
İş dünyasında ve siyasette zor mevkilerde bulunan Erbakan'a eş olmak büyük bir sorumluluktu Nermin Hanım için. Daima Erbakan'ın yanıbaşında olan Nermin Hanım, 12 Eylül darbesinde Hoca tutuklanıp Uzunada'ya gönderildiğinde bebeğiyle onu uğurlamıştı.
Nermin Erbakan 1943 yılında Balıkesir'de dünyaya geldi. Nermin Erbakan'ın dedelerinin Bulgaristan'ın Vidin şehrinden gelerek Balıkesir'e yerleştiği belirtiliyor. Çocukluk yıllarına ilişkin hakkında bilgi bulunmayan Nermin Hanım, ilk ve orta öğrenimini Balıkesir'de yaptı. Nermin Erbakan'la ilgili araştırma yaparken ismine ulaştığımız ortaokul ve liseden okul arkadaşı olan Tuna Vidin "Nermin Erbakan ortaokul ve lise yıllarında çok iyi bir insandı. Derslerinde çok başarılı idi. Bizim zamanımızda iftihar diye birşey vardı. Her sene sınıfını iftiharla geçen bir öğrenci idi. Arkadaşlarına yardım etmeyi çok severdi. Arkadaş canlısı birisiydi. Daha sonra dışardan ticaret lisesini de bitirmiş" dedi.
Nermin Erbakan, daha sonra Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdi. Bu okulu bitirmesinin ardından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nde çalışmaya başladı. TOBB'da çalışan Necmettin Erbakan'ın sekreterliğini yapan Nermin Erbakan 1967 yılında Erbakan ile dünyaevine girdi. İstanbul'da Çınar Otelinde yapılan nikahtan önce Erbakan çifti bir gün önce İskender Paşa Camii'ne giderek, dua edip, orada bulunanların duasını almıştı. Lise ve üniversite yıllarında başını örtmeyen Nermin Erbakan, Necmettin Erbakan ile evlenmesinin ardından kısa bir süre sonra başını örtmeye başladı. Necmettin Erbakan'ın siyasi çalışmalara başlamasının ardından Nermin Erbakan da çalışma hayatında çekilerek evinin kadını oldu.
12 Eylül darbesinin ardından Necmetin Erbakan, merhum Alparslan Türkeş ile birlikte İzmir Uzunada'ya gönderilmişti. Kenan Evren tarafından gönderilen mektupta Necmettin Erbakan'a "Can güvenliğiniz Türk Silahlı Kuvvetleri'nin teminatı altındadır. Bu maksatla, emniyet içinde evinizden havaalanına götürülecek, oradan uçakla Uzunada'ya (İzmir) gideceksiniz. Arzu ettiğiniz takdirde ailenizi de yanınızda götürebilirsiniz. Geçici bir süre ikamet edeceğiniz adres aşağıdadır. Bir saat içinde hazırlanıp harekete hazır olduğunuzu güvenliğiniz için gelen subaya bildiriniz. Talimatı getiren subayın ikazlarına uyunuz. Bu talimat ile belirtilenler dışındaki her türlü tutum ve davranışınız suçtur" denilerek evlerinden alınmıştı. Erbakan ve Türkeş 9 Ekim 1980 tarihine kadar Uzunada'da geçici ikamete tâbi tutulmuştu. Nermin Erbakan da eşiyle birlikte Uzunada'ya gitmek istemiş ancak küçük bebeğinin olması nedeniyle eşini yalnız bırakmak zorunda kalmıştı. Necmettin Erbakan, cezaevindeyken büyük kızları Zeynep şiddetli bir ateşli hastalık atlattı. Zeynep, ateşi 41 dereceleri bulması üzerine havale bile geçirdi. Nermin Hanım Zeynep'in hastalığı ile tek başına ilgilendi. Zeynep'in havale geçirmesini ise üzülmesin diye Erbakan'a haber vermedi.
12 Eylülü darbesinin ardından olağanüstü günler yaşanıyordu. Küçük Elif ise darbenin hemen ardından okula başlamıştı. Küçük Elif okula askerler eşliğinde gidip geliyordu. Nermin Hanım bu durumu "Elif'in hayatında unutulmaz bir anıdır. Yıllar boyunca bu hatırasının unutmadı. Askerlerle birlikte okula gidip gelmek onun hayatında derin yaralar açmıştır" demişti.
Nermin Hanım, siyasi çalışmaları sırasında eşi Necmettin Erbakan'ın en büyük destekçisi oldu. Refah Partisi ve Fazilet Partisi Kadın Kolları'nın örgütlenmesinde ve çalışmalarının organize edilmesinde aktif rol oynadı. RP'nin kapatılması Nermin Erbakan'ı derinden etkilemişti. RP'nin kapatılması haberini aldığında ağlayan Nermin Hanım'ı, Fazilet Partisi'nin kapatılması ve Necmettin Erbakan'ın 'kayıp trilyon' davasında ceza alması da derinden etkilemişti.
Necmettin-Nermin Erbakan çiftinin üç çocuğu dünyaya geldi. 1967 yılında büyük kızları Zeynep dünyaya gelirken, 1974 yılında Elif, 1979 yılında ise Fatih dünyaya geldi. Nermin Erbakan çocuklarının dünyaya gelmesinin ardından vaktinin büyük çoğunluğunu çocuk yetiştirmeye ayırdı. Necmettin Erbakan siyasi çalışmalar yürütürken Nermin Hanım da hem eşine destek oluyor, hem de evde çocuklarını yetiştirmeye çalışıyordu. Necmettin Erbakan, "Çocuklarını çok severdi. Çocuklarımızın mükemmel yetişmesinde onun payı büyüktür"diyerek Nermin'in Hanım'ın çocuklara olan sevgisini anlattı.
Nermin Erbakan iyi bir anne iyi bir eş olmasının yannıda iyi bir ev hanımıydı. Evde hizmetçi bulunmasına rağmen bazı yemekleri kendisi yapardı. Misafir geldiği zaman evde kesinlikle baş köşeye geçip oturmazdı. Çay servisini ya kendisi yapar veya büyük kızı Zeynep'e yaptırırdı. Evdeki hizmetçi kadın bile 'Bize insan olduğumuzu hissettirdi' diyerek Nermin Erbakan'a olan duygularını ifade ediyor.
Dostları Nermin Erbakan'ın takva sahibi olduğuna dikkat çekiyor. Özellikle şüpheli şeylerden ve haramlardan uzak durduğunu anlatıyorlar. Küp şeker yerine toz şeker kullanmayı tecrih ediyordu. Cola türü içeçekleri kesinlikle eve sokmuyordu. Necmetin Erbakan fırınlarda yapılan ekmeklerin şüpheli olabileceği düşüncesiyle ekmeği bile evde kendisinini pişirdiğini anlattı. Namazlarını kılmaya özen gösteriyor, namazı vaktinde kılmaya dikkat ediyordu.
Necmettin Erbakan, Uzunada'da kalmasının ardından Ankara'ya getirilerek cezaevine çevrilen İstihbarat Okulu'ndaki koğuşlara konuldu. Erbakan ve arkadaşları burayı 'Kirazlıdere Hapishanesi' olarak isimlendirdi. Nermin Erbakan perşembe günleri yapılan haftalık görüşmeyi hiç aksatmıyordu. Her hafta cezaevine eşini ziyarete gidiyordu. Bu ziyaretlere küçük bebeği Fatih'i de götürüyordu. Nermin Erbakan eşini ziyarete giderken kendi elleriyle yaptığı börekleri de götürüyordu. Diğer eşlerin de getirdiği yemekler akşam toplanılarak birlikte yeniliyordu.
Eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, eşinin vefatı nedeniyle Necmettin Erbakan'a taziye ziyaretinde bulunmaması dikkat çekti. 1974'te CHP-MHP hükümetinde Erbakan'la hükümet ortaklığı yapan eski Başbakanlardan Bülent Ecevit, rahatsızlığına rağmen, Erbakan'a taziyelerini bildirmişti. Aynı şekilde Erbakan'la hükümet ortaklığı yapan dönemin DYP lideri Tansu Çiller de Nermin Erbakan'ın cenaze namazına katılmıştı. Ancak İTÜ'den okul arkadaşı ve 50 yıldır birlikte siyaset yaptığı Demirel'in, Erbakan'ı ziyaret etmemesi dikkat çekti.







