Tunceli'de 25 kadın, bir yandan ev işleriyle uğraşırken öbür yandan geçici köy korucusu olarak 1400 rakımlı mevzilerde, ellerinde 'keleş' tüfekler, köylerini koruyor. Şalvar üzerine giydikleri asker yelekleriyle bu kadınların tek istediği 'daha huzurlu bir hayat'
Uzun yıllar terör olaylarının yoğun yaşandığı Tunceli'de 25 kadın, terörle mücadelede güvenlik güçlerine yardımcı olmak ve köylerini korumak amacıyla geçici köy korucusu olarak görev yapıyor. Çoğu evli olan kadınlar, yöresel kıyafetleri üzerine giydikleri asker yelekleri ve şalvarları ile başlarındaki yazmanın üstüne taktıkları kepleriyle sabahın erken saatlerinden itibaren görevlerini en iyi şekilde yapmaya çalışıyor. Görevlerinin ardından döndükleri evlerinde kalaşnikoflarını (keleş) bir köşeye bırakan kadınlar, bir yandan temizlik yapıp çocuklarıyla ilgileniyor, bir yandan sacda ekmek pişiriyor; bu işlerin bitmesinin ardından ise silahlarının bakımını yapıyor. Tarladaki işleriyle ve hayvanların bakımıyla da uğraşan kadınlara kimi zaman çocukları da eşlik ediyor.
Pertek ilçesine bağlı Konaklar köyündeki korucu kadınlar sabahın erken saatlerinde uyanıp, önce sobayı yakarak çocuklarına kahvaltı hazırlıyor. Sonra geçici köy korucusu olan erkeklerden nöbeti devralan kadınlar, köydeki gözetleme kulesinden köyün güvenliğini sağlıyor. 1400 rakımlı tepelere kurulan mevzilerde 'her şey vatan için' yazısı altında vatan savunmasını en iyi şekilde yapmaya çalışarak nöbet tutan bu kadınlar. gelecekte daha huzurlu ve rahat bir hayatın hayaliyle yaşıyor.
Köydeki tek bekar geçici köy korucusu olan 25 yaşındaki Hatice Arslan 2009 yılında geçici köy korucusu olduğunu, köyde silahların korkusuyla büyüdüklerini, okula korkuyla gittiklerini aktararak, şöyle konuştu: 'Köyde nöbet tutuyoruz. Özellikle evli olan kadınlar çok zorlanıyor. Bir yandan ev bir yandan bu iş gerçekten çok zor oluyor. Artık kan dökülmesini istemiyoruz. Bu sorun bitecek mi yoksa devam mı edecek korkusu var halen içimizde. İsteriz barış olmasını. Maaşımız da az. Ayda yaklaşık 850 lira alıyoruz.'
Köylerinde 17 yıldır geçici köy koruculuk yapan 47 yaşındaki Türkan Budak, erkeklerle beraber birçok çatışmaya katıldığını söyledi. Teröristlerle girilen silahlı çatışmaların ardından eve dönüp hayvanların bakımıyla ilgilendiğini belirten Budak, köyün güvenliğini sağladıklarını, gece erkeklerin, gündüz kadınların nöbet tuttuğunu belirtti. Sabah namaz vakti nöbeti kadınların devraldığını dile getiren Budak, 'Köyümüze teröristlerce yoğun baskınlar oldu. Köy arabasının önü kesildi. Bu yaşamın içerisinde biz de zorluklara katlanıyoruz. Bu süreçte biz güvence talep ediyoruz. Çözüm süreci ülkemiz ve bizim için hayırlı olacaksa istiyoruz. Herkes huzurlu bir hayat ister. Çocukları huzurlu bir ortamda büyütmek ister. Çocuklarımız silahlarla büyüdü' diye konuştu.
Eşi ile 17 yıldır geçici köy korucusu olan 2 çocuklu Nurgül Arslan, korucu olmak için eğitim aldıklarını, yaptıkları işin zor yönlerinin olduğunu söyleyerek, özellikle hamilelik döneminde çok zorlandığını ifade etti. Çocuklarına güzel bir gelecek hazırlamak istediğini anlatan Arslan, 'Evde nasıl iş yapıyorsam, silahın bakımını da yapıyorum. Erkeklerden daha iyi yapıyoruz. Bundan sonra inşallah daha iyi olur. Türk iye için hayırlı olanı istiyorum' dedi. Eşi ile koruculuk yapan İrfan Arslan da (33), dönüşümlü olarak çocuklara baktıklarını, eşi evde olmadığı zaman ev işlerini de yaptığını bildirerek, eşi ile aynı göreve gittikleri zaman çocuklarının ortada kaldığını söyledi. Köylerinde yaşayan insanların sürekli diken üstünde olduğunu, çatışmalar yaşandığını dile getiren Arslan, çözüm sürecinden umutlu olduklarını belirtti.






