
Şanlıurfa'da yürüttüğü yardım çalışmalarıyla fakir fukaranın yoldaşı olan Osman Gerem, sivil toplum kuruluşlarını tek çatı altında toplayarak Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları İnsani Yardım Platformu'nu kurdu. 600 bini aşkın mülteci ve ihtiyaç sahibi ailenin ihtiyaçlarını ekibiyle beraber gidermeye çalışan Gerem, "Mülteciler muhacir olarak sınav verirken bizler ensar olarak sınav veriyoruz" diyor.
Yardım etme ahlakını babasından görüp düstur edinen 52 yaşındaki Osman Gerem, uzun yıllardır yürüttüğü yardım işlerine artık tüm zamanını harcıyor. Ömrünü hayra adayan bu fukara dostu, Şanlıurfa'da Suriyeli mültecilerle rahat ilgilenebilmek için işini çocuklarına devretmiş. İnsanlara yardım etmek için 25 yılı geride bırakan Gerem, yoksulları, düşkünleri kolluyor. Muhtaçların, çaresizlerin yardımına koşuyor. Gözünün gördüğü gücünün yettiği her derde deva bulmaya çalışıyor. Suriyeli misafirlerin bölgeye gelişinden sonra 60 sivil toplum kuruluşunu tek çatı altında toplayarak Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları İnsani Yardım Platformu'nu kurarak başkanlığını yürütüyor. Etrafındaki insanları da hayra davet eden Gerem, bir kaç ay önce Türkiye Diyanet Vakfı'nın Uluslararası İyilik Ödüllünü aldı. Gerem, "Mülteciler muhacir olarak sınav verirken bizler ensar olarak sınav veriyoruz. Onlar bizim için bir nimet ve bize verilen bu nimetlerin şükrünü en iyi şekilde göstermeliyiz. Muhacir kardeşlerimizi ihmal etmemeliyiz. Yarın bizim başımıza bunların gelmeyeceğini nerden bileceğiz? Bunu düşünerek çalışınca büyük bir heyecanla işimize sarılıyoruz" diyor.
Gerem'in babası bir gün kapılarına gelen yetim arkadaşının un isteği üzerine kilerde kalan son un çuvalını verir. Babasının bu hareketinden çok etkilen Gerem, etrafında bulunan 5 arkadaşıyla mahallelerinde bulunan yardıma muhtaçlar için ne yapabiliriz diye düşünürler. Ramazan ayı içerisinde olmalarından dolayı belirledikleri ailelere 5'er ekmek dağıtmakla işe başlarlar. Gün geçtikçe yanlarına yeni arkadaşlar ve yardım için de yeni aileleri olur. Ekmek dağıtımıyla başlayan bu hareket zamanla erzak, sağlık, eğitim yardımına dönüşür. Şanlıurfa'da kimin yardıma ihtiyacı varsa koşar giderler. Kendisini yardım işine adayan Gerem, İslam coğrafyalarında olan zulümler karşısında da Müslüman kardeşlerini unutmaz. Somali, Filistin, Çeçenistan, Bosna gibi çoğu İslam toprağına Türkiye'den yardım elini uzatır.
Suriye iç savaşının başlamasıyla 5 yıl önce Akçakale'ye gelen 600 kişilik Suriyeli aileri rahat ettirebilmek için Şanlıurfa'nın merkezine davet eden Gerem, "Aileler "Savaş 2 güne biter. Biz de ükemize döneriz" dediler. Ama savaş gün geçtikçe büyüdü. 600 kişiye nasıl yardım ederiz diye düşünürken 600 bin Suriyeliye yardım eder hale geldik. Bunu tek başımıza yapamazdık o yüzden Şanlıurfa'da ki sivil toplum kuruluşlarıyla beraber harekete geçtik. Bu ekip işi sadece Osman Gerem'in işi değil. Kadın gönüllülerimiz de çok aktif. Yükümüzün yarısını onlar omuzluyor" şeklinde anlatıyor. Özellikle Şanlıurfa'da büyüyen bu yardım halkası bütün sivil toplum kuruluşlarını içine alır. 60 sivil toplum kuruluşuyla kurulan platformun şimdiki üye sayısı ise 152'ye ulaşmış.
"Mide derdi olmasıydı hiçbir kuş tuzağa düşer miydi?" diyen Gerem, mültecilerin zararlı kişilerin elinde perişan olmalarını önlemekle beraber toplumun huzurunun aksamaması için de çalışıyor. Şanlıurfa'nın şanına yakışır bir şekilde ekmeklerini paylaştıklarını belirten Gerem, "Urfa muhacir ensar kardeşliğini herkese gösteriyor. En zengininden en fakirine kadar herkes yardım için el uzatıyor. Bu zamana kadar hiçbir olumsuz olayla karşılaşmadık. Ama Urfa'yı aşmak zorundayız. Çünkü Urfa, Suriyeliler konusunda pek bilinmiyor. Biz de bazen Türkiye'ye gezerek hayırseverlere Urfa'yı anlatıp yardım etmelerini istiyoruz" diyor.
Sadece mideyi doldurmakla da faydalı olunmadığından bahseden Gerem, "Bir gün Suriyeli bir avukat kardeşimiz, "Allah sizden razı olsun. Bizim ihtiyaçlarımızı temin etmeye çalışıyorsunuz ama benim okul çağında bir kız çocuğum var. Ne zaman evin önünden okula giden çocukları görse içeriye koşup ağlıyor. Baba ben ne zaman okula gideceğim" demiş. Biz de o gün bu çocukların eğitim ihtiyaçlarını gidermek için çalışmalar başlattık. Onlar için okullar açtık. 130 tane Suriyeli öğretmenin ücretini de Türkiye Diyanet Vakfı ödüyor" diyerek mülteci çocukların gelecekleri için uğraşıyor.
Suriyelilerin rahatça alışveriş yapabilmeleri için kıyafet mağazası açtıklarından bahseden Şanlıurfa Sivil Toplum Kuruluşları İnsani Yardım Platformu başkanı Osman Gerem, her Cumartesi gününün yetim günü olduğunu anlatıyor. Önceden belirlenen ortalama 150 çocuk giydirilip, yedirilip, hediyeler verildikten sonra şenlik havasında eğleniyor.
Uzun yıllardır yardım faaliyetlerinde çalışıyor olmasına rağmen hala ulaşamadıkları aileler olduğundan bahseden Osman Gerem, "Geçenlerde bir haber geldi 61 yaşında bir teyzemizin 9 torunu var. Geçimini ise çöplerden sağlıyor. Oğlu da şehit. Bunu duyunca hala ulaşamadığımız insanlar olduğundan dolayı yetersiz kaldığımızı gördük. Her ay ortalama 20 tır yardım giriş çıkışı olmasına rağmen o teyzeye ulaşamıyorsak yorulmayı unutup daha çok çalışmamız gerektiğine inanıyoruz. Artık koşmak değil uçmak lazım" şeklinde konuşuyor.
Mülteci gençlerinde gönüllü olarak hizmet hareketlerinde olmak istediklerini anlatan Gerem, "Paramız yok ama hamallık yaparız diyorlar. Bu da bizi çok sevindiriyor. Bu gençlere ayrıca mesleki eğitim kursları verilmeli. Savaşın ne zaman biteceği belli değil. 15 yaşında buralara gelenler şimdi 20 yaşındalar. Uzun soluklu projelerle sosyal aktivitelere yönlendirmeliyiz. Böylece hem Türkiye hem de bu gençler kazanır" diyor.
Derneğinde mahkumlar ve ailelerine, uyuşturucu mağdurlarına da destek veren Osman Gerem, onları tedavi ve rehabilitasyonları için yönlendiriyor, yeniden hayata kazandırmak için uğraşıyor.






