
Sel Yayınları Antigoni'den Burgaz'a ve Alacaat'tan Alaçatı'ya isimli iki monografik eser yayınladı. Yazın bu en verimli döneminde 'nereye gitsek?' diye düşünenlere iki önemli kültür turu sağlayan bu kitaplardan ilki 'Alacaat'tan Alaçatı'ya'. İsmail Gezgin'in kaleme aldığı kitabın sayfaları arasında okuru bekleyen efsaneler ve yörenin kültürel birikimini ortaya koyan değerli anlatılar var. Yazar Alaçatı'yı anlatmaya isminden başlıyor ve bu ismi nereden aldığını gerek hikayeler gerekse gerçek alıntılarla anlatıyor. İşte onlardan biri: Efsaneye göre, Alaçatı 'da çok eskiden ünlü bir "alaca at" yaşarmış. Yapılan tüm yarışları birincilikle bitiren atın ünü bölgenin ününü aşmış ve buraya da onun isminden esinlenerek Alacaat ismini vermişler. Şu an kullanılan Alaçatı' nın kaynağı ise bilinmiyormuş. Yazar Alaçatı'nın tarihi kalıntılarını anlatmaya Erythrai kenti ve bu kent içindeki yapılardan başlıyor. Kent içindeki Hagia Matroni kilisesi, Erythrai antik tiyatrosu ve Herakles tapınağı da kitapta bahsi geçen kültürel kalıntılar. Kitaptan Alaçatı 'yla ilgili karşımıza çıkan bir diğer bilgi ise bu bölgede tam 184 adet kuş alanının tespit edilmiş olması. Tepeli karabatak, bıyıklı doğan, küçük kerkenez, zeytin mukallidi, maskeli ötleğen, kızıl kirazkuşu bunlardan birkaçı. Bu kuşlar uluslar arası Kuşları Koruma Örgütü (ÖKA) tarafından korunuyormuş. Tabii anlatılanlar bunlarla sınırlı değil. Kitap, evleri, kiliseleri, camileri ve sakız ağacıyla ilgili bu bölgeye gitmeden önce mutlaka okunması gereken bilgiler içeriyor. Orhan Türker'in yazdığı 'Antigoni'den Burgaz'a' da bir diğer monografik eser. İstanbul'un üçüncü büyük adası olan Burgaz da Alaçatı gibi bugüne dek pek çok isimle anılmış. Anlatılanlara göre Antigonos Romalı muzaffer Sezar Vardas'ın oğlunun adıymış ve tüm ada da ona aitmiş. Ada'nın adı bu nedenle Antigoni imiş. İstanbul'un fethinden sonra burada bulunan eski bir kaleden dolayı Osmanlılar adaya Burgaz adını vermişler. Birçok yazarın Burgaz ada anılarına da yer verilen kitap, samimi bir üsluba sahip.






