
Victor Hugo'nun Doğu hakkında yazdığı şiirler ve yaptığı resimler “Doğululuklar” sergisiyle ilk kez Türkiye'de... Küratör Anna Bradel, Hugo'nun savaş, ölüm, fantastik temalarının ağır bastığı tüm çizimlerinde ilhamını Doğu'dan aldığını söylüyor.
Dünya edebiyatının önemli yazarlarından Victor Hugo'yu çokları Sefiller romanıyla tanıyor fakat o, hayatı boyunca resimden şiire birçok alanda eserler verdi. Yazarın Türkçe'ye çevrilmeyen 'Doğululuklar' adlı bir de şiir derlemesi var. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi de Hugo'nun bu şiir derlemesini ve çizimlerini bir sergide buluşturdu. Sergideki 90 çizim, ağırlıklı olarak Paris'teki Maison Victor Hugo'dan, özellikle de Hugo'nun el yazmalarını ve çizimlerinin çoğunu muhafaza eden Fransa Millî Kütüphanesi'nden gelen reprodüksiyonlardan oluşuyor. Sergiye Les Orientales kitabını temsilen alıntılanan 14 şiir de eşlik ediyor. Yazar şiir ve çizimlerinde hiç ayak basmamış olmasına rağmen ilhamını Doğu'dan alıyor. Küratör Anna Bradel ile sergiyi konuştuk...
1829'da Fransa'da basılan 'Doğululuklar' adlı şiir kitabından yola çıktık. Hem Hugo'yu hem de resimlerini tanıtmak istedik. Hem şiirler hem de tablolar birbiriyle estetik olarak yakındır. Bu sebeple birlikte sergiledik. Şiir kitabını “Doğulular” olarak da çevirebilirdik. Fakat “Doğululuklar”ı tercih ettik. Çünkü Victor Hugo Doğuluları daha önce görmemişti, onları tasvir etmiyor. Kendi kafasındaki Doğulu imajını tasvir ediyor.
Bu anlayış Osmanlı ile sınırlı değil. Asya da İspanya da buna dahil. 19. yy'da da oryantalist akım döneminde sanatçılar Doğu'ya gelip eser verdi. Hugo da bunları okuyup etkileniyor. İspanya'nın güneyineki El-Hamra Sarayı'nı babasıyla birlikte gezmiş. Kardeşi de Arap ve İran şiirlerini Fransızca'ya tercüme ediyormuş. Bu tercümelerden çok esinlenmiş.
Resimlerinde zihnindeki Doğu ile gördüğü Avrupa'yı yansıtmış. Birinci bölüm manzara ağırlıklı, savaş, şiddet ve tabi ki ölüm temalı. Kadın-erkek ilişkileri, cinler, periler gibi fantastik öğeler var. Victor Hugo şiir yazarken müziğe önem veriyordu ve bazı şiirlerindeki sesin Doğulu olmasını da istiyordu diyebiliriz. Gerçeğin ötesini gören perdesiz bakan kişi olduğunu tasvir ettiği şiir ve resimlerinde görüyoruz. Güneşin batmasıyla şair, şiir boyunca rüyaya dalıp Doğu'yla ilgili sahneler görüyor. Sonunda da gri bir gökyüzüne sahip Paris'te uyanıyor. (Çizimler: Tüm yayın hakları ©BNF'e aittir.)







