
Sır gibi saklanan bir komuta merkezi, tel örgülerin ötesinde değil, doğrudan toprağın metrelerce altında… İsrail’in askeri harekâtlarını yönettiği Zion Kalesi, adını dahi gizlilikle taşıyor. Nükleer saldırılara karşı güçlendirilmiş yapısı, içerideki dijital altyapısı ve karanlık hedef listeleriyle, son dönemdeki saldırıların perde arkasında bu sığınağın olduğu iddia ediliyor.

Tel Aviv’in kalbinde, gözlerden uzak bir yerde yerin metrelerce altına gömülmüş devasa bir sığınak bulunuyor. İsrail’in askeri kararlarının merkezinden çok daha fazlası olan bu yapının adı Zion Kalesi. Sıradan bir karargâh değil; nükleer saldırılara dahi dayanıklı, gelişmiş bir sinir merkezi... Son günlerde İran ve İsrail arasındaki gerilimle birlikte yeniden gündeme gelen bu yapı, operasyonların kilit noktası olarak gösterilen bir sır.

Yerin metrelerce altında
İsrail’in 2021’de inşa ettiği ve son günlerde Yükselen Aslan Operasyonu kapsamında yeniden gündeme gelen Zion Kalesi, yerin onlarca metre altında yer alıyor. Tel Aviv’in derinlerine gizlenmiş bu karargâh, sıradan bir komuta merkezi değil; hem hava, kara ve deniz operasyonlarını aynı anda yönetebilen hem de dış dünyadan yalıtılmış bir sistemle işliyor.

Nükleer tehditlere dahi dayanıklı
Nükleer tehditlere karşı korunaklı şekilde tasarlanan Zion Kalesi’nde, içeridekilerin uzun süre dış dünyayla bağlantı kurmasına gerek kalmadan hayatta kalabilmesini sağlayacak gıda, su ve enerji stokları bulunuyor. Sığınağın içerisinde spor salonu, ibadethane, yemek alanları, yatak odaları gibi yaşam alanları da yer alıyor. Askerler yalnızca kafeterya bölümünde kişisel telefonlarını kullanabiliyor.

Savaş dönemi tüm kurumların yöneticileri burada toplanıyor
Normal zamanda Zion Kalesi'nde 24 saat boyunca 300-400 civarında asker bulunuyor. Ancak İsrail'in hava operasyonu düzenlediği zamanlarda yer üstünde görevli binlerce asker bu yer altı sığınağında toplanıyor.
Kalenin sinir merkezi olarak adlandırılan bölümü, tüm askeri verilerin toplandığı, ekranlarla donatılmış bir dijital karargâh niteliğinde. Bilgiler, farklı istihbarat kaynaklarından toplanarak tek veri tabanında işleniyor. Bu sayede saldırı hedefleri belirleniyor ve operasyonel kararlar anlık olarak hayata geçirilebiliyor.

The New York Times muhabiri Ronen Bergman, 2021 yılında İsrail'in Gazze saldırıları sırasında bu karargâha girişine izin verilen az sayıdaki basın mensubundan biri olarak çarpıcı detayları dünya kamuoyuna aktarmıştı.
Bergman, haberinde Zion Kalesi izlenimlerini, "Sığınaktan içeri girince ilk fark edilen şey sessizlik. Burada dışarıdaki savaşın yarattığı dram ve trajediden eser yok. İnsanlar uyanık, odaklanmış ve sakin görünüyor. Komuta odası, derin istihbarat verileri üzerine kurulan ve hava kuvvetleri ya da küçük özel kuvvetler tarafından gerçekleştirilen operasyonlar için inşa edilmiş. Çeşitli kaynaklardan gelen bilgiler burada tek bir veri tabanında toplanıyor ve operasyon terimlerine çevriliyor. Burası insanların onaylı hedeflerle ölçüldüğü bir yer. Hedeflerle ordunun saldırı düzenleyebileceği depolar, tüneller ve silahlar kastediliyor. Üst düzey bir yetkilinin onayladığı bir hedef, kuvvet komutanlarının ayda bir kontrol ettiği 'Hedefler Kitabı'na ekleniyor" sözleriyle aktarıyordu.

Hedefler kitabında kimler var?
Zion Kalesi'nin en dikkat çekici bölümlerinden biri, “Hedefler Kitabı” adı verilen bir sistemdi. Bu kitapta belirli onay süreçlerinden geçen kişisel ve mekânsal hedefleri içerdiği aktarılıyor.
Öte yandan, son 20 yılda bu kitaba eklenen hedeflerin önemli bir kısmının mekânlar değil insanlar olduğu, Hamas'ın üst düzey yetkililerinin bu hedeflerin başında geldiği vurgulanıyordu. Yükselen Aslan Operasyonu'nun ilk aşamasında birçok İranlı askeri yetkilinin ve İran'ın nükleer programına liderlik eden bilim insanlarının öldürülmesi, bu isimlerin de Hedefler Kitabı'nda bulunduğunu düşündürüyor.

Penceresi yok duvarlarında manzara fotoğrafları var
İsrail’de sivil kayıpların azlığı, büyük ölçüde geçmişten bu yana yürürlükte olan sivil savunma mevzuatıyla açıklanıyor. 1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana binalarda sığınaklar zorunlu hale getirilmiş durumda.
Burası, İsrail’in saldırı planlarının üretildiği ve uygulamaya konduğu ana merkez olarak öne çıkarken, bu kapalı yapının içindeki askeri stratejiler, dışarıya neredeyse hiç sızmıyor.
Haberde penceresi olmayan sığınağa daha sempatik bir hava katmak için, duvarların İsrail'den manzara fotoğraflarıyla dekore edildiği, ülkenin kurucusu David Ben-Gurion'un "Bu ordunun ellerinde, halk ve vatan artık güvendedir" sözlerinin dikkat çektiği de vurgulanıyor.






