Münevver cinayetinde 4 tahliye

Aa
00:0030/04/2010, Cuma
G: 30/04/2010, Cuma
Yeni Şafak
Münevver cinayetinde 4 tahliye
Münevver cinayetinde 4 tahliye

Münevver Karabulut'un öldürülmesiyle ilgili davada 4 tutuklu sanık hakkında tahliye kararı verildi.

Münevver Karabulut'un öldürülmesine ilişkin davada, Cem Garipoğlu'nun babası Mehmet Nida Garipoğlu'nun da aralarında bulunduğu tutuklu dört sanığın tahliyesi kararlaştırıldı. 


Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada mahkeme heyeti, tutuklu yargılanan Mehmet Nida Garipoğlu, Habib Kurt, Mehmet Karakayalı ve Ahmet Batur'un tahliyesine karar verdi.


Böylece, davanın tek tutuklu sanığı olarak Cem Garipoğlu kaldı.


DURUŞMADA 12 TANIĞIN İFADESİ DİNLENDİ


Karabulut Ailesi'nin avukatı Rezan Epözdemir, tahliye kararını şaşkınlıkla karşıladıklarını söyledi. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmanın öğleden sonraki oturumuna sanık ifadeleriyle devam edildi. Beylikdüzü'nde tesisatçılık yapan İdris Ciritçi, ifadesinde Cem Garipoğlu'nun olay günü saat 14.00-15.00 sıralarında işyerine gelerek testere satın aldığını söyledi.

Duruşmada dinlenen Münevver'in arkadaşları da olay günü Münevver'i okuldan Cem Garipoğlu'nun aldığını gördüklerini belirtti. Münevver'in arkadaşı Pelin Keleş ise, Cem'in olay günü elektrik direğinin altında Münevver'i beklediğini, ikisinin birlikte gittiklerini söyledi.

Keleş, Münevver ve Cem'in ilişkilerinde sorun olup olmadığı yönünde sorular üzerine, "Her ilişkide olabilecek ufak tefek kıskançlıklar olduğunu biliyordum. Ancak dikkat çeken önemli bir şey yoktu. Seviyorlardı ki birliktelerdir. Dışarıdan gözüktüğü kadarıyla düzgün gidiyordu" diye konuştu. Keleş, "Mesela eteği kısa diye tartıştıkları oluyordu. Münevver bana söylemişti" dedi.

Cem Garipoğlu'nun kız kardeşine İngilizce dersi veren Sinan Erciyes de, duruşmada tanık olarak dinlendi. Olay gününü anlatan Erciyes, "Ben İngilizce dersi veriyorum. Olay günü Tülay Hanım'dan mesaj geldi. 19.00'da buluşmak üzere mesajlaştık. 19.00'da eve gittiğimde kimse yoktu. Makbule Hanımı aradım ve eve gelmek üzere olduğunu söyledi. kapıda bekledim ve birlikte eve girdik. Ben Sakine ile birlikte üst kata çıktım ve ders verdim. Ders bittikten yaklaşık 1.5 saat sonra indim. Ders ücretini alıp, evden ayrıldım. Kan veya benzeri lekeler görmedim" şeklinde konuştu.

Erciyes, eve girerken de çıkarken de Cem ile karşılaşmadıklarını ifade ederek, "Herhangi bir terslikte hissetmedim" derken, "Tülay Hanım'ın davranışlarında bir farklıklı var mıydı" sorusuna da "Girerken de çıkarken de normaldi" diye yanıt verdi.

Garipoğlu Ailesi'nin evinde hizmetçilik yapan Şennur Kasa ise, olayın olduğu tarihten yaklaşık 2 yıl önce Cem'in elbise dolabında ekmek bıçağı bulduğunu ve anne Tülay Garipoğlu'na verdiğini söyledi. "Ben bunu hallederim" dediğini belirten Kasa, daha sonra bu tür olaylarla karşılamadığını söyledi. Tülay Makbule Garipoğlu ise söz alarak bu konuyu hatırlamadığını ancak, evde ekmek bıçağı bulunduğunu söyledi.

Bahçıvan Refik İmamoğlu ise Cem'i bir kızla evin alt yolundan içeri girerken gördüğünü, saat 18.00 civarında ise Cem Garipoğlu'nun kendisinin bulunduğu bekçi kulübesine elinde bavulla geldiğini, neredeye gideceğini sorduğunda ise, "1 günlüğüne Antalya'ya gideceğim" yanıtını aldığını belirtti.

Tanık olarak dinlenen Doğan Yılbaş da, Bahçeşehir'de bir alışveriş merkezinde yemek yediğini, olayı televizyonlardan duyduğunu, aynı yerde yemek yiyen 4 güvenlik görevlisinin ise kamera kayıtlarıyla nasıl oynadıklarını birbirlerine anlattıklarını söyledi. Yılbaş, "Polise gittim, bildiklerimi anlattım. Yazılı ifademi almadılar. Bahçeşehir Jandarma Komutanlığı'na gitmemi söylediler. Jandarmayı aradım ama onlar da ilgilenmediler" dedi.

Duruşmada 12 tanığın ifadesi alındıktan sonra mahkeme heyeti talepleri dinledi. Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, Habip Kurt, Mehmet Karayakayalı ve Ahmet Batur tutuklu oldukları halde aynı deliller ışığında yargılanan Hayyam Garipoğlu ve Tülay Garipoğlu'nun ise tutuklanmamasını manidar bulduklarını söyledi.

Epözdemir, Hayyam Garipoğlu ve Tülay Garipoğlu'nun tutuklanmalarını ve olay yerinde keşif yapılmasını talep etti. Epözdemir, Hayyam Garipoğlu'nun avukatı Ahmet Çardaklı'nın da ifadesinin alınmasını talep ederken, baba Nida Garipoğlu'nun 2 gömleği ve içliğindeki kan izlerinin Adli Tıp Kurumu uzmanları yerine başka uzmanlar tarafından incelemesini istedi.

Epözdemir, son olarak olay yeri inceleme ekiplerinin olay günü çektikleri 15 dakikalık görüntülerin barkovizyon eşliğinde duruşmada izlenmesini istedi. Bu talep üzerine duruşma salonunda tartışmalar yaşandı. Sanık avukatları bunun usule aykırı olduğunu savundu. Mahkeme, talebin değerlendirilmesi için duruşmaya ara verirken, mahkeme salonundaki gerginlik arada da devam etti. Epözdemir ile sanık avukatları zaman zaman yüksek sesle tartıştı.

Verilen aranın ardından başlayan duruşmada sanık avukatları taleplerini dile getirdi. Cem Garipoğlu'nun avukatı Aytekin Kaya, olay yeri inceleme raporunda 'yapay takma tırnaklara rastlandığını' hatırlatarak, "Tülay Garipoğlu'nun yerleri sildiği iddia ediliyor. Ama yerde bir sürü delil var" dedi. Kaya, Garipoğlu'nun duruşmalardan vareste tutulmasını istedi.

Nifa Garipoğlu'nun avukatı Metin Feyzoğlu da Nida Garipoğlu'nun telefonundan olay günü nerede olduğunun açıkça belirlendiğini, arada kalan zamanın cinayet işlemek için yeterli olmadığını, bu nedenle fiziki olarak bir kişinin aynı anda iki yerde bulunamayacağını ifade ederek tahliyesini talep etti.

Nida Garipoğlu ise, duruşmada söz alarak, "Oğlum çok büyük bir hata yaparak Karabulut ailesinin sevgili kızları Münevver Karabulut'un canını aldı. Teslim oldu ve cezasını çekecek. Ben cezaevinde kapkara bir yıl geçirdim. Karabulut ailesinin acısını paylaştığımı bilmelerini istiyorum. Benim aleyhimde hiçbir delil yok" dedi.

Duruşmada tekrar söz alan avukat Rezan Epözdemir, maktulün üzerinde bulunan bıçak izlerinden 4'ünün öldürme, 25'inin ise zevk amaçlı olduğunu, bu kadar bıçak darbesine rağmen elbisesinde yırtık olmadığını ve testerenin çok nizami kullanıldığını, bu nedenle cinayeti tek başına işlemediğini iddia etti.

Taleplere ilişkin kararını açıklayan mahkeme, Mehmet Nida Garipoğlu, Ahmet Batur, Mehmet Karakayalı ve Habip Kurt'un tahliyesine karar verdi. Epözdemir'in olay günü çekilen görüntülerin duruşmada izlenmesi yönündeki talebi de kabul edildi. Tülay Nida Garipoğlu'nun duruşmalarda vareste tutulması yönündeki talep ise reddedildi.

Duruşma sonunda açıklama yapan Karabulut Ailesi'nin avukatı Rezan Epözdemir, Nida Garipoğlu'nun tahliyesinin kendileri için sürpriz olduğunu, diğer tahliyeleri ise beklediklerini söyledi.