Goldaş Kuyumculuk ve Fransa'nın ikinci büyük bankası Societe Generale arasındaki 15 tonluk altın husumeti devam ediyor. Goldaş Kuyumculuk ve iştiraki olan Goldaş Kıymetli Madenler Ticareti A.Ş, telafisi mümkün olmayan zarara uğratıldıkları gerekçesiyle banka aleyhine iflas davası açtı
Goldaş, 2003'ten 2008'e kadar külçe altın ticareti yaptığı, Societe Generale Bankası'na karşı açtıkları yeni dava ile bankanın iflasının istendiğini söyledi. Şirketten yapılan açıklamaya göre, Goldaş Kuyumculuk ve iştiraki Goldaş'ın daha önce iftiralar nedeniyle telafisi mümkün olmayan maddi ve manevi zarara uğradıkları vurgulanırken, bu zararın tazmini için bankaya karşı iflas talepli adi takip başlatıldığı ifade edildi. Şirketin yaptığı açıklamada şunlar kaydedildi: 'İcra İflas Kanunu'nun 156. maddesi, Societe Generale'in itirazına karşı, Goldaş'ın mahkemeye giderek bankanın iflasını istemesine hak tanıyor. Yasanın kendine verdiği hakkı kullanan Goldaş, bu son dava ile Fransız bankasının iflasına giden yolu açmış oldu. Goldaş, Societe Generale Bankası'nı, aralarındaki ticari ihtilafı uzlaşarak çözmek yerine, şirketlerini yıpratmaya ve itibarlarını zedelemeye yönelik, etik olmayan yollara başvurmakla suçlamıştı.'
Fransanın en büyüğü Societe Generale, 2008'de Jerome Kerviel isimli bir işlemcisinin yaptığı gizli işlemler sonrasında 7,2 milyar dolar işlem zararına uğramış ve aynı yılın dördüncü çeyreğinde 3,35 milyar avro zarar açıklamıştı. Societe Generale'nin Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Daniel Bouton yönetim kuruluna olay sonrası istifasını sunmuş, ama yönetim bunun herkesin başına gelebileceğini söyleyip istifayı kabul etmemişti. O dönem Bouton, dünya basınının peşinden koştuğu CEO haline geldi. Societe Generale'deki bu zarar tarihte bilinen ve tek kişi tarafından gerçekleşen en büyük zarar oldu. 1995'te Nick Leeson'un karıştığı yatırım skandalı yüzünden 230 yıllık İngliz bankası Barings iflas etmişti. Leeson bankanın 1,38 milyar dolar değerindeki nakit rezervinin yok olmasına yol açmıştı.
Şu an banka ile ticari davalar devam ederken, 15 tonluk dava altın hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı taraflar arasında hukuki bir ihtilaf olduğu belirtilerek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdi. İtirazlarda aynı şekilde sonuçlanınca 15 tonluk ceza soruşturması 20.Şubat.2009 tarihinde nihai olarak kapandı. Goldaş'tan alınan bilgilere göre Societe Generale Bankası ve şirketin ticari ilişkisi 2003 yılında başlamış. Goldaş Kuyumculuk ve grup şirketlerinin tedarikçisi konumundaki banka ile 2003 yılından, 2008 yılına kadar yüzlerce tonluk külçe altın ticareti yapıldığını belirten şirket yetkilileri, Societe Generale'in dışında yurtiçi ve yurtdışından birçok banka ve şirketle ticari ilişkileri bulunduğu söyledi.
Dava süreçlerinin ilk noktası Fransız Societe General Bankası'nın 2008'de Goldaş'a satılması için verdiği 500 milyon dolar değerindeki 15 ton altından bir daha haber alamadıklarını iddia ederek Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı'na başvurması ve Goldaş aleyhine dava açması ile başlamıştı. Banka, nitelikli dolandırıcılıkla suçladığı Goldaş firmasına 15 ton altını derhal geri vermesini talep etmiş, "Satış için belirlenen süre içinde bize herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi, ısrarlı sorularımız üzerine 15 ton altının izine rastlanmadı" açıklamasını yapmıştı. Goldaş'ın ortakları ise 5 yıldır birlikte çalıştıkları Societe Generale'in iddialarının asılsız olduğunu savunup, "Biz de onlara dava açacağız" açıklamasını yapmıştı. Goldaş'ın ortakları, "Son dönemlerde aramızda bir ihtilaf oluştu. Birbirimize karşılıklı davalar açtık. Şimdi de bankayı 7,1 milyar dolar dolandıran Jerome Kerviel'in acısını bizden çıkartıyorlar" demişti. Goldaş ve grup şirketleri, krizin ikinci yılında karşı atağa geçmiş ve Mart ayında banka aleyhine suç duyurusunda bulunmalarının ardından, maddi ve manevi tazminat davaları açmışlardı.






