Afrika'da Avrupa standartları

Fikret Çengel
00:0015/03/2012, Perşembe
G: 15/03/2012, Perşembe
Yeni Şafak
Afrika'da Avrupa standartları
Afrika'da Avrupa standartları

Kenya, doğal güzellikleri ve sıcakkanlı insanlarıyla kendinizi evinizde hissettiğiniz bir ülke. Gökdelenlerle hastalıkların kol gezdiği teneke evleri aynı karede görebiliyorsunuz. Bu manzara içinde Avrupa'da dahi uyulmayan kurallara titizlikle uyulması sizi hayrete düşürüyor. Zira Kenya'da sokakta sigara içmenin cezası 30 dolardan başlıyor. Kemer takmama kuralını üst üste ihlal etmeniz durumunda ise cezaevinde bir süre konuk ediliyorsunuz.

Eğer bir gün Kenya'ya yolunuz düşerse en çok duyacağınız kelimelerin başında 'jambo, karibu ve hakuna matata' gelecek. 'Merhaba, hoş geldiniz ve sorun yok' anlamına gelen bu kelimeler, Kenya'da kalacağınız süre içinde nasıl vakit geçireceğinize ilişkin önemli ipuçları veriyor. Kulağa son derece sevecen gelen bu kelimeler, Kenya halkının genel karakteristik özelliklerini de yansıtıyor. Derileri siyah, dişleri süt beyaz, gözleri ışıl ışıl insanlar, 'jambo' derken, öylesine candan ki! Kırk yıllık dostunuzla selamlaştığınız hissine kapılıyorsunuz. 'Hoşgeldiniz' manasına gelen 'Karibu' samimiyeti, 'hakuna matata' ise güveni aşılıyor misafirine. Oysa yolculuk öncesi verilen tavsiyeler, çoğu kulaktan dolma bilgiler farklı bir Kenya'yı canlandırıyor zihninizde. Sarı humma aşısı olma zorunluluğu, 30 gün süresince alınacak haplar, salgın ve bulaşıcı hastalıklar konusunda verilen brifinglerin ardından oluşan endişe, Kenya'da geçireceğiniz her dakika yerini bu üç kelimeye bırakıyor: Jambo, karibu ve hakuna matata...

ÇELİŞKİLERİN ÜLKESİ

Kenya doğal güzelliklerinin yanı sıra çelişkilerin de ülkesi. Modern yüksek binalar, havuzlu büyük villalar ile yüz binlerce Kenyalı'nın barındığı son derece sağlıksız koşullara sahip teneke evleri aynı karede görmek mümkün. Lüks siteleri ve villalar özel güvenlik ekiplerince elektrik verilmiş tellerle korunurken, teneke evlerden oluşan mahalleleri bulaşıcı hastalıklar ve yüksek suç yüzdesi koruyor. Uyuşturucu, salgın hastalıklar gibi öldürücü pekçok olumsuz istatistiğe rağmen, sigara kullanımı yok denecek kadar az. Zira sokakta sigara içmenin cezası 30 dolar. Tekrarı halinde ise ceza yüzlerce doları buluyor. Bu nedenle değil kapalı alanlarda, kamuya açık alanlarda bile sigara içen birine rastlamak neredeyse olanaksız. Kişi başı milli gelirin yıllık bin 700 dolar civarında olduğu Kenya'da neredeyse her ailenin bir aracı var. Ancak altyapı çok daha geriden takip ettiği için, başkent Nairobi'de günün her saatinde ziyaretçileri çıldırtan bir trafik var. Sadece ziyaretçileri diyorum çünkü, yerel halk saatlerce arabada oturmaktan rahatsız olmuyor olacak ki, ne kornaya basan ne de aracından çıkıp uzun kuyrukların sebebini merak eden var. Araç sayısının fazla oluşu, toplu ulaşımı da epeyce rahatlatmış. Zira hem minibüs hem de otobüslerde ayakta yolcu kabul edilmiyor. Gözüme çarpan en önemli çelişkilerden biri ise emniyet kemerine duyulan hassasiyet... Araçların arka koltuklarında dahi emniyet kemeri takma zorunluluğu var. Kemer takmayanlara batılı ülkelerde bile görülmeyen yüksek cezalar kesiliyor. Bu suç tekrarlandığında bir süreliğine cezaevlerinde misafir edilebiliyorsunuz.

TÜRKLER 200 YIL SONRA DÖNDÜ

Nairobi'deki ilk günümüzde katıldığımız Latek Holding bünyesinde yer alan LTKHOME açılışına koalisyon hükümetinin her kanadından toplam 5 bakanın katılması, Türkiye'den gelenler açısından dikkatlerden kaçmadı. Açılışta Türkiye'ye övgüler dizen Başbakan Yardımcısı Musalla Mudavadi'nin şu cümlesi bana göre güne damgasını vuracak cinstendi: “Sizi 200 yıl sonra yeniden görmek mutluluk verici.”

Dışişleri Bakanı Moses Wentagula'nın sohbet sırasındaki, “Türkiye Başbakanı Erdoğan'ın 20 yıl aradan sonra Mogadişu'yu ziyaret eden ilk lider olması, bölge barışının tesisi açısından son derece hayati olması gibi 300 milyon dolar tutarında bağış toplanması da Türkiye'nin dostluk ve samimiyetini bir kez daha göz önüne serdi. Uzun zamandır uyuyordunuz ama çok şükür uyandınız...” sözleri ve ertesi gün Kenya basınında çıkan “Çin istilasına karşı Anadolu Kaplanları Kenya'da” başlığı binlerce kilometre mesafeye rağmen iki ülkenin birbirine ne kadar yakın olduğunu açık bir şekilde gösterdi.


VAHŞi HAYATIN MERKEZi: MASAi MARA

Kenya'ya gidip de olağanüstü doğal güzelliğinin cömertçe sergilendiği ve her yıl milyonlarca turisti ağırlayan doğal parklarını görmeden dönülmez. Dünya safari turizminde büyük bir payı olan Kenya'da çok sayıda ulusal yaban hayatı koruma parkı var. Ülkede 42 farklı etnik grup bulunuyor. Bunlardan en önemlisi ise halkın kısaca Marra dediği, Masai Mara'da yaşayan Masailer. Masai Mara, krater gölleri, termal alanlar, ulusal parklar, kuş cennetleri, tropikal meyve bahçeleri, nesli tükenmekte olan birçok bitki ve hayvan türünü bir arada görebileceğiniz bir bölge.

Başkent Nairobi'den araçla 6-7 saat, uçakla ise 50 dakikada ulaşabileceğiniz Masai Mara'da faaliyet gösteren birçok kuruluş, farklı tarifelerle benzersiz bir safari deneyimi sunuyor meraklılarına. 4x4 araçlarla sabah ve akşam olmak üzere her biri 3 saat süren keşiflere çıkabiliyor, aynı zamanda vahşi hayvan sürülerinin üzerinden balonla süzülebiliyorsunuz. Doğal yaşam ile çok daha yakından tanışmak ve vahşi hayvanların nefesini ensenizde hissetmek isti-yorsanız eğer, şafari çadırlarında gecenizi de geçirebiliyorsunuz. Burada aslan başta olmak üzere Afrika'nın “Big Five” denilen hayvanlarını görmek mümkün.


50 TÜRK ŞİRKETİ VAR

Kenya'da üretim ve ticaret yapan 50 kadar Türk şirketinin varlığını öğreniyoruz. İnşaattan turizme, mobilya üretiminden enerjiye kadar bir çok alanda faaliyet gösteren Türk şirketle-rine Latek gibi taze kuvvetler de ekleniyor. Yatırımlar çok ciddi. Yüz milyon dolarları aşan bütçelerle Kenya'nın yeniden yapılanmasına destek verecek Türk şirketlerini en önemli sorunu ise bu ülkedeki karmaşık bürokratik yapı ve uzun yıllar sömürülmenin de etkisiyle oluşan kalifiye eleman eksikliği. Mesai saatlerine sıkı sıkıya sadık kalan yerel halk, mesaisinin birkaç katı ücret teklif etseniz bile yarım saat daha çalışmayı kabul etmiyor. Bu nedenle yakın zamanda Kenya başta olmak üzere birçok Orta Afrika ülkesine Türkiye'den işçi göçünün yaşanması kimseyi şaşırtmamalı.


ÇİN İSTİLASI

Resmi dil Swahili olmasına karşın, 7'den 70'e herkes İngilizce konuşuyor. Kenya'nın uzun yılar İngiliz sömürgesi altında kalması, eğitim sisteminin hâlâ İngiliz etkisi altında olmasının bunda etkisi büyük. Onlarca kabilenin oluşturduğu bu ülkede 16. Yüzyıl'dan itibaren özellikle ticaret için gelen Arap ve Hintliler'in izlerini sıkça görmek de mümkün. Bugünlerde ise en popüler milliyet Çinliler. Yüksek yeni binaların, modern sitelerin ve çok sayıda yeni kuruluşun altında Çinli firmalar var. Adeta bir Çin istilası yaşanıyor bu ülkede.


NE KADAR İNEK O KADAR EŞ

Masailer evlerini yırtıcı hayvanlardan koruyabilmek için de farklı bir yöntem geliştirmişler. Tüm evlerin girişi kerpiçten, labirenti andıran bir biçimde yapılmış. Bölgede inekler zenginliğin simgesi. Çok paranız olsa bile eğer inek sayınız az ise zengin sayılmıyorsunuz ve dolayısı ile evlilik yapamıyorsunuz. Ama inek sayınıza bağlı olarak defalarca evlilik yapabiliyorsunuz. Köyün lideri olduğunu söyleyen bir Masai yerlisine “Kaç eşin var” diye sorduğumuzda, “Sadece 6” diyerek cevap veriyor ve gülerek ekliyor. “Sahip olduğum inekler bu kadarına izin verdi.”


THY'nin İstanbul-Nairobi hattı

Kenya'ya gitmek isterseniz Eylül, Ekim, Nisan ve Mayıs ayları gezi ve safari için en uygun aylar çünkü Kuzey Yarıküre'nin tam tersine Ocak ve Şubat ayları Kenya'nın en sıcak ayları. Bölgeye ulaşım ise oldukça kolay çünkü Türk Havayolları'nın karşılıklı İstanbul-Nairobi hattı bulunuyor. Yaklaşık 40 milyon nüfusa sahip Kenya'nın en önemli kentleri 4.5 milyon nüfuslu başkent Nairobi ile liman kenti Mombassa. Ülkede geniş bir din yelpazesi var. Hıristiyanlar, Müslümanlar ve sömürge zamanı buraya yerleşen çok sayıda Hindu, burada bir arada yaşıyor. Kenya, Doğu Afrika'daki önemli ülkelerden birisi ve komşuları Etiyopya, Sudan, Uganda, Tanzanya ve Somali ile birçok benzerliği bulunuyor. En önemli gelir kalemleri arasında turizm, çay, kahve ve yeraltı madenlerinin oluşturduğu Kenya, son yıllarda yakaladığı yüksek büyüme yüzdesiyle Orta ve Doğu Afrika ülkeleri arasındaki en gelişmiş ülke olarak dikkat çekiyor.