Güzellik kremlerle değil gülümsemekle kalıcı olur

Büşra Sönmezışık
00:009/01/2011, Pazar
G: 8/01/2011, Cumartesi
Yeni Şafak
Güzellik kremlerle değil gülümsemekle kalıcı olur
Güzellik kremlerle değil gülümsemekle kalıcı olur

Anneannesinden aldığı bilgileri formüle ederek bir markaya dönüştüren Suna Dumankaya, hayata gülümseyerek bakan insanların yaşlılıkta da güzel kaldıklarını söylüyor.

Türkiye'de bir ilk başlattınız. Hem güzellik uzmanısınız hem de bunu bitkisel ürünlerle yapıyorsunuz. Sizdeki bu bilginin kaynağı nereden geliyor?

Anneannem Türkiye'nin ilk lokman hekimidir. O, bitkilerle sağlık ve güzellik reçeteleri yapıyordu. Türkiye'nin her noktasından bize insanlar gelirdi. Onlara hep karşılıksız hizmet ederdi. Bir sözü vardı “Bu bir Allah ilmidir, bunun karşılığı alınmaz” derdi. Ben de onun bana verdiği o bilgilerin 35 yıldır üzerinde çalışıyorum.

Nasıl markalaştınız?

Bilgilerimi hiç ticari amaçla kullanmamıştım. Bir gün Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nin sorumlu müdürleri, dekanları; “Sen televizyonlarda ve dergilerde bol bol tarif veriyorsun. Bu tarifleri hayata geçirelim” dediler ve markamı yaptılar.

Ve siz de Suna Dumankaya markası çıkardınız…

Bu önce bana şaka gibi geldi. Sonra Allah nasip etti, formüllerimizi verdik onlar geliştirdi ve bu şeklini aldı. Ortaya 60 tane ürün çıktı. Asıl bilginin sahibi elbette Allah'tır ama ben aktarıyorum. Bugün Türkiye geneline hiç isim hakkı almadan bayilik veriyoruz.

Peki ya o pahalı bakım ürünleri?

Altı yıl önce marka olduğum zaman Türkiye'de 570 milyon dolar kozmetiğe para harcanıyordu. Bu sene ise 1 milyar dolar sadece Türkiye dışına giden kozmetik parası olduğu yazılıyor. Yazık günah değil mi? Başka ülkeleri zengin ediyoruz. Buna biraz olsun dur demenin zamanı gelmişti.

Tepkiler nasıl?

Şaşırıyorlar. Bazen de bayan geliyor “Şu marka kullandım, Türkler de yapar mıydı böyle şeyler?” diyor. Piyasada kötü ürünler olduğu için insanlar inanmakta güçlük çekiyor. Ama ürünlerim Avrupa'ya gitti ve orada zehir merkezinden geçti. Demişler ki “Türkler ilk defa doğru iş yapmış” açıkçası bu lafa üzüleyim mi sevineyim mi bilemedim. Sonunda Hollonda, Amerika ve Almanya'ya ürün gönderiyoruz. Amacım “Ben” değil “Biz” olabilmek.

Ürünleriniz piyasaya göre oldukça ucuz. Rağbet var mı?

Açıkçası Avrupa için çok iyi bir pazarız. Onlar bir liralık ürünü size bin liraya satıyorlar. İnsanlar da bir ürüne 500 lira verirsem çok daha iyi olacak gibi bir kanı var. Hayır, öyle bir şey yok. Bakın ben Türkiye'de bu işe girdiğim zaman bana birçok ürün geldi ve hepsinin içeriklerini alıp inceledim. Hiçbirinde bir şey olmadığı gibi bir de içlerinde zararlı maddeler var. Dördüncü dünya ülkeleri gibi deneniyoruz. Bundan 20 yıl önce cilt kanseri bu kadar yaygın mıydı? Kimyasal, sentetik ve hormonlu kremler yüzünden oluyor.

Bu kadar bilgiyi nasıl ediniz peki?

Çocukluğum anneannemin yanında geçti onun asistanlığını yaptım. 105 yaşına kadar yaşadı. Çok bilgili bir kadındı. Türkiye'deki bütün dönemin başbakanları bizim eve gelip yemek yerlerdi. Anneannemden öneriler alır öyle giderlerdi. Onun mirasını yaşatıyorum.

Yaptığınız formülleri nasıl test ediyorsunuz?

Önce kendime uygularım, iyi sonuç alırsam ondan sonra tavsiye ediyorum. İlaç almayı pek sevmiyorum. Kendimi tedavi ederim. Eğer başım ağrıyorsa ya da hastaysam papatya çayı kaynatır içerim, bağışıklık sistemi için de kırmızı pancar, yeşil elma, zencefil, yeşil limon biraz maydonozun katı meyve sıkacağı ile suyunu çıkarıp o suyu içersen sağlıklı kalırsın.

Hangi yaşta ürün kullanmayı öneriyorsunuz?

İnsan doğar doğmaz yaşlanmaya başlıyor. Bir defa sağlık olmadan asla güzellik olmuyor. Önce sağlık sonra kendimizi güzelleştireceğiz. Bir de her yaşın bir güzelliği ve yaşanmışlığı var. İnsanlar yaşını taşımayı bildiği sürece ve sert ifadeyle hayata bakmadıkları sürece güzel yaşlanırlar. Ama öfkeli ve sorunlu bakış açısı kazandıklarında çirkinleşerek yaşlanıyorlar. Yumuşak ifadeyle yaşlanan biri asla çirkin görünmez. Bir de inanç çok önemli. Kaliteli bir ömür sadece iyi beslenmekle değil. Ruhu iyi duygularla beslemekle oluyor. Her şeyin Allah'tan geldiğini düşününce kesinlikle negatif olmuyorsun.

Doğal makyaj malzemesi üretmeye başladınız, makyaj malzemesinin doğalı olur mu?

Çok da güzel oluyor. Yavaş yavaş ilerletiyoruz. Göz kalemleri, farlar, allıklar yapıyoruz. Bir de domuz yağı içermeyen rujlar yapıyoruz.

O nasıl oluyor?

Kıvamı tutturabilmek, domuz yağı yerine balmumundan yararlanıyoruz. Hedefim 2012'de ekosertli yüzde 100 doğal ürün yapabilmek. Şu anda raf ömrünü uzatacak malzeme bulamadım.


DUYGULAR HASTALIĞIN TÜRÜNÜ BELİRLİYOR

Astroloji doğal sağlık ve güzellik üzerine kitap çıkardınız. Arasında ne gibi bir ilişki var?

Portekizli bir astroloji uzmanı aynı zamanda yaşam koçluğu yapan Frederico Ciongoli ile Türkiye'de tanıştım. Kitapta duyguların hangi hastalıklara neden olduğu konusuna değiniyoruz. var.

En çok kapınızı kim çalıyor?

Birçok kişi aknelerden muzdarip. Akneler için “Akne Plus” adında bir ürün yaptım. Krem ve akne önleyici köpükten oluşuyor. Akneli cildi olanların kesinlikle almış olduklara gıdalara dikkat etmeleri gerekiyor. Fındık, fıstık, çikolata, koladan uzak duracaklar. Sonra bir çay kaşığı kaliteli pudra, bir tane herhangi bir antibiyotiğin tozu, bir çay kaşığı da oksijenli suyu karıştırıp yüzüne sürüp, beş altı gün üst üste yaptığınızda. O sivilceler ortadan kalkıyor. Doktor kontrolünde olmasında yarar var. Çünkü her akneye güzellik uzmanı cevap veremez.