ACEMİ

00:0029/08/2011, Pazartesi
G: 29/08/2011, Pazartesi
Yeni Şafak
ACEMİ
ACEMİ

Hüseyin Atlansoy

I

Gençken

Sürekli bana bakan

Güzel bir kız sanırdım dünyayı

Meğer gözleri dalmış

Seviyorum ben

Dalından koparılmış

Kaf dağındaki rüyaya benzer bu dalgınlığı

Faytonları da üstelik-yolculukları

/Akşamın bu saatinde yolculuk

Değilse

Sevgiliyi ya da ölümü bekleme telaşı

Dalında utancından kızaran elma gibidir

Aydınlık neşeli şen bir ayrılışın hatırası

Bir gün döneceğiz-

Sureta suretsiz

Bak burası Yeryüzüdür

Gece gibi ıssız bir suskunluğun imtiyazı/

Dilimde dilim dilim

Mayhoş bir meyve tadı.

Acemice-

Değiştiriyorum bu dalgınlığı

Meğer gerçekten dalmış

II /Arada/

- Ben ne zaman geldiydim

- Hatıran buradaydı

Hep buradaydım ben

Gölgem boy boylamak soy soylamak isterken

Bakışlarımdaki siyah ışık gecesi

Ölçmez asla mesafeleri

-Ne zaman geldiydim sahi

-Hiç gitmedindi

Buradaydım ben

Keşke

Gitme dinseydi

Direksiyonları dizginler gibi çekerken sürücüler

Keserken küçük kızlar makasla kirpiklerini

Su damacanalarda alabildiğine konuşkan

Bir aldanışla sahte mavi

Çiçeklerini de almış gitmiş bir kış

Kışlarını da almış gelmiş bir kız

Dalgınlığı sanki

İçimde ne kadar acemi

Korkudan ürkmüş kabarmış hamur gibi

Dağların heybeti-

Artık beyazlamadan dökülecek saçlarım

Ufukta kaynıyor

Dünyanın bütün karlı dağlarının iptali

III /Kanat Açarken/

-Acemi nerdesin sen

-...Arada...

Aralıksız ve süresiz

Bir ilk yağmur gibi

İşte söyledim

Söyledim sözde öldüm

İlk sözdeyim ben ilk sözde

Toprak ve buğur incelten nefeste

-Ne zaman uyudum ben

-Hiç uyumadın ki

Ölüm gibi katıksız bir öpüşle

Hep arada mıydın sen...

Bak yeni dünyada yetti

Çalı dibinde kara pirinç

Asla pirimiz değildi oysa

Ekini ateşe verenlerin

Kalleş ve ölçüsüz ölçü birimi inç

Haydi acemi aç kanatlarını

Ve uç alabildiğince ince sözlerinle

Gökyüzü tamamdır kanatlarından eksilenle

Asla söyleme