
ABD'nin Türkiye'deki vatandaşlarına yönelik kritik deprem uyarısı tartışılırken, Prof. Dr. Osman Bektaş'tan ezber bozan bir çıkış geldi. Marmara'nın derinliklerinde yer alan ve bugüne kadar 3 büyük depremi durduran bir detaya dikkat çeken ve bunun İstanbul'un en büyük şansı olduğunu belirten Bektaş, o doğal kalkanı böyle açıkladı…
ABD'nin Türkiye'deki vatandaşlarına yönelik deprem uyarısının ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, Marmara Denizi'ndeki jeolojik yapıların İstanbul'u nasıl koruduğunu analiz etti. Bektaş, 1912, 1999 ve 2025 depremlerinin ilerleyişini durduran 'sönümleyici' çukurlara dikkat çekti.

"ABD'NİN UYARISI TESADÜF DEĞİL"
ABD'nin sosyal medya üzerinden vatandaşlarına yaptığı "deprem konusunda dikkatli olun" çağrısını değerlendiren Prof. Dr. Bektaş, bu durumun rastgele bir gelişme olmadığını vurguladı. Bektaş, "ABD’nin Türkiye’deki vatandaşlarını deprem konusunda uyarması tesadüf değil" ifadelerini kullanarak, bölgedeki sismik hareketliliğin önemine işaret etti.

DEPREMİ SÖNÜMLEYEN 3 KRİTİK ÇUKUR
Prof. Dr. Bektaş, Marmara Denizi tabanında yer alan çukurların, jeolojik yapıları gereği birer "kalkan" görevi gördüğünü belirtti. Bu yapıların deprem enerjisini emerek (sönümleyerek) kırılmanın ilerlemesini engellediğini ifade eden Bektaş, tarihsel verilerle bu tezi destekledi.

Bektaş, İstanbul'u koruyan bu mekanizmayı şu sözlerle açıkladı:
"Çukurlar, jeolojik özellikleri nedeniyle deprem enerjisini sönümleyici şekilde çalışır."
TARİHSEL SÜREÇTEKİ KANITLAR
Uzman isim, geçmişte yaşanan büyük depremlerin ve yakın zamanda kaydedilen sismik hareketlerin bu çukurlar sayesinde nasıl durdurulduğunu şu örneklerle sıraladı:

Orta Marmara Çukuru: 1912 yılında meydana gelen 7.4 büyüklüğündeki Mürefte depreminin İstanbul'a doğru ilerleyişini engelledi.
Çınarcık Çukuru: 1999 yılında yaşanan 7.4 büyüklüğündeki İzmit depreminin batıya doğru ilerleyişini durdurdu.
Kumburgaz Çukuru: 2025 yılında Silivri açıklarında kaydedilen 6.2 büyüklüğündeki depremin İstanbul'a yürüyüşünü bloke etti.

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?
Söz konusu çukurların "creep" (sünme/kayma) özelliği gösterdiğini belirten Prof. Dr. Osman Bektaş, bu mekanizmanın fay hattı üzerindeki etkisini teknik detaylarıyla paylaştı. Bektaş, "Creep, önündeki deprem kırığının ilerleyişini durdurarak stresi arka taraftaki segmente aktarır" değerlendirmesinde bulundu.

Analizinin sonuç bölümünde Marmara Fayı'nın yapısına dikkat çeken Bektaş, mevcut tablonun ortaya çıkardığı sonucu şu ifadelerle özetledi: "Sonuç: İki büyük deprem arasında kalan merkezi Ana Marmara Fayı parçalı kırılıyor."







