Türkiye'de 12 ilde açtığı 65 restoranla faaliyet gösteren Hacıoğlu, bir süredir restoranlar zincirinin yeni halkalarını yurt dışında açmak üzere çalışmalar yürütüyordu. Hacıoğlu Ar-Ge ekibinin son bir yılda yürüttüğü yoğun çalışmalar meyvesini verdi ve geçtiğimiz günlerde yurt dışında açılacak ilk 3 restoranın anlaşması yapıldı. Almanya, Azerbaycan, Bosna ve Irak ülkelerinde çalışmalarını yoğunlaştıran Hacıoğlu, startı Irak ile verdi.
Anlaşma, Ortadoğu'da faaliyet gösteren köklü firma TOOT Gıda Sanayi ve Tic. Ltd. Şti ile, master franchisee modeli üzerine yapıldı. İlk etapta 3 restoran açılması fikri benimsenerek 2 restoranın yeri belirlendi ve inşaa çalışmaları başladı.
Irak'ta açılacak restoranlar, Türkiye'deki Hacıoğlu Restoranları ile hem görsel hem de hizmet anlamında birebir aynı olacak. Yurt dışında açılacak restoran menülerine Türkiye'dekilerden farklı olarak geleneksel vurguyu kuvvetlendirmek için Türk kahvesi de eklenecek.
Konu hakkında bilgi veren Hacıoğlu Operasyonlar Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi Yılmaz Esen; "Türkiye'de yaklaşık 20 yıldır franchisee modelini en iyi uygulayan yerli firmalardan biriyiz. Yaptığımız çalışmalarla Türkiye'deki restoran sayısını 65'e çıkardık. Özellikle son yıllarda verdiğimiz hizmetin kalitesini ve en önemlisi kurumsal yapımızı gören Türk ve yabancı yatırımcılar yine franchisee modeli ile Türkiye dışında da restoranlar açmak için başvurular yapmaktaydı. Bizim için önemli olan restoranların sayısı veya bulunduğu yer değil, her nerede olursak olalım bütün restoranlarımızda aynı hizmet kalitesini ve damak tadını sunabilmektir. Amerika'da zincir restoranlar için damak tadı benzerlik oranı %80 olarak benimsenmiştir. Bizde benzerlik oranı %90'lara yakındır. Türkiye'de bunu kendimize ait tek merkezden ürün/malzeme dağıtımı ve periyodik personel eğitimleri ile gerçekleştirdik. Yurt dışı operasyonlarda en büyük sorun da işte bu hizmet ve ürün standartını tutturabilmemizdi. Yoksa dünyanın herhangi bir yerinde restoran açıp Hacıoğlu tabelasını asmak çok kolay. Ama orada vereceginiz hizmet ve ürünün bir standartı yoksa bu önünüzdeki yıllarda markanın imajını ciddi derecede zedeler. Son bir yılda gıda mühendislerimiz ve operasyon ekiplerimizle bu konu üzerine yoğunlaşmıştık. Öncelikli olarak lojiktik problemini çözdük. Peşi sıra yabancı dilde eğitmenler ve eğitim kitapcıklarımızı yeniden hazırlattık. Yurt dışında ilk restoranımız oldukları için süreç zaman aldı. Ama bu restoranlardan edindiğimiz ve edineceğimiz bilgi birikimle dünyanın neresinde istersek restoran açabilecek duruma geleceğiz.
Irak'ta gerçekleştirdiğimiz bu operasyonla birlikte; Türk iş adamlarının nerelere geldiğini bir kez daha anlamış oldum ve gurur duydum. Biz gerçekten büyük bir milletiz. Hem Ortadoğu'yu hem de Avrupa'yı anlıyoruz. Bulunduğumuz coğrafi stratejik konum ve sahip olduğumuz kültürel miras Türk iş adamları olarak önümüzü açıyor. Ben kurumsal bütünlüğünü sağlamış bütün yerli firmalara yönlerini yurt dışına kaydırmalarını öneririm. Sonuçta, dünyaya yayılmış markalarımızın olmaması için hiçbir sebep yok. Bugüne kadar oluşturduğumuz istihdam ve ticari hacimle ekonomimize kendi çapımızda değer kazandırmaya çalıştık. Bugünden sonra artık gıda ihraç ederek ülkemize dövüz kazandırmaya ve Türk kültürünü yaygınlaştırmaya çalışacağız..." dedi.






