Hayat Asala vefa albümü

Besteci Seyfettin Asal’ın bilinmeyen bestelerini ilk kez dinleyeceğiz

Asal’a vefa albümü

Cumhuriyet döneminin önemli bestecilerinden Seyfettin Asal’ın pek bilinmeyen altı eseri ilk kez kaydedildi. Asal’ın vefatının 63. yılında Sevil Ulucan ve Gülru Ensari tarafından “Yüzyıllık Serüven” adıyla kaydedilen CD dinleyiciyle buluştu. Ulucan, “Bu albümle bizden önceki jenerasyonlara teşekkür ediyoruz” dedi.

Seray Şahinler Demir Yeni Şafak
Sevil Ulucan
Sevil Ulucan

Türk keman okulunun 2. kuşağının önde gelen temsilcilerinden Seyfettin Asal’ın pek bilinmeyen besteleri, ilk kez kaydedildi.

Sevil Ulucan ve Gülru Ensari tarafından Asal’ın vefatının 63. yılında hazırlanan “Yüzyıllık Serüven” adlı CD albüm dinleyiciye sunuldu. Ulucan, bir vefa albümü olan Yüzyıllık Serüven’in perde arkasını anlattı. Bu albüm, 1901-1955 yılları arasında yaşamış, Viyana’da eğitim görmüş, İstanbul’da ders vermiş ve çok sayıda besteye imza atmış değerli bir müzisyeni yakından tanımamız için oldukça özel ve güzel bir fırsat.

İLK CD KAYDI

Tekfen’in desteğiyle Kalan Müzik tarafından kaydedilen albümde besteciye ait Yudumluk, Oyun Havaları ve Güzelleme, Solo Piyano Sonatı, Ağır Zeybek, Gölcük, Çengi gibi eserler yer alıyor. Asal’ın unutulmaya yüz tutan notalarını, Gülru Ensari ile bugüne ulaştıran Ulucan, “Türk keman okulu üzerine çalışırken hocam Cihat Aşkın, böyle bir okullaşmanın olduğunu ispat edebilirsin demişti. O dönemin değerli sanatçılarını araştırıyordum. Ekrem Zeki Ün çok bilinen bir isimdi fakat Asal daha arka plandaydı. Eserleri de Cihat Bey’de vardı. Onlar daha önce konserde seslendirdiler fakat CD kaydı hiç olmadı. Çok önceden yapılmış bir kayıt yok ise bunlar bir ilk” şeklinde konuştu.

BİR YUDUMDA DİNLENİYOR

Asal’ın müzisyen yönüne değinen Ulucan, “Çok yönlü bir sanatçıymış. Cemal Reşit Rey gibi isimlerle oda müziği yapmış. Kardeşiyle birlikte Anadolu motifleri hakkında çalışmışlar. Ege yöresinden ezgiler toplamış, bunları derleyip kitap yayınlamışlar. Yazım stilinden tatlı vals hissini yaşadığını tahmin ediyorum. Eserleri çok uzun formda değil. Dinlemesi çok hoş. Bir yudumda bitiyor. Bir tek Fantasia biraz uzun. Yazım yıllarını ne yazık ki bilemiyoruz” dedi. Albümün kendilerinden önceki jenerasyonlara teşekkür amacıyla kaydedildiğine dikkat çeken sanatçı, “Çok sayıda değerli sanatçı o yıllarda ellerini taşın koymuş. Benim kimliği bu dememiş hepbirlikte çalışmışlar. Çok küçük kadrolarla orkestralar kurup önemli çalışmalara imza atmışlar. Hepsinin emeği büyük” dedi.

Müfredatlarda yer bulmalı

Ulucan, Türk bestecilere ait eserlerin daha çok gündeme gelmesi gerektiğini belirterek “Çok değerli Türk bestecilerimiz var. Eserleri çok yorumlanamıyor. Bu kadar yoğun bir hayatın içinde seyirci biraz alıştıklarını dinlemek istiyor. Fakat en önemlisi değer. O insanlara değer vermemiz, eserlerini seslendirmemiz. Müfredatlarda vardır fakat daha fazla olmalı. Notalar kaybolsa dahi artık kayboldu, yok gibi bir şey söz konusu olmuyor. Umarım başkaları da kaydeder” şeklinde konuştu.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.