Mezar taşlarındaki Osmanlıca yazılar dikkat çekiyor

Yeni Şafak
10:077/11/2018, Çarşamba
IHA
Mezarların içerisinde büyük bir trajediyle hayatını kaybetmiş kişilerin hayatları yazıyor.
Mezarların içerisinde büyük bir trajediyle hayatını kaybetmiş kişilerin hayatları yazıyor.

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi (İKÇÜ) Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi öğretim elemanlarından oluşan çalışma grubu, İzmir’in tarihi gömü alanı Kokluca Mezarlığı'nda üzerinde Osmanlı harfli yazılar bulunan 250’yi aşkın mezarı tespit etti, numaralandırdı ve kayıt altına aldı. Mezarların içerisinde şehit mezarlarının yanı sıra büyük bir trajediyle hayatını kaybetmiş kişilerin duygu yüklü şiirlerle yazılmış mezar taşları da bulunuyor.

Türk Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömür Ceylan, Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cahit Telci, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Özer Küpeli, Türk-İslam Arkeolojisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersel Çağlıtütüncügil ile Araştırma Görevlileri Yasin Özdemir ve Ekim Ortaç Uludüz, üç aydır İzmir’in tarihi mezarlığı Kokluca’da alan çalışmasında 250’den fazla mezarı kayıt altına aldı.

İKÇÜ’lü akademisyenlerin imzasını taşıyan ve alan çalışması büyük ölçüde tamamlanan "Kokluca Mezar Kitabeler" projesi, yaklaşık altı aylık bir sürenin ardından kağıda dökülüp kitaplaştırıldığında, kentin binlerce yıllık tarihine de farklı bir noktadan ışık tutmuş olacak.

Mezar taşlarında yaşanmış insan hikayeleri var


İnceledikleri mezar taşları arasında en çok dikkat çeken bölümün aile mezarları olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ceylan, şöyle konuştu:

  • "Taşlar her ne kadar mezar kitabeleri olsa da, aslında her biri arkasında en az bir, bazen de çok daha fazla yaşanmış insan hikayesini barındırıyor. Bu taşların pek çoğu, üzerilerinde manzum metinler, yani şiir parçaları içeren kitabelerdir. Bu şiir parçaları, kimi zaman mezar sahibi mevtanın güzel vasıflarını, yaşarken yaptığı iyilikleri, hayatına dair pek çok ayrıntıyı ve ölüm sebebini içeren özgün manzumeler oluyor.
  • Aile mezarları benim en çok dikkatimi çeken konu oldu burada. Kimi aileler bir arada defnedilmiş, bazıları da çok trajik sonlarla bir arada defnedilmek zorunda kalınmış. Ruhi bunalım sonucu intihar edenler dahi kitabe metinlerine edebi sanatlarla gizlenmiş. Yeni gömülerin arasında, zamanla toprağın altında kalmış, bazen kocaman kitabenin yalnızca fes bölümünün toprak üzerinde göründüğü pek çok kitabe ile karşılaştık. İzmir’in köklü ailelerinin ticari faaliyet alanları, yaptırdıkları imar faaliyetleri, hayır hasenat işleri, bir anlamda İzmir’in iktisadi ve sosyal hayatı mezar kitabelerine kaydedilmiş.”

Öğrencisini kurtarırken ölen öğretmenin mezarı

Alan çalışması yaptıkları üç aylık süre zarfında mezarlıkta pek çok şeyle karşılaştıklarını ifade eden Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Cahit Telci ise "Kokluca Mezarlığı, İzmir’in bugüne ulaşan en büyük mezarlıklarından biri. Kokluca Mezarlığında tespit ettiğimiz mezarlara baktığımızda, 1920’lerin sonlarına ait mezarların ağırlıkta olduğunu görüyoruz. Çalışma sırasında, yaşandığı dönem İzmir’de çok konuşulduğu anlaşılan; ama bugün için unutulmuş dramlara şahit olduk. Trajik hadiseler dahi zarif manzumeler halinde taşlara kaydedilmiş" ifadelerini kullandı. Örneğin 1926 tarihinde Karaçullu Çayına düşen öğrencisini kurtarırken kendi hayatını feda eden Üsküplü öğretmen İbrahim Naci Bin Şerif’in mezar taşında yazan “Dur ey yolcu. Burada talebesini kurtarırken Kızılçullu Çayı'nda şehit olan Üsküplü muallim İbrahim Naci Bin Şerif yatıyor. Bu mezara hürmeti unutma” yazısı, o dönemde yaşanılan trajik öyküleri yansıtan mezar taşlarından biri olma özelliği taşıyor.


Sinema yangınında ölen kız kardeşler

Türk-İslam Arkeolojisi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ersel Çağlıtütüncügil de mezar taşlarının hem Osmanlı’nın son dönemi hem de cumhuriyetin ilk dönemindeki örneklerini barındırdığını belirterek, “Yani bir nevi geçiş evresi mezar taşlarını barındırması açısından değerli bir yer. Örneğin 1924 yılında iki kız kardeşin bugünkü Güzelyalı’daki bir sinema yangınında vefat etmesi olayı, bu mezar taşında yazılmış. İki kız kardeş bu yangından kurtarılamamış” diye konuştu.

Söz konusu mezar taşında, “Ey ziyaretçim, şu gördüğün mezar, mahrem bir hikayenin hazin sonudur. Bu makber, hayat bahçesinin 18. gençlik çağında, gelin sandalyesinden ecel beşiğine düşen bedbaht Hasibe ile hayat gül bahçesinin 11. senesinde ana kucağından kara topraklara gömülen Şefikacığın mezarıdır” yazısı ile iki kız kardeşin fotoğrafı dikkat çekiyor.

#Osmanlıca
#Mezarlık
#Mezar Taşı