Hayat İyilik bakkalda

İyilik bakkalda

Bakkala ekmek için giden çocuklara hediye kitap veren Kanber Bozan’ın hikayesini daha önce Yeni Şafak Pazar okurlarıyla paylaşmıştık. Bu defa “Bizi Robin Hood gönderdi” diye kapısını çalan gençlerin getirdiği 15 bin kitabı konuştuk.

İlker Nuri Öztürk Yeni Şafak
Kanber Bozan
Kanber Bozan

Elli yaşındaki Kanber Bozan, Üsküdar Mimar Sinan Mahallesi’nde bulunan Uysal Gıda adlı bakkal dükkânında çocuklara kitap hediye ediyor. Çocukları ders konusunda yalana başvurmasın diye, okuldan geldiklerinde onları elinde kitapla karşılayan Bozan, aslında pek de okuma yazma bilmiyor. Adıyaman’da doğup büyüyen Bozan, küçük yaşta tek başına İstanbul’a geldi. Sevgi ve şefkate ihtiyaç dolu bir çocukluk geçirdiğini belirten iyiliksever Adana, Mersin, Tarsus’ta ırgatlık yaparak büyüdüğünü ve ilkokulu zar zor bitirdiğini anlatıyor. Kanber Bozan, kendi çocuklarına ve mahallenin miniklerine sevgiyle ağabeylik yapmaya çalışıyor. Beş yıl önce oğlu Fırat Bozan’ın mahalledeki çocuklara kitap hediye etmesiyle başlayan hikaye, bugünlerde Türkiye’nin birçok yerine ulaşan bir iyilik hareketine dönüştü.

Kanber Bozan

YETER Kİ OKUSUNLAR

Dükkana gelen çocuklara kitap hediye eden, okuyup özetini anlatana da çikolatadan jelibona, içecekten dondurmaya hediyeler veren Kanber Amca, çocukların gönlünü kazandı. Dükkana gelen büyükler ise çocukluklukta okudukları kitapları görüp nostaljik bir dünyaya adım atıyor. Çoğu çocuk, kitabı okuduktan sonra başkası okusun diye geri getiriyor. Kimisi değiş tokuş yapıyor kimisi arkadaşına hediye ediyor. Kanber Amca’nın tek isteği ise yeter ki kitaplar okunsun. Ailesine ve öğretmenlerine Kanber Amca’yı anlatan çocuklar sosyal medyada paylaşıldıktan sonra Uysal Gıda gazeteci ve televizyoncuların akınına uğradı. Mahalle çocuklarının büyük ilgisi üzerine evdeki çocuk kitaplarını bakkala getirip gazete standına dizen Kitapçı Bakkal Amca, çocukların talebini karşılamak için kitap talep eder ve Türkiye’nin dört bir yanından dükkana binlerce koli gelir. Bozan, hayalini şöyle anlatıyor: “Hayalimde emekli olup büyük bir dükkanda daha çok yer ayırıp çocuklara kitap temin etmek var. Ufak bir aylığım olsa hem dükanda çocuklarla ilgilenirim hem de konuşmalara, yardım faaliyetlerine katılırım. Yoksul okullara kütüphane kurmak isterim. Sadece kitap değil, imkânım olsa da durumu olmayan öğrencilere kıyafet toplasam. Kendim ilgilensem, başka şehirlere yardım ulaştırsam.”

Kanber Bozan ve İlker Nuri Öztürk

15 BİN KİTAP GELDİ

  • Kanber Amca’nın başlattığı iyilik halkasını genişleten son isimse Robin Hood oldu. Geçtiğimiz günlerde bir akşam dükkanın kapısına geldiklerini belirten Kanber Amca, “Akşam dokuz saatlerinde selam verip birileri girdi içeri. ‘Robin Hood diye biri kitap gönderdi, biz elçiyiz’ dediler. Daha önce adını duymamıştım, teşekkür ettim. 15 bin kitap var dediler. Birazını ben aldım ama dükkanımda yerim az olduğu için onlardan bir şey istedim. Benim adıma köy okullarına göndermelerini istedim, onların faturalarını da bana getirecekler. Onlara güveniyorum” diyor.
  • “Keşke Robin Hood’larımız çoğalsa” diyen Kitapçı Bakkal Amca, şöyle devam ediyor: “Hepimizin eğitime ihtiyacı var. Bir baba olarak kendimden yola çıkarak söylüyorum. Okuyamayan biri olarak konuşuyorum. Rahat iletişim kuramıyorsun, özgüvenin olmuyor... İsterim ki bütün esnaf arkadaşlar kitaba, eğitime önem versin. Herkes mahallesindeki çocuklar için en azından kapı önüne bu tür gazetelik tarzı bir kitap standı koyabilir.”

Öğretmen olmak istiyordum

Okuyabilene kitap, okumayı bilmeyene boyama kitabı veren iyiliksever, çekingen miniklere ise dosya kağıdı veriyor ve anlatmak yerine okuduğu kitabın bir sayfasını yazdırıyor. Küçüklüğünden beri öğretmen olmak isteyen Kanber Amca için miniklerin eğitmine katkı sağlamak başka bir keyif: “Böylece hem çocukların eli yazıya alışıyor hem de kendilerine güvenleri geliyor. İlk zamanları iki eliyle kağıdı tutup sessizce bakkal köşesine doğru sinip okuyan öğrenci, bugün gür sesle okuyor yazdığını, kitabı takılmadan anlatıyor. Amca diyorlar bana, amca baba yarısıdır. Sorumluluk hissediyorum. Bugün varız yarın yokuz. Çocuklarımız, gençlerimiz bu haberleri okuduğunda hiç olmazsa rahmetli bir Kanber Amca vardı deseler yeter.”

Bir şey yapmalı

  • Mahallenin sevgisini kazanan Kanber Bozan’ın maketi bile yapılmış. “Mahallenin gençlerini çocuklarımdan ayırmıyorum” diyen Bozan, “Onlara baktığımda kendi küçüklüğümü görüyorum. Zorlukları da var elbet, durumum belli. Bazen kitapları deviren çocuklar oluyor, raflara kitap yerine ürün koysam satış olur... Bunları bir kenara bırakıp kendimi feda ettim. Birileri bir şey yapmalı. Benim bir çocuğum daha var gibi düşündüm ve ona göre elimden geleni yapıyorum. Çocukları böyle kazanacağız. Her şeye katlanmak zorundayız” diyor.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.