Manşetler lehte yazarlar aleyhte

.
00:0016/04/2001, Pazartesi
G: 16/01/2014, Perşembe
Yeni Şafak
Manşetler lehte  yazarlar aleyhte
Manşetler lehte yazarlar aleyhte

Merakla beklenen ekonomik program gazete manşetlerinde olumlu bulunurken, köşe yazılarında temkinli bir bakış açısıyla karşılandı.

Türkiye kamuoyunun merakla beklediği ekonomik program gazete manşetlerinde olumlu bulunurken, köşe yazılarında temkinli bir bakış açısıyla karşılandı. Medya, sözbirliği etmişçesine Devlet Bakanı Kemal Derviş'in açıkladığı Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'nın köklü çözümler getirdiğini savunurken, programın eksik olduğunu ve yakın vadede sonuç vermeyeceğini öne süren köşe yazarlarının sayısı fazlaydı. Program Hürriyet gazetesinde, "Türkiye siyaset ve ekonomide yeniden yapılanmaya tarihi bir adım attı" yorumuyla verilirken, Sabah; "Türkiye'de yeni dönem başlıyor. Halka doğrular söylenecek, bugünleri kurtarmak için yarınlar dinamitlenmeyecek" ifadesine yer verdi. Milliyet ve Radikal de programı sıcak manşetlerle karşıladı. Milliyet'in programla ilgili yorumu, "Türkiye'nin Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı 'Bir daha eskiye dönüş yok' sloganıyla açıklandı. Programla siyasetin ekonomi üzerindeki etkinliği sona erdilirken, şeffaf bir yönetim ve halka her zaman doğruları söyleme ilkesi benimsendi" oldu. Radikal ise, programın ilkelerini, "Hayırlı olsun" manşetiyle, "Kesin siyasi taahhüt ve destek; şeffaflık ve hesap verilebilirlik; siyasi müdahalelere son, yolsuzlukla etkin mücadele, etkili yönetim" olarak açıkladı.

Köşe yazarları muhalif

Programla ilgili yorumları içeren köşe yazılarında ise manşetlerin tersine genelde muhalif bir tavır göze çarptı. Programı tarihi bir adım şeklinde yorumlayan Hürriyet gazetesinin başyazısı bu ifadeye büyük oranda aykırı nitelikteydi. Gazetenin başyazarı Oktay Ekşi; programın muhalefetçe haksız bir şekilde eleştirilmesine karşı çıkarken, bir kurtarıcı olarak da algılanmaması gerektiğinin altını çizdi. Hürriyet'in ekonomi yazarı Ercan Kumcu ise, "Açıklanan programda en önemli unsur, iki aydır yatırımcıları tedirgin eden bazı dedikoduların yersiz olduğu konusunda söylenenlerdir. Bunun dışında söylenenler 'yapsınlar da görelim' cinsinden şeylerdir. Bu açıklamalarla biraz zaman satın alınmıştır" dedi.

Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat ise, programın dalları ile yapraklarının açıklandığını ancak programın kendisinin ortada olmadığını savundu. Donat, "Kriz, neredeyse iki ayını dolduruken dallar, yapraklar değil de 'kök... Gövde... Ana program' ortaya konulmalıydı. Belli ki Kemal Derviş de 'önünü tam göremiyor' yorumunu yaptı. Milliyet gazetesinin ekonomi yazarı Meral Tamer ise, "Sen öyle zannet" başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:

Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş'i dinlerken sık sık "Sen öyle zannet!" demek geldi içimden. Derviş'e güvenmediğimden değil de, bizim siyasilerin ne mal olduklarını bildiğimden. Derviş, "Strateji ve planı dört dörtlük yapsanız da herşeyi öngöremezsiniz. Tıpkı futbolda olduğu gibi o anki koşullara göre golü atarsınız. Biz de inşallah bol bol gol atacağız" dedi. İlk "Sen öyle zannet" notunu bu sözlerin ardından yazmışım defterime. "Devlette yüzde 9 tasarrufa gidiliyor" dediğinde yine yazmışım: "Sen öyle zannet!" Radikal yazarı Mahfi Eğilmez ise para politakasının ve ödemeler dengesi hedeflerinin belli olmadığı bir programı kalitatif olarak görmenin mümkün olmadığını yazdı.

'Program demek yanlış'

Star gazetesi yazarı Mustafa Mutlu da , programdaki eksikliği "pro' açıklandı, 'gram' haftaya kaldı" esprisiyle yorumladı. Mutlu şöyle yazdı: "Kemal Derviş'in dün açıkladığı programa 'program'demek yanlış. Ortada sadece bir 'pro' var, 'gram' ise inşallah arkadan gelecek. O yüzden bugün ancak 'pro' bölümünü değerlendirme olanağına sahibiz. Ancak bu değerlendirmeye geçmeden önce, dün açıklanmayan 'gram'a bir bakalım. Bir programı program yapan en önemli unsurlardan biri, 'para ve kur politikası'dır. Derviş, yurt dışından gelecek kaynaklar netleşmediği için, bu politikanın açıklanmasının gelecek haftaya bırakıldığını söyledi. Yani, 'Merkez Bankası uyguladığı dalgalı kur politikasından vazgeçecek mi?', 'Faizler düşecek mi?', 'Para basılacak mı?', bu soruların yanıtı belli olmadı."