetim personeli, 14 paramedik, iki eczacı ve bir sağlık teknisyeninin gözaltına alındığı bildirildi. Emin, İsrail’in doktorları, hemşireleri özellikle hedef aldığını, bunun Gazze’de hayatı ayakta tutan son mekanizmaları da ortadan kaldırmayı amaçladığını ifade etti. İşgalci gücün hastanelerin ve hastane çevrelerini hedef alarak “artık hiçbir yer güvenli değil” mesajı verdiğini kaydetti.









