Beyoğlu Sıraselviler'deki Güllabici Sokağın eski ahşap evlerinden birinde bir hezarfen yaşıyor. Hezarfen Osmanlı'da pek çok konuda ilim irfan sahibi alimlere veya pek çok zanaatte kendini göstermiş olan ustalara denirmiş. Şehmus Okur da, hem sedef hem ahşap işliyor, hem tarihi eserlerin restorasyonlarını gerçekleştiriyor, takı tasarımı da yapıyor, taç eserlerin reprodüksiyonlarını da. Kündekari sanatında da ustalığı var, müzik aleti yapmada da, onarmada da. Su gibi Osmanlıca biliyor, Fransızca ve Farsça'dan dilimize eserler çeviriyor, Türkçe-Japonca sözlük de çıkarmış. Okur, İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Türk dili okutmanlığı da yapıyor.
Şehmus Okur, koleksiyonerlerin elindeki eserlerin yanısıra, Erbilgin Yalısı, Sultan 2. Abdülhamid'in hokka takımı, Fatih Camii'nin cümle kapısı ve vaiz kürsüleri ve Süleymaniye Camii'nin hırsızlarca parçalanan kapısını da restore etmiş. Tokyo Camii'nin sedef ve fildişi işlemeli kapılarını, Berlin Camii'nin de sedef işlerini yapan Okur, uğruna üniversitedeki yüksek lisansını tamamlamadan bıraktığı sanatına, çocukluk yıllarında dayısının atölyesinde başlamış. İşinin kuyumculukla marangozluk arasında bir yerlerde olduğunu söyleyen Okur, eşyanın ustası olmuş.
Taç eser denen ve döneminin en iyilerinden olan eserlerin reprodüksiyonlarını da yapan Okur, son 4 yıldır 4. Murat'ın tahtı üzerine çalışıyor. Tahtın geçmiş zamandaki ustasına saygısızlık olmasın diye bire bir aynısını yapmayan, ufak tefek farklılıklar koyan Okur, yakında bir sergi açmayı planladığını da belirtiyor.
İnce işçilikeserleri eskicilere
terkedildi
Şehmus Usta, "Avrupa'nın başta Osmanlı olmak üzere Türk kültürünün yansıması olan tarihi eserlere verdiği değer, bizim de kendi kültürümüzü ciddiye almamıza neden oldu. Biz kültürümüzü naylon kap kacakla değiştirmiştik uzun yıllar önce" diyor. İnce işçilik eseri olan bir çok eşyanın ya tavan arasına atıldığını, ya da eskicilere terkedildiğini hatırlatan Şehmus Usta, restorasyon yapmak için geniş bir altyapıya sahip olunması gerektiğini belirterek, "Bir ustanın, Osmanlı'ya ait bir eseri eline almak için tasavvufu bilmesi, Osmanlıca'dan anlaması gerekir. Geçmişimizi oluşturan Selçuklular, Memluklüler ve pek çok Anadolu beyliklerine ait entellektüel birikime de sahip olmalıdır" diyor.
----------------- imza------------------
----------------- imza------------------