
Halit Ziya sonrası Servet-i Fünun ekolü içinde en şöhretli romancılarımızdan biri Mehmet Rauf. Türkçede ilk psikolojik roman "Eylül"ün yazarı incelenip kitaplaştırıldı.
Roman, bilindiği gibi Batı edebiyatı kaynaklı bir tür. Türkçe'de roman, Servet-i Fünûn dönemine gelinceye kadar, kimi arayışlar ve çeviri çalışmaları zemininde hareket alanı. Halit Ziya sonrası Servet-i Fünûn ekolü içinde, en şöhretli romancılardan biri de hiç şüphesiz Mehmet Rauf. Rauf, romancılığı ve hikâyeciliğiyle birlikte mensur tarzda şiir ve müstakil yazılara da imza atmış. Ona şöhret kapılarını açan eseri, "Eylül" adlı psikolojik tahlil denemelerini haiz romanıdır. 19. yüzyılda Batı edebiyatında zirveye ulaşan 'psikolojik roman' tarzı, Türkçede ilk örneğini, bu eserle verir.
1993 yılında tamamlanmış bir 'doktora' çalışmasının verimi olan "Hikaye ve romanlarıyla Mehmet Rauf", geçtiğimiz ay, büyük boy 608 sayfa tutan hacmiyle Kitabevi yayınları arasında çıktı.
Roman ve hikâye ilgililerinin mutlaka edinmesi gereken bu eser, hem o dönemlere yeni bir ışık tutması açısından, hem de özelde Mehmet Rauf'un sanat dünyasını yakından gözleme imkânı vermesi açısından kayıtsız kalınamayacak bir önemde.
Kitabın yazarı Mehmet Törenek, çalışmasının basılması aşamasında yeniden gözden geçirerek kimi ilâvelerle zenginleştirdiği bu eserinde, Mehmet Rauf'un roman ve hikâyelerini ele alırken üç bölümden oluşan bir metin çıkarmış ortaya. İlk bölümde Mehmet Rauf'un hayatı ve kişiliği ile ilgili hususlara yer verirken, ikinci bölümde Mehmet Rauf'un romanları ve romancılığına dair görüş ve açıklamalar bağlamında toplam 16 eseri incelemiş. Kitabın üçüncü bölümü, Mehmet Rauf'un hikâyeleri ve hikâyeciliği mercek altına alınmış ve toplam 122 hikâye bahse konu edilmiş. Bir 'sonuç'la değerlendirilen Hikâye ve romanlarıyla Mehmet Rauf, 'bibliyografya' bölümü ile neticelendirilmiş.
Mehmet Törenek'e göre, "Mehmet Rauf'un roman ve hikâyesi bir zevk ve eğlence âleminin insanlarını anlatır." "Aşk, zevk ilişkisi, kadın ana temalar olarak ele alınıp işlenmiştir." Yine Törenek'e göre, Mehmet Rauf: "İşlediği temalarla 1900'lü yıllardan 1927'lere kadar Türk insanının İstanbul zevk ve eğlence hayatı çerçevesindeki macerasını işlemiş ve modern hayatın romancısı, hikâyecisi olmuştur; onların şahsında, batıya açılan Türk insanının hangi ilkeler peşinde yozlaştığını, değer kaybına uğradığını görmek mümkündür."------- Geri OKU ------------------






