Yalçınkaya'nın hayalleri yıkıldı

Bilal Çetin
00:0026/10/2008, Pazar
G: 26/10/2008, Pazar
Yeni Şafak
Yalçınkaya'nın hayalleri yıkıldı
Yalçınkaya'nın hayalleri yıkıldı

Anayasa Mahkemesi, AK Parti davasının gerekçeli kararında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya'nın delillerde 'tahrifat' yaptığını ve hayali kanıtlar uydurduğunu tespit etti.

Anayasa Mahkemesi, AK Parti'nin kapatılması davasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya tarafından sunulan bazı delillerin tahrif edilmiş olduğunu veya hiç vaki olmamış olduğunu belirledi. Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında 400 delilden sadece 30 delili kabul ederken geriye kalan delillerin ise "bir kısmının gazetelerde veya internet sitelerinde yer aldığından farklılaştırılmış biçimde iddianameye alındığı ya da eksik ve parçalı biçimde aktarılmış olduğu,bir kısmının vaki olmadığı ya da sübut bulmadığı"nı belirtti.

HATALI TERCÜME

Başsavcı Yalçınkaya, Başbakan Erdoğan'ın New Straet Times gazetesine yaptığı açıklamanın tercümesini iddianameye yanlış koydu. Yalçınkaya iddianamesinde Başbakan'a atfen "Modern bir İslam devleti olarak Türkiye, medeniyetlerin uyumuna örnek olabilir" dediğini savundu. AK Parti savunmasında ise "Malezya'nın Türkiye Büyükelçiliği tarafından gönderilen ve anlaşılan oradan da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iletilen New Straits Times (NST) gazetesinin söz konusu mülakata ilişkin sayfalarında Başbakan Erdoğan'ın "İslam devleti" anlamına gelebilecek hiçbir sözü bulunmamaktadır" dedi. Anayasa Mahnkemesi de, AK Parti'nin savunmasını yerinde bularak Başbakan Erdoğan'a atfen New Strait Times Gazetesi'ndeki çarpıtılan açıklamalarını delil olarak kabul etmedi.


Kanla da kandıramadı

Başsavcı, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın "Reformlar sancılı olur... Tarihte de bu reformlar gerçekleştirilirken birçoğu kanlı oldu. Bu konuda sabır ve zamana ihtiyacımız var. Önemli olan bir şeyi yaparken kırıp dökmemek ve bu da bizim hassasiyetimiz. Yolumuza da bu şekilde devam edeceğiz." dediğini iddia edildi. Konuşmanın yapıldığı derneğin resmi tutanaklarında da, söz konusu cümle 'Reformlar sancılı olur. Reformları uzlaşarak yapmak toplumun menfaatinedir. Reformların bir kısmının sonu alındı. Bir kısmının da zamana bağlı olarak alınacaktır. Kırıp dökmeden iş yapmak zorundayız' şeklinde yer almaktadır" dedi. Anayasa Mahkemesi, Binali Yıldırım'a atfedilen bu ifadeyi de

delil olarak kabul etmedi.


Kılavuz Cumhuriyet olunca

Başsavcı Yalçınkaya, iddianamesinde TBMM Başkanı Bülent Arınç döneminde TBMM Camii'nde yaz Kur'an Kursu açıldığını iddia etti. AK Parti savunmasında ise "Basında yer alan haberlerin ek delillerle doğrulanmadan kullanılması, hiçbir zaman var olmamış "olgu"ların delil olarak gösterilmesi gibi bir garabeti de ortaya çıkarmaktadır. Örneğin, İddianamede, 'Başkanlığını yaptığı TBMM'nin mescidinde Kuran kursu açıldığının yazılı basında yer aldığı' şeklinde bir ifadeye de yer verilmiştir . Başsavcılık konuyla ilgili biraz araştırma yapmış olsaydı, bu haberin tamamen düzmece olduğunu öğrenebilirdi" dedi. Anayasa Mahkemesi, TBMM camiinde yaz Kur'an Kursu açıldığı iddialarını 'vaki olmamış' iddia olarak kabul ederek redetti

MGK'nın kararı suç kabul edildi

Anayasa Mahkemesi, Başbakan Erdoğan'ın, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kadro ihtiyacını dile getirmesini 'laiklik karşıtı eylem' olarak değerlendirdi. Ancak, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı camilerdeki boş kadrolara atama yapılmasının Milli Güvenlik Kurulu'nda alınmış bir karardı. Ayrıca, Terörle Mücadele Yüksek Kurulu Sekreteryası hazırladığı "Bölücü Faaliyetlere Yönelik Eylem Planı" çevresinden özellikle doğu ve güneydoğu illerimizde kadrosu bulunmayan camilere din görevlilerinin istihdamının önemine değinmiş ve bu konuda kadro ihdasını önermiştir" açıklamaları yapmıştı. Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, sözlü savunmada konuyla ilgili ayrıntıları mahkeme heyetine anlatmıştı.