Erguvan bakışlı İstanbul

Sedat Özkömeç
00:0027/04/2012, Cuma
G: 26/04/2012, Perşembe
Yeni Şafak
Erguvan bakışlı İstanbul
Erguvan bakışlı İstanbul

'İmparator çiçeği' derlermiş adına... Veliahtlar bile onlarla süslü odalarda dünyaya gelirmiş. Boğaz, onun kokusunu almadan baharın geldiğine inanmaz, İstanbul o arz-ı endam etmeden duyamazmış hayatın sesini... Laleler bir yana, şimdilerde İstanbul'un erguvan hali bir başka; hatta erguvan bakışlı İstanbul, bambaşka...

İstanbul köşe bucak erguvana büründü. Özellikle Boğaz sırtlarını lalelerden sonra şimdilerde erguvanlar ile mor salkımların büyüleyici renkleri sarıp sarmalıyor İstanbul'umuzu. Daha ziyade Ege ve Marmara Bölgelerinde görülen erguvanlar, son yıllarda tekrar eski itibarını kazanmaya başladı.

Boğaziçi'nde tekneyle düzenlenen erguvan turlarına katılanların sayısı da gün geçtikçe hızla artıyor. Genellikle Nisan'ın son haftalarında açan erguvanlar bu sene 10 gün daha erken boy göstererek, Boğaz'ın kuytu ve güneşli köşelerinde Nisan başı tomurcuklandı ve şehri dört başı mamur süslemeye koyuldu.

İSTANBUL SİMGE DEĞİŞTİRDİ

Aslında İstanbul'un laleden önceki simgesiydi erguvan... Bizans'ın kurulduğu 11 Mayıs'ta açtığı için 'imparatorluğun simgesi' olarak kabul edilmişti. Rengi imparator ailesinin giysilerinde ve armalarında kullanılırdı. Sarayın içi erguvan renkleriyle kuşanır, veliahtlar erguvan renkli odalarında doğarlardı.

BİR KOKUSU RUHLARA HUZUR

Boğaziçi bile her gün değişen renkleriyle şehrin adeta ruh haline ayna tutar. Şehri süslemek lalenin; Boğaziçi'ni süslemek erguvanın işi olsa gerek... Öyle ya, kimine tebessüm eden bir çocuğu hatırlatır, kimine elmastan bir yüzük kadar değerli gelir erguvanlar; baharda Boğaz'a biçilen en güzel kaftan aslında... İstanbul neşesini biraz da erguvandan alır. Her Nisan büyük bir özenle giydirir, Boğaz erguvanlarını sırtlarına... Gençken gri gövdeli erguvanlar, yaşlanınca koyu kahveye dönüverir adeta... Yazları sapından girintili yuvarlak yapraklarla 'merhaba' derken; sonbaharda fasulyemsi tohumlar bırakır değdiği topraklara... Erguvan, denizle de öyle iyi dosttur ki, bir sabah Boğaz'ın güzelliği olup yakar etrafı, kasıp kavururken içleri... Bir bakarsın öğle üzeri denizin ve toprağın kokusunu aralar, salınıverir Marmara'ya doğru. Bir gizemdir erguvan; kızıl ile pembe arasındaki coşku... Beşiktaş'tan Üsküdar'a tekne ile geçerken bir görüntü şöleni sunar ruhlara...


En güzel gözlem noktaları
AVRUPA YAKASI:
Boğaz'ın erguvanları en güzel Eminönü, Üsküdar ve Beşiktaş'tan yapılan vapur seyahatleri ile görülebilir. Avrupa yakasında Beşiktaş Yıldız Parkı üzerinden başlayarak Yeniköy'e kadar, Rumeli Hisarı'nın sağında ve solunda, Emirgan Korusu'nda, Eyüp yamaçlarındaki erguvanların seyrine doyulmaz.
ANADOLU YAKASI:
Paşalimanı'ndan başlar Fenerbahçe Burnu, Fethipaşa Korusu, Vaniköy Papaz Korusu, Kanlıca Mihrabat Korusu ve Beykoz'a kadar devam eder bu eşsiz manzara. Evinize, yolunuza hangi bölge yakınsa lütfen yolunuzu düşürün. Sıcakların erken gelmesiyle 10 Nisan'da açan erguvan çiçekleri, belki 3, belki de 5 gün sonra rüzgâra verecek kendilerini.