
Çift maaş hayali kuran milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren konuda Yargıtay'dan sürpriz bir emsal karar geldi! Hem eşinden hem de babasından maaş almak isteyen bir vatandaşın SGK'ya karşı başlattığı hukuk mücadelesinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu son sözü söyledi. Çıkan karar, dul ve yetim aylığı alanların durumunu baştan aşağı etkileyecek nitelikte. Peki, yargıdan hangi karar çıktı? Çift maaş almak gerçekten mümkün mü? İşte detaylar...

Eşini ve babasını kaybeden vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri olan "çift maaş" (dul ve yetim aylığını aynı anda alma) hakkına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu son noktayı koydu. Hukuk dünyasını ikiye bölen ve yıllardır süren SGK davasında emsal niteliğinde bir karar açıklandı. İşte, ikinci maaş hayali kuranları yakından ilgilendiren o kritik sürecin detayları...
SGK reddetti, dava yıllarca sürdü
Süreç, eşinin vefatı sonrasında ölüm aylığı bağlanan bir kadının, daha önceden hayatını kaybetmiş olan babasından da yetim aylığı almak amacıyla Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) başvurmasıyla başladı. SGK'nın bu ikinci maaş talebini geri çevirmesi üzerine vatandaş hakkını mahkemede aradı.
Yerel mahkeme SGK'yı haklı bularak davayı reddetti. Ancak İstinaf Mahkemesi davacıyı haklı bularak çift maaşın önünü açtı. SGK'nın bu kararı temyiz etmesiyle dosya Yargıtay'a taşındı.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun gerekçesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin bozma kararının ardından nihai merci olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu dosyayı karara bağladı ve İstinaf Mahkemesi'nin kararını bozdu. Kurul, karar metninde hangi kanunun ne zaman geçerli olacağına dair şu ifadelere yer verdi:
"Sigortalıya ilişkin şartların sigortalının ölüm tarihinde; hak sahibine ilişkin şartların ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerekir."

Yüksek olan maaş tercih edilecek
Yüksek mahkemenin bu kararındaki en can alıcı nokta tarihlerin uyuşmazlığıydı. Davacının eşinin 1 Ekim 2008'de hayatını kaybettiği belirtildi. Yargıtay, kadının babasından dolayı "hak sahibi" sıfatını (yani dul kalma durumunu) tam da eşinin öldüğü bu tarihte kazandığına hükmetti.
Bu nedenle olayda eski kanunların değil, 1 Ekim 2008'de yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği vurgulandı. Yürürlükteki bu mevzuat ise hak sahibine çift maaş imkânı tanımıyor, yalnızca miktarı yüksek olan aylığın seçilmesine izin veriyor.

"Hakkım baki" düşüncesi geçerli değil
Konuyu Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde değerlendiren SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, bu emsal kararın pratikteki yansımasını özetledi. Karakaş, sigortalıya ait şartların ölüm tarihinde, hak sahibine dair şartların ise ‘hak sahipliği sıfatının kazanıldığı’ tarihte yürürlükte olduğu kanuna göre belirlendiğini söyledi.

KANUN SADECE BU HAKKI TANIYOR
Eşin vefatı 01 Ekim 2008'den sonra gerçekleştiği için, bu tarihte yürürlükte olan mevzuatın geçerli olduğunu belirten Karakaş, kanunun sadece yüksek olanı tercih edilmesine imkân tanığını belirtti.
Son olarak, kararın öneminden bahseden Karakaş şu sözleri sarf etti:
“Bu karar, ‘eskiden babam ölmüştü, hakkım bakidir’ düşüncesinin her zaman geçerli olmadığını gösteriyor. İkinci bir maaş için gerekli olan ‘dul kalma" veya "işten ayrılma’ gibi şartların gerçekleştiği tarihteki kanun, cebinize girecek ikinci maaşı belirliyor”






