Baronlara teslim oldu

Yeni Şafak
Cabir Turğut
Cabir Turğut
04:004/02/2015, Çarşamba
G: 3/02/2015, Salı
Yeni Şafak

'Faizi ara kararla düşürürüz' çıkışıyla piyasaları sarsan MB Başkanı Başçı, enflasyon ocakta yaklaşık bir puan düşmesine rağmen çarketti. Dolar yükseldiğiyle kalırken iş dünyası Başçı'ya isyan etti: İkidir fırsat teperek adeta baronlara teslim oldu.

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın geçtiğmiz hafta piyasalarda 'erken faiz düşürürüz' beklentisi oluşturmasının ardından dün bu kararından vazgeçmesi tartışılıyor. Tüketici enflasyona ocak ayında bir puana yakın düşmesine rağmen, Merkez Bankası, 4 Şubat'ta (bugün) toplantı yapmadı. Başçının açıklamalarıyla bütün zamanların rekorunu kıran dolar yükseldiğiyle kaldı. Piyasalar faiz indirme beklentisini erkenden satın aldığı halde Merkez Bankası'nın dün erken toplantı yapma kararından vazgeçmesi, iş dünyasını isyan ettirdi. Merkez'in tavrını 'basiretsizlik olarak yorumlayan siyasiler ve iş dünyası MB Başkanı Başçı'yı faiz lobilerine ve dolar baronlarına teslim olmakla suçladı.             


YOĞURDU ÜFLEYEMEDİ

MB Başkanı Başçı, geçtiğimiz Temmuz’da yüzde 12 olan faiz koridoru üst bandını neden indirmedikleri yönündeki eleştirilere cevap verirken, “Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer” demişti. Başçı’nın geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamalarla oluşturduğu “4 Şubat” beklentisi doları zıplattı. 2014’ün ilk ayında, bir yıllık faiz geliri kadar getiri sağlayan dolar, daha Ocak ayında; 2015 sonu için hedeflenen 2.40-2.50 aralığını buldu. Başçı’nın Macaristan’da yaptığı “4 Şubat’ta ara faiz indirimi için toplanabiliriz” açıklamasının ardından dolar, geçen hafta 2.449 ile rekor kırdı.

YALANCININ MUMU HİKAYESİ

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi  Doç. Dr. Dündar Murat Demiröz de MB’nin taahhüt vermesinin yanlış olduğunu belirtti. Demiröz, “Bu yalancının mumu hikayesine döndü. 1,80 dedi, 1,90 dedi dolar için ama hiçbiri tutmadı. Son açıklamayla da güvenilirliği kırdı. Vaatlerini yerine getirememesi ise kredibilitesini düşürüyor. Bu basiretsizliktir" dedi.

ENAZ BİR PUANLIK İNDİRİMİ KAÇIRDI

İÜ Bankacılık Araştırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Kadir Tuna ise “Özellikle petrol fiyatlarındaki düşüş, küresel konjonktür, Türkiye’nin mevcut şu anki durumu faizleri düşürebilmesi için çok önemli bir fırsatı ortaya çıkarmaktaydı. MB taahhüt yerine PPK toplantısını bekler orda zaten hiç gerek kalmadan en azından bir puanlık yani 100 baz puanlık faiz indirimi kolaylıkla yapabilirdi” diye konuştu.

Lobilerin kıskacında

Merkez Bankası’nın ürkek ve tedirgin davrandığını söyleyen AK Parti MKYK Üyesi Ömer Bolat, “Merkez Bankası Başkanı Başçı’nın faiz indirimi konusunda kendini bağlayan açıklaması, finans baronlarının ve faiz lordlarının döviz talebiyle kuru yükselterek Merkez Bankası yönetimini kıskaca almasına sebebiyet verdi. Bir hafta boyunca döviz kuru üzerinden Merkez Bankası’na yapılan kıskaç maalesef başarılı oldu ve Merkez Bankası yeniden faiz indirimi konusunda Para Politikası Kurulu’nu çağırmayı erteledi” dedi.  MB yönetiminin acilen elindeki bütün politika araçları ile para politikasını yeniden dizayn etmesi gerektiğine dikkati çeken Bolat, dünya ve Türkiye’deki “finans ve faiz lordlarının” döviz kuru üzerinde suni, spekülatif artış yarattığını söyledi.  


İkidir fırsat tepiyor

Geçen yıl kasım ayında faiz indirimi için ortamın uygun olduğunu ancak bunun ıskalandığını ifade eden Bolat, geçen yıl aralık ayında ruble krizi nedeniyle herhangi bir faiz indirimi imkanı olmadığını ama bu yılın ocak ayında makroekonomik veriler açısından oldukça uygun bir zemin yakalandığını belirtti. Gerek cari açık gerekse dış ticaret açığının azalıyor olmasının, enflasyonu besleyen petrol ve doğalgaz fiyatları ile tarım fiyatlarında düşüşün görülmesinin ve dünyada benzer merkez bankalarının ekonomik durgunluğu aşmak için faiz indirimi yapmasının Merkez Bankası’na faiz indirimi için önemli bir fırsat verdiğini vurgulayan Bolat, “MB ürkek ve tedirgin davrandı ve bir kere daha fırsat tepti."


Enflasyon son 19 ayın dibinde

Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ocak ayında aylık bazda yüzde 1,10, Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 0,33 artış gösterdi. Yıllık enflasyon tüketici fiyatlarında yüzde 7,24, yurt içi üretici fiyatlarında yüzde 3,28 olarak gerçekleşti. Geçen yılın aralık ayında yüzde 8,17 olan yıllık enflasyon, bu yılın ocak ayında 0,93 puan düşerek, yüzde 7,24’e geriledi. 

Söz konusu oran, son 19 ayın en düşük enflasyonu oldu.

PATLICAN ZAM ŞAMPİYONU

Ana harcama grupları itibarıyla ocakta, aylık bazda en yüksek artış yüzde 4,19 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Ocakta aylık bazda en fazla düşüş gösteren grup yüzde 6,98 ile giyim ve ayakkabı oldu.Tüketici fiyatları bazında ocak ayında en yüksek fiyat artışı yüzde 61,19 ile patlıcanda gerçekleşti. 

Geçen ay fiyatı en fazla düşen ürünlerin başında ise kadın ceketi geldi. Ocakta kadın ceketinin 

fiyatı yüzde 12,86 düştü.

İş dünyası ateş püskürdü

Ocak ayında 0,93’lük enflasyon düşüşüyle gözlerin çevrildiği Merkez Bankası (MB) Başkanı Erdem Başçı’nın dünkü çarkı konuşuluyor.“Enflasyonda eğer düşüş 1 puandan fazla olursa hakikaten o zaman değerlendirmek gerekebilir. 24 Şubat’ta yapacağımız işi 4 Şubat’ta yapmış olabiliriz” taahhüdüyle tarihi zirveye çıkan dolar yükseldiğiyle kaldı. 4 Şubat toplantısına gerek kalmadığını açıklayan MB’ye iş dünyası ve ekonomi uzmanlarından tepki geldi. 


BTSO BAŞKANI İBRAHİM BURKAY: Enflasyon bahane olamaz

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkanı İbrahim Burkay, enflasyondaki gerilemenin ocak ayında da sürdüğünü söyleyerek, önümüzdeki aylarda da bunun devam edeceğini belirtti. Burkay, "Merkez Bankası’nın enflasyonu bahane göstererek, faizleri üst bantta tutması, iş dünyasını olumsuz etkilemektedir. Beklentimiz; Merkez Bankası’nın özellikle faiz politikasında daha proaktif olması ve reel kesim beklentilerini de göz önüne almasıdır” dedi.


KTO BAŞKANI SELÇUK ÖZTÜRK: Merkez, piyasanın gerisinde

Merkez Bankası yeterince proaktif bir yönetim tarzı benimsemediğini ifade eden Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk ise alınan kararlarda gecikildiğinin altını çizdi. Öztürk, “Ekonomide bir dalga oluştuktan sonra alınan kararlar etkili olsa dahi tahribatlar kalıcı oluyor. Merkez Bankası’nın tahribatları önceden görüp, daha hızlı toplantılarla daha hızlı kararlar almasını bekliyoruz. Kur çok yükseldikten sonra alınan tedbirler, geç gelen faiz indirimiyle karşı karşıyayız. Ama bir istikrarsızlık ve kafalarda bir karışıklık oluyor ne yazık ki bizim için. Biz iş adamları olarak faizlerin aşağı yönlü olmasını doğru kabul ediyoruz” şeklinde konuştu.


ASKON BAŞKANI MUSTAFA KOCA: Kendilerine çeki düzen verdiler

ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, enflasyon verilerinin ardından Merkez Bankası’nın (MB) ara toplantı yapmayacağını açıklamasına ilişkin, “Yeni bir spekülasyona sebebiyet vermeden 24 Şubat’a kadarki seyrin takip edilip o zaman 1 puana kadar bir düşüş sağlamak da bir tercihtir. Yabana atılmamalıdır. Döviz piyasaları fırsatı değerlendirmek üzere bu atraksiyonu yapmışlardı. Enflasyonun düşük gelmesiyle birlikte TCMB’nin faiz düşüreceğini öngörerek derhal kendilerine çeki düzen verdiler” ifadelerini kullandı.


KSO BAŞKANI AYHAN ZEYTİNOĞLU: İstikrarı koruyamıyor

Kocaeli Sanayi Odası (KSO) Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, şunları kaydetti: “ÜFE, bu kadar düşükken, TÜFE’nin yüksek seyretmesi, makasın oldukça yüksek kaldığı anlamına geliyor. Bu durum Merkez Bankası’nın özellikle tüketim yönlü sıkı para politikasını zorunlu kılabiliyor. Merkez Bankası, yaptığı ara açıklamalarla özellikle kur yönünde dalgalanmalara yol açtığını teyit ediyoruz. Şubat ayı itibarıyla mevcut para politikası anlayışına istinaden ciddi indirim gelmesi olasılığı düştü görünüyor. Sanayiciler olarak kredi faizlerini etkileyecek gecelik borç verme faiz oranının düşürülmesi gerektiğine inanıyoruz.”


İSTİB BAŞKANI ALİ KOPUZ: Bir kez daha topu taca attı

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Başkanı Ali Kopuz da, “MB, topu bir kez daha taca attı. Bunu anlamakta zor. MB yapacağı toplantıyı ertelememeli ve politika faizini 50 baz puan indirerek enflasyonla farkını kapatmalıydı. Şimdi Merkez Bankası bu toplantıyı erteleyerek piyasalara olumsuz bir mesaj vermiş olmadı mı? Böyle bir indirim şansını 24 Şubat’a ertelemek çok yanlış. Faizi artırırken tarihinin en yüksek artırımlarını gerçekleştiren bir yönetimin,  faizi düşürme noktasındaki manasız direnişi de son derece düşündürücü” dedi.


OECD’nin en yüksek faizi Türkiye’de

Politika faizini geçen ay 50 baz puan indirerek yüzde 7,75’e çeken Merkez Bankasının bu kararına gerek siyasi gerekse de ekonomi çevrelerince yöneltilen eleştirilerin haklılığını gösteren başka veri ise Türkiye’nin OECD ülkeleri arasındaki faiz konumumuz. Türkiye faiz oranlarında OECD ülkeleri arasında başı çekiyor.

34 ÜLKEDEN DAHA YÜKSEK

Türkiye, 34 ülkeli OECD içinde, yüzde 7,75 ile en yüksek faiz oranına sahip ülke konumunda bulunuyor. Uzun süredir faiz oranlarının tartışıldığı Türkiye, bu konuda dünyada bir çok ülkenin önünde yer alıyor. Türkiye, OECD ülkeleri arasında yüzde 7,75 ile en yüksek faiz oranına sahip ülke olurken, listenin ikinci sırasında yüzde 5,25 ile İzlanda, üçüncü sırada ise yüzde 3,5 ile Yeni Zelenda var.

AB ORTALAMASI: 0,05

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler arasında yer alan Meksika yüzde 3, Polonya yüzde 2, Çek Cumhuriyeti ise yüzde 0,05 faiz uyguluyor. Avro Birliği içindeki ülkeler ise Avrupa Merkez Bankası tarafından belirlenen ve şu an yüzde 0,05 olan ortak faiz oranını kabul ediyor. 
#Merkez Bankası
#Erdem Başçı
#faiz