Hayat Kara Fatmanın tüfeği bize emanet

Kara Fatma’nın tüfeği bize emanet

Milli Mücadele’nin kadın kahramanı Kara Fatma, Sevtap Çapan’ın rol aldığı “Ben Kara Fatma” adlı oyunla sahneye taşındı. Kara Fatma’nın kullandığı tüfeğin aynısını oyunda kullanan Çapan, “Tüfeği önce taşıyamadım, ne kadar ağır, boyum kadar neredeyse dedim. Tüfeği de davası da ruhu da bize emanet. Bu ağırlığın farkındayız” diyor.

İlker Nuri Öztürk Yeni Şafak
Fotoğraf: Arşiv
Fotoğraf: Arşiv

Cephelerde namı dilden dile dolaşan, askerler arasında efsaneleri anlatılan Kara Fatma’nın hayatı tiyatro sahnesinde. Asıl adı Fatma Seher Erden olan mili kahraman, eşi Ahmet beyin asker olmasının da etkisiyle Balkan Savaşı’na katıldı. Sivas Kongresi günlerinde Mustafa Kemal Atatürk ile görüştü. Paşa’nın emriyle Milis Müfreze Komutanı olarak Batı cephesinde görevlendirildi. Hem istihbarat hem de çatışma alanında aktif rol oynadı. Mehmet Dağıstanlı’nın aynı adlı romanından uyarlanan “Ben Kara Fatma”da Sevtap Çapan oynuyor. Tiyatro PAS tarafından sahnelenen tek perdelik oyunun yönetmenliğini Özgür Kaymak üstleniyor. Tiyatro PAS ekibinin Milli Mücadele’nin 100. yılında başlattığı oyunlar arasında “Ben Fevzi Çakmak”, “Ben Kazım Karabekir”, “Ben Nezahat Onbaşı” da yer alıyor. Tiyatro sanatçısı Sevtap Çapan ile Kara Fatma’yı konuştuk.

KADIN ERKEK BİRLİKTE

Kara Fatma’yı canlandırmak nasıl bir duygu?

Vatan için varını yoğunu ortaya koyan, en sevdiklerini kaybeden, kanının son damlasını gözünü kırpmadan akıtmaya hazır ve bugünümüzün mimarlarından olan yaşamış gerçek bir kahramanı oynamak öncelikle büyük bir onur benim için. Savaşta kullandığı tüfek meşhurdur. O tüfeğin aynısını kullanıyorum sahnede. Önce taşıyamadım, ne kadar ağır, boyum kadar neredeyse dedim. Hayranlık ve büyük bir minnet duygusu hâkim bende ona karşı. Tüfeği de davası da ruhu da bize emanet. Bu ağırlığın farkındayız.

Kara Fatma’yı siz bize nasıl tanıtırsınız?

Kara Fatma lakabıyla bilinen Fatma Seher Erden hem hayatın içinde hem de savaşın ortasında yaşam mücadelesi vermiş yürekli bir insan. Kısacık boyuna rağmen koca yürekli bir kadın. Başı dik, korkusuz, dirayetli, inatçı, inançlı, vatan aşkıyla yanan bir vatansever. Gözü karalığı nedeniyle Mustafa Kemal Paşa tarafından kendisine “Kara Fatma” denmiş. Silah arkadaşlarını, ailesini, köylüyü ana gibi sahiplenen, ölümüne koruyan kollayan bir yapısı varmış. Müfrezesi ve herkes ona “Ana” demiş.

Cephedeki etkisi neydi ?

Kara Fatma stratejik bir dehaya da sahip bana göre. Üstelik tam bir lider. İyi nişancı, iyi at binici. O dönemde bir kadının yüzlerce insanı peşinden sürükleyebilmesi sıra dışı bir durum. O bunu başarmış. Köylü ilk başlarda ona inanmamış, güvenmemiş. Bunun karşısında şu sözü ile ne kadar kıvrak bir zekâsı olduğunu da görmekteyiz: “Artık kadın, erkek yok. Artık istiklal var.” Savaştan sonra yaşadığı hayat ise çok dokunaklı… Bir lokma ekmeğe, bir yudum suya muhtaç bir hayat ve Darülaceze’de yapayalnız verilen son nefes. Madalya sahibi ilk kadın üsteğmen. Unutulmaya yüz tutmuş bir kahraman.

BİR UMUT DOĞDU

Oyunda milli kahramanı hangi yönleriyle anlatıyorsunuz?

Kara Fatma’nın çocukluğundaki yaşantısından tutun, savaş yıllarındaki yaşadıkları, savaştan sonra içine düştüğü durumu anlatıyoruz. Bütün bu yaşananlar esnasındaki duyguları, düşüncelerini de ekleyerek, tabii ki tarihe sadık kalıp tüm yönlerine hayatını mercek altına alıyoruz.

Oyunda sizi en çok etkileyen sahne hangisi? Çanakkale için ne söylersiniz?

Aslında pek çok sahne var ama yaşadığı onca kayıptan sonra oğlunu da kaybettiği sahne diyebilirim. Çanakkale Zaferi Kurtuluş Savaşı’nın ruhu. Orada bir umut doğdu, bir millet doğdu. Hainlere rağmen, güçlü ordulara sahip düşmanlara rağmen vatan savunmasına çoluk çocuk, kadın erkek, ölüme gittiğini bile bile topyekün mücadele ile katılan o millet bizim geçmişimiz. Ruhları şad olsun.

Kahramanlarımızı hatırladık

Sevtap Çapan
  • Oyuna gelen tepkiler nasıl?
  • Hayranlık duyulan sıcak ve duygu yüklü bir atmosfer oluşuyor açıkçası. Kahramanımız hakkında bilinmeyen her şeyi seyrederek öğrenen seyirci çoğunlukla gözyaşlarına hâkim olamıyor. Kimisi kendine kızıyor, kimisi şaşırıyor. Milli duygular yükseliyor. Bizler başkalarının kahramanlarının övülmesine alıştık uzun zamandır, bu oyunla seyircimiz de bunu sorgulamaya başladı. Oyun serisi, kendi kahramanlarımızı hatırlamaya yönlendirdi diyebilirim.
Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.