Mektup ona gidecekti

Aa
00:0011/01/2013, Cuma
G: 11/01/2013, Cuma
Yeni Şafak
Yeni Şafak Haberlerini Daha Sık Gör: Tıkla ve Google'da Favorilere Ekle!
Mektup ona gidecekti
Mektup ona gidecekti

İmralı'yla 'PKK'ya silah bıraktırma' görüşmeleri sürerken Fransa'da PKK'nın kurucularından Sakine Cansız ile örgüt elemanları Fidan Doğan ve Leyla Söylemez infaz edildi. Öcalan'ın çözüm için BDP'liler aracılığıyla Avrupa'ya mesaj göndereceği isimler arasında adı geçen Cansız'ın öldürülmesi 'yeni sürece sabotaj' olarak yorumlandı. PKK Fransız istihbaratını sorumlu tuttu.

İmralı'da başlayan 'silah bıraktırma' görüşmeleri devam ederken Fransa'dan 'sabotaj' şüphesi doğuran bir cinayet haberi geldi. Örgütün Avrupa'daki önemli isimleri arasında yer alan Sakine Cansız ile birlikte PKK bağlantılı kurumlarda görev yapan Fidan Doğan ve Leyla Söylemez, başkent Paris'in 10. Bölgesindeki Kürt Enformasyon Merkezi'nde kurşunlanarak öldürülmüş olarak bulundu. Dün gece 02.00 sıralarında binaya gelenler tarafından bulunan kadınların akşam saatlerinde susturuculu silahla öldürüldükleri belirlendi. Fransız televizyonu başından vurularak öldürülen kadınlardan 32 yaşındaki Fidan Doğan'ın merkezde sürekli görevli olduğunu, Cansız ve Leyla Söylemez'in de ziyaretçi olduğunu duyurdu.

FRANSA İÇİŞLERİ OLAY YERİNDE

Fransa İçişleri Bakanı Manuel Valls, cinayetin işlendiği Kürt Enstitüsü'nde dün sabah saatlerinde incelemelerde bulundu. Cinayetlerin işlendiği haberini alır almaz normal programında değişiklik yapan Valls, Kürt Enstitüsü'nde saldırıları soruşturan yetkililerden bilgi aldı. Valls, basına yaptığı açıklamada, saldırıları 'Kabul edilemez' olarak değerlendirdi. Valls, saldırıların sorumlularının bulunması için bütün çabanın gösterileceğini ifade etti ve terör savcılığının gerekli soruşturma başlattığını hatırlattı.

KATİLLER TANIDIK OLABİLİR

Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez'in cesetleri, otopsi yapılmak üzere saldırının yapıldığı binadan çıkarıldı. Bu sırada bina önünde toplanan kalabalık arasında kısa süre arbede yaşanınca güvenlik önlemleri arttırıldı. 3 PKK'lı kadının yanında 3 kovan bulunduğu iddia edildi. Merkezin kapısında sadece içeriden açılacak kilit sistemi olması, katilin 'tanıdık biri' olabileceğini ortaya koydu. Ayrıca cinayetten sonra da kapının kilitlendiği, polisin içerile kapıyı kırarak girdiği bildirildi. Fransız Le Figaro gazetesi de binada bir valizin bulunduğunu kime ait olduğu ve saldırıyla ilgisinin henüz tespit edilemediği vurgulandı.

AYDAR VE KARTAL'DAN ÖNDE

Cansız'ın İmralı ile başlayan görüşmelerde önemli rol üstlenebilecek bir kişi olduğunu belirten Abdullah Öcalan'ın kardeşi Osman Öcalan, 'Cansız, Avrupa'da mevcut durumdaki en tecrübeli kadro. Avrupa'da kalıp da belli bir tecrübeye sahip olan bir isim Muzaffer Ayata'dır, diğeri de Sakine Cansız'dır' diye konuştu. Abdullah Öcalan'ın Avrupa'daki diğer önde gelen isimler Zübeyr Aydar ve Remzi Kartal'a sıcak bakmadığını belirten Osman Öcalan, 'Bu durum göz önüne alındığında, Avrupa'da temsili Zübeyir Aydar ve Remzi Kartal gibi kişilerden ziyade, Sakine Cansız'ın görüşmelerden çıkacak mesajı Avrupa'ya iletme rolünü oynaması mümkündür' dedi.

BARIŞIN AYAĞI OLABİLİRDİ

Cansız'ın her dönemde barışçıl siyasal mücadeleyi savunduğunu ifade eden Osman Öcalan, 'Bu durumu da Abdullah Öcalan bilmektedir. Dolayısıyla Abdullah Öcalan'ın Sakine Cansız'a böyle bir rol vermesi kuvvetle muhtemeldir. Bu durumdan dolayı bazı istihbarat örgütleri ve örgüt içindeki bazı yapılar bunu biliyor olabilir. Bu nedenle de hedef alınmış olabilir. Suriye istihbaratı Fransa'da epeyce örgütlüydü. Ben bu ihtimaller üzerinde duruyorum. Sakine Cansız, Avrupa'da barışın ayağı olabilirdi. Abdullah Öcalan'ın mesajını Avrupa kanadına iletecek en uygun isim Sakine Cansız'dı' ifadelerini kullandı.

FEHMAN'IN EKİBİ DE YAPABİLİR

Osman Öcalan, 'PKK'nın çizgisine bağlı olduğu kadar doğru görmediği şeylere muhalefet eden eleştiren biriydi. Bununla birlikte Abdullah Öcalan'a son derece bağlıydı. 1999'da Öcalan yakalandığında da en sıkı şekilde bağlılığını gösteren kişilerin başında geliyordu. Mezhepçi ve grupçu olan Mustafa Karasu gibilerin hedefi haline gelmiş olabilir' şeklinde konuştu.

Almanya'da siyasi faaliyet sorumlusuydu

Sakine Cansız, terör örgütü PKK'nın 1978 yılındaki kuruluş çalışmalarında Abdullah Öcalan'la birlikte çalıştı. 12 Eylül darbesinin ardından gözaltına alınarak Diyarbakır Cezaevi'ne gönderildi. 1990'lı yıllarda örgüt içindeki çatışmalar sebebiyle Murat Karayılan tarafından terör örgütünün Avrupa temsilcisi olarak Almanya'ya gönderildi. Cansız, PKK meclis üyeliğinin yanı sıra KCK yürütme konseyi üyeliği görevini de yürütüyordu. 2009'dan bu yana çeşitli zamanlarda sahte pasaportla Kandil'e gidip gelen Sakine Cansız, örgütün Almanya'daki siyasi ve diplomatik faaliyetlerinden sorumluydu. Cansız, 2007 Almanya'nın Hamburg kentinde PKK faaliyetlerinden dolayı gözaltına alındı ancak daha sonra ülkeyi terk etmesi koşuluyla serbest bırakılmıştı.

Biriyle sık sık görüşürdük

Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Paris'te Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda öldürülen üç kadından birini tanıdığını söyledi. Hollande, Paris'te işlenen cinayetleri 'korkunç'olarak niteledi ve 'Onlardan birini tanıyorum, düzenli olarak bizimle görüşmeye gelirdi' ifadesini kullandı. Cinayetlerle ilgili soruşturmanın sürdüğünü kaydeden Hollande, 'En doğrusu, kimin ve neden yaptığını öğrenmemiz için beklememiz' diye konuştu. Uluslararası Af Örgütü ise suikastin etraflıca araştırılmasını istedi. Örgütün Direktörü John Dalhuisen, 'Siyasi olduğu anlaşılan bu cinayetler cezasız kalmamalı. Fransız makamları, altına bakmadıkları bir taş bırakmamalı. Çözümü için başlatılan görüşmelerin sürmeli' dedi.

Barış sürecinde cinayet düşündürücü

Fransa merkezli Kürdistan Dernekleri Federasyonu Başkanı Mehmet Ülker, Paris'te terör örgütü PKK bağlantılı 3 kadının öldürülmesiyle birlikte Türkiye'de başlatılan'barış sürecinin' baltalanmak istendiği belirtti. Ülker, 'Cinayeti duyduğumuzda önce şoke olduk. Bizim için Türkiye'de bir barış süreci başlatılmıştı. Bu barış sürecinin sancılı olacağını biliyorduk. Böyle bir süreçte bu cinayetlerin işlenmesi düşündürücü' dedi. Ülker, La Fayette sokağı üzerinde bulunan Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda cinayetleri kim ya da kimlerin işlediğinin henüz bilinmediğini, bunun polisin araştırması sonucunda ortaya çıkacağını ancak Türkiye'deki sürecin sekteye uğratılmak istendiğini kaydetti.

Fransız uzmanlardan 'sabotaj' işareti

Fransız Uluslararası Stratejik ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (IRIS) Türkiye sorumlusu Didier Billion, BFM televizyon kanalına yaptığı açıklamada, saldırının, Türkiye'de barış için yürütülen müzakere sürecinde ilerleme sağlandığı sırada gerçekleşmesine dikkat çekti. Billion, yürütülen müzakerelerde önemli ilerleme sağlandığı bir dönemde bu saldırının gerçeklemesinin anlamlı olduğunu ifade etti. Yine Fransız televizyon ve radyo kanallarında çıkan haber ve yorumlarda, Türkiye'de Güneydoğu Anadolu sorununa kalıcı çözüm için sürdürülen müzakereler sırasında bu tür bir saldırını gerçekleşmesinin özelikle dikkat çekici olduğu belirtiliyor.

BDP heyeti Fransa'ya gitti

BDP'nin Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, Paris'teki cinayetlerle ilgili girişimlerde bulunmak ve PKK'lıların cenazesine katılmak üzere Paris'e gitti.Havaalanında açıklama yapan Demirtaş, cinayetler Fransa hükümeti tarafından aydınlatılmasını istedi. Hükümetin 'örgüt içi hesaplaşma olabilir' açıklamasını da eleştiren Demirtaş, Dışişleri'nin olayın aydınlatılması için Paris nezdinde girişimde bulunmasını istedi. Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk da olayı kınadı. Fransa'nın, 'katliamı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarmasını' isteyen DTK eşbaşkanları, katillerinin gizlenmemesi için eylem çağrısı yaptı. Bu arada terör örgütü KCK da saldırıyı kınadı.

Temsilcilikler koruma istedi

Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği, olası saldırılara karşı Fransa'da bulunan Türk temsilciliklerinin daha iyi korunmasını talep etti. Büyükelçilik yetkilileri, Fransız İçişleri Bakanlığı yetkilileriyle temas kurarak, başkent Paris'te bölücü terör örgütü PKK'ya yakınlığıyla bilinen Kürdistan Enformasyon Bürosu'nda işlenen cinayetlerin ardından olası yanlış anlaşılmalar sonucu gerçekleşebilecek saldırılara karşı Türk temsilciliklerinin daha iyi korunmasını istedi. Fransa İçişleri Bakanlığı'nın teminat verdiği öğrenildi.