Ramazan ayında oruç tutan pek çok kişi kilo almaktan yakınır. Bütün gün aç kalınmasına ve sadece 2 öğün olmasına rağmen kilo aldıklarını söylerler. Bunun sebebi; gün boyu fiziksel aktivite azalır, aynı zamanda uzun süre aç kalınması sebebiyle metabolik hız düşer. İftarda kan şekerinin düşük olması, yemeklerin hızlı bir şekilde ve iyi çiğnenmeden yenmesi de almamız gerekli enerjiyi fazlalaştırır. İftarda ağır, yağlı besin tüketimi ve sahura kalmamak bunu iyice destekler. Bu yüzden sahura kalkan, öğünlerini sağlıklı tercih eden, iftar sonu egzersizi ihmal etmeyen bir kişi kilo almadığı gibi aksine kilo kontrolünü sağlama da olumlu sonuçlar elde edebilir.
Açlık süresinin uzun olması ve yanlış bir beslenme programının metabolizmanın yavaşlamasına, kan şekerinde düzensizliğe, sinirlilik, halsizlik, yorgunluk, dikkatsizlik, konsantrasyon kaybı, baş ağrısı, baş dönmesi, unutkanlık, uykuya meyil, hazımsızlık, şişkinlik, mide bulantısı gibi pek çok sorunlara sebep olacağını, iş veriminin azalacağını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili, Ramazan ayında oruç tutacaklara önerilerde bulundu.
Soda, meyve ve sebze suları iyi birer tercih olabilir. Tabi içeceklerin hiç biri suyun yerini tutmaz, Su kalori içermez ve asiditesi yoktur. Çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin fazla tüketilmesi; çarpıntıya neden olurken, ayrıca kafeinin idrar söktürme özelliği olduğundan fazla tüketimiyle önce sıvı almış gibi görünsek de aslında daha sonra idrarla sıvı kaybı artar. Bütün bunların yanında çay ve kahveyle alabileceğimiz krema ve şeker de kilo kontrolünü zorlaştırır.
Sahur ana öğünlerinizden biri olacaktır ve kahvaltı öğününüz yerine geçecektir. Sahurda doygunluğun daha uzun süreli olmasını sağlamak için protein içeriği yüksek besinler tercih edilmelidir. Yumurta, peynir, süt ve yoğurt iyi bir tercih olabilir. Kompleks karbonhidrat tüketmek de enerjik hissetmek açısından önemlidir. Tam buğday, çavdar, kepekli undan yapılmış ekmek veya bulgur pilavı olabilir. Söğüş ve salata tüketimi de tokluk hissi ve sindirim sistemi çalışması bakımından anlamlı olacaktır. Sahurda, çok baharatlı ve tuzlu yiyecekler tüketmeyiniz, susamanıza sebep olur.
Mideye ani yüklenme iftar sonrası hazımsızlığa yol açabilir. Orucu su ile açıp, ardından kuru kayısı, hurma ile devam edebiliriz. İftar yemeğine sıcak-soğuk çorba gibi hafif yemek ve 1 dilim ekmek ile başlayıp 15-20 dakika aradan sonra ızgara veya fırında hazırlanmış biftek, tavuk, balık ya da kurubaklagil, zeytinyağlı sebze yemeği, salata ve yoğurt ile tamamlayabilirsiniz
tar ile sahur arasına küçük öğünler eklenmesi önerisinde bulunan Beslenme ve Diyet Uzmanı Bilgili, “Böylece yemenin birden vereceği olumsuzluklar engellenir ve metabolizmanın hızlandırılmasına destek olunur. Ara öğünler; meyve, az şekerli komposto, süt, yoğurt, kefir ile çeşitlendirilebilir. Ayrıca tokluk hissi yarattığı için ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlarda tercih edilebilir
hazımsızlıktan, mide yanmasından, reflüden ve kilo alma problemlerinden kurtulmak için özellikle kızartmalar, hamur işleri, aşırı şeker ve yağ içeren besinler, şerbetli tatlılar, çok tuzlu ve baharatlı yemekler, şarküteri ürünleri, bal, kaymak, çikolata, gazlı içeceklerin uzak durulması gerekiyor.
Kan şekerini hızla yükselten besinler yerine lif içeriği yüksek olan besinler (kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, ruşeymli ekmek, kepekli makarna, kepekli pirinç, sebze, meyve, kurubaklagil, ceviz, fındık, badem gibi yağlı tohumlar) ve protein yönünden zengin besinler (süt, yoğurt, peynir, yumurta) tokluk hissi sağladığı için tercih edilmeli
iftardan 1.5-2 saat sonra yapılacak hafif tempolu bir yürüyüşün, yavaşlayan metabolizmayı hızlandırmak, kilo alma eğilimini engellemek ve besinlerin sindirimine yardımcı olmak adına son derece önemli olduğunu kaydetti. Meyve ve tatlının yemekten hemen sonra değil, 1-1.5 saat aradan sonra tüketmeye çalışılması gerektiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Bilgili, “Haftada 1 küçük porsiyon sütlaç, güllaç, muhallebi gibi sütlü tatlılar ya da 2-3 top sade ya da meyveli dondurma tercih edilebilir.
Önemli sağlık sorunu ve kronik hastalığı olup düzenli ilaç kullanan bireylerin, diyabetlilerin, hamile ve emziren kadınların, gelişme çağındaki çocukların, karaciğer, kalp ve böbrek hastalığı olanların, mide ülseri, safra kesesi iltihabı olanların, ağır enfeksiyon geçirenlerin, tansiyon hastalarının Ramazan ayında oruç tutmamaları tavsiye edilir.
Ramazan ayında oruç tutan pek çok kişi kilo almaktan yakınır. Bütün gün aç kalınmasına ve sadece 2 öğün olmasına rağmen kilo aldıklarını söylerler. Bunun sebebi; gün boyu fiziksel aktivite azalır, aynı zamanda uzun süre aç kalınması sebebiyle metabolik hız düşer. İftarda kan şekerinin düşük olması, yemeklerin hızlı bir şekilde ve iyi çiğnenmeden yenmesi de almamız gerekli enerjiyi fazlalaştırır. İftarda ağır, yağlı besin tüketimi ve sahura kalmamak bunu iyice destekler. Bu yüzden sahura kalkan, öğünlerini sağlıklı tercih eden, iftar sonu egzersizi ihmal etmeyen bir kişi kilo almadığı gibi aksine kilo kontrolünü sağlama da olumlu sonuçlar elde edebilir.