Editörlüğünü Lütfü Tınç'ın yaptığı Yakın Tarih Dizisi yanlış ve eksik bildiklerimizi düzeltiyor. Bugünkü sınırlarımızın son Osmanlı Meclisi'nde çizilmesi, Osmanlı Genelkurmayı'nın Atatürk ve iki komutanı Anadolu'ya yollaması, Atatürk'ün Vahdettin'in kızıyla evlenmek istemesi bunlardan bir kaçı...
Yaklaşık 7,5 yıl Popüler Tarih Dergisi'nin editörlüğünü ve yöneticiliğini yapan Lütfü Tınç, aynı zamanda fikir babası olduğu bir dizinin editörlüğünü yapıyor. Akademisyenler tarafından adeta roman gibi yazılan kitaplar yanlış bilinenlerin doğru algılanmasını sağlayacak, meraklısına ilginç ayrıntılar verecek. Misak-ı Milli'nin son Osmanlı Meclisi tarafından kabul edilmiş olması en önemli ayrıntılardan. Osmanlı Genelkurmay'ının, ordunun çekirdek yapısını korumak amacıyla Mustafa Kemal'le birlikte iki komutanı gizlice Anadolu'ya göndermesi diğer eksik ya da yanlış bildiğimiz nokta. Atatürk'ün, Sultan Vahdettin'in kızı Sabiha Sultan'ı isteyip istemediği konusu da bu diziyle biraz daha aydınlanacak.
Kurtuluş Savaşı'nın siyasi manifestosu olarak bilinen ve bugünkü sınırlarımızı aşağı yukarı tarif eden Misak-ı Milli kararlarıyla ilgili yanlış bilinenler, dizinin ilk kitabından biri olan Misak-ı Milli'de düzeltiliyor. Cengiz Sunay'ın kaleminden çıkan kitap, TBMM tarafından çizildiğini sandığımız sınırların aslında son Osmanlı Meclisi'nde çizildiğini söylüyor. Tınç, "Hiçbir şey yoktan varolmaz. Ankara'daki meclis, İstanbul'dan da kaynaklanmıştır. Bir sabah kalktık, cumhuriyet kurulmuş. Yok böyle bir şey, bu bir süreç. Dizinin sofistike tarafı devletin devamlılığını, Osmanlı ile Cumhuriyet arasındaki bağı göstermesi." diyor.
Serinin kitaplarından "Son Sadrazam" ise Ahmet Tevfik Paşa'nın ilginç yaşam öyküsünü içeriyor. Tevfik Paşa, Londra Konferansı'nda İngiltere'nin Ankara ile İstanbul'u birbirine düşürme planını boşa çıkarmış. Kitabın yazarı Orhan Koloğlu olayı şöyle anlatıyor: "Ankara Heyeti, ayrı da olsa, İstanbul'un bir parçası imiş izlenimini uyandıracak biçimde salona yerleştirilmişti. Görüşünü açıklaması istenince, Paşa, gayet kısa konuştu: 'Söz, milletin asıl vekillerine aittir; bundan dolayı, Anadolu heyetine söz verilmesini teklif ediyorum.' İngiliz Başbakanı Lloyd George, yakından tanıdığı Tevfik Paşa'ya, Londra'dan ayrılması sırasında şu soruyu yöneltir: 'Ankara'dan gelen bu haydutlar acaba hangi yoldan inlerine döneceklerdir?' Paşa'nın yanıtı aynıdır: 'Efendim; haydut dediğiniz bu kişiler, yurtlarını var güçleriyle müdafaa eden saygıdeğer vatanseverlerdir. Haydut değil"
Dizide önümüzdeki aylarda yayınlanacak kitaplar da ilginç konulara değinecek. Üçler Misakı'nı konu alacak kitap, Atatürk'ü Anadolu'ya Vahdettin'in gönderip göndermediği gibi tartışmalı bir konudan ve Osmanlı Genelkurmayı'nın çalışmalarından bahsedecek. Tınç "Bilinenin aksine, Atatürk'ü Anadolu'ya Vahdettin gönderiyor tabi. Bu ordular tasfiye edilirken hiç olmazsa güçlü bir iskeletin İngilizlerden gizli olarak muhafaza edilmeye çalışılması. Yani Osmanlı Genelkurmayı Yunan işgalinden sonra uyumuyor, İngilizlere teslim olmuyor, bir çekirdeği korumaya ve kurtarmaya çalışıyor." diyor. Yayınlacak kitaplardan bir diğeri de Lütfü Tınç'ın imzasını taşıyor, "Saray'daki Son Aşklar". Kitap, Osmanlı Sarayı'ndaki son aşk hadisesinden, yani son padişah Vahideddin'in kızı Sabiha Sultan'ın aşk öyküsünden de söz ediyor. Mustafa Kemal Paşa'dan da evlilik teklifi aldığı kimi yazarlar tarafından ısrarla öne sürülen Sabiha Sultan, son Halife Abdülmecid Efendi'nin oğluna, yani kendi kuzeni Şehzade Ömer Faruk Efendi'ye âşık olur. Sonunda Sabiha Sultan, Şehzade Ömer Faruk ile evlenecek; ama mutsuz olacaktır.
Kendi kuşağının "hain padişahlar vatanımızı sattılar" gibi bir ilkokul eğitimi aldığını ve hala bunun acısını çektiğini anlatan Tınç, tarih anlatımı konusundaki boşluğu bildiği için böyle bir seriye gerek duymuş. Tınç, "Amacım tarihin dedikodusunu yapmak değil. Yakın tarihimizi bize anlatacak, tarihle ilgilenen herkese hitap edebilecek ama içeriği sağlam kitaplar ortaya çıkarmak." diyor. Bu nedenle kitapları yazacak akademisyenlere dil, sunuş ve kurgu konusunda propoganda yapan, oturup pazarlık eden Tınç, amacına da ulaşmış.






