Sedeften etkilendi 19’unda usta oldu

Yeni Şafak
Seray Şahinler Demir
03:0014/05/2016, Cumartesi
G: 14/05/2016, Cumartesi
Yeni Şafak

Sedef ustası 24 yaşındaki Fatma Ayran, İstanbul’da sedef denince akla ilk gelen isimler arasına girmeyi başardı. “Beni etkielyen şey bu işin zorluğu oldu” diyen Ayran’ın tek hayali ise sedef işçiliğinin güzel sanatlar eğitiminde ders olarak okutulması.

Fatma Ayran 24 yaşında bir Sedefkar. Sultanahmet'teki atölyesinde haftanın yedi günü çalışmalarını sürüdüyor. Henüz 9 yaşındayken merak salmış sedef işine. Çocukluğu Sultanahmet'teki sanatçıların arasında geçmiş. Öğrencilik hayatı boyunca da el işi derslerinde sınıfın en başarılısı olarak ön plana çıkmış. Sonrasında da sedef sanatına merak salarak 19 yaşında kendi atölyesini açmış. Şimdi İstanbul'da sedef denince akla ilk gelen isimler arasında... “Beni en çok bu sanatın zorluğu etkiledi” diyen Ayran'a serüvenini sorduk...



KADIN SEDEFKAR YOK DİYEREK BAŞLADI


Öğrenmeye başladıkça tüm zamanlarını sedef için feda etmiş. Önce tezhibe merak saldığını fakat bu sanatı icra eden çok sayıda kişi olduğunu düşünerek tezhipten vazgeçtiğini söylüyor. "Hiç kadın sedefkar" yok diyerek kolları sıvayan Ayran kısa sürede varını yoğunu vererek bu sanatın tüm inceliklerini öğrenmiş. Çıkış noktasını, “Sedef sanatının zorluğu beni etkiledi. Küçük yaşıma rağmen üzerine araştırma yaptım, az kişinin sedefle ilgilenmesi, kaybolmaya yakın sanatlardan sayılması ve bir bayanın yapmış olmaması da beni bu alana yönlendirdi” sözleriyle özetleyen gen sanatçı 17 yaşında kalfa 19'unda ise usta olmuş.







DİĞER GENÇLER GİBİ OLAMIYOR


“Hangi malzeme hangisine tepki verir, malzemeyi kullanarak öğreniyoruz. Çok çalışmak gerekiyor. Atölyemde sabah 8'de işbaşı yapıp akşam 17.00'de çıkayım diyemiyorsunuz. Diğer gençler gibi olamıyoruz” diyen Ayran'ın tek hayalinin okullarda sedef bölümünün açılmasını sağlamak olduğunu söylüyor. “Sedef sanatında bir icazet alınmadan gerçek usta olunmuyor” diyen sanatçı, “Tamamen bu sanat üzerine çalışmamız gerekiyor ki ilerleme kaydedebilelim. Böyle olunca okul eğitimim biraz geride kaldı. Açıköğretime devam ediyorum. Üniversite mezunu usta olmadığı için bölüm açılamıyor. Hedefim, sedef bölümünün okullarda bölüm olarak açılmasını sağlamak. Bu sanatın resim, heykel, tezhip gibi daha çok yayılmasını istiyorum” diyor. Bir aynayı 3 senede tamamlayarak ilk ustalık eserini meydana getiren Ayran, çalışmalarını şöyle anlattı: “Geleneksel desenleri, hatları kullanarak takıya veya evde kullanılabilecek obje haline getiriyorum. İnsanlar geliyor ve sipariş veriyor. Zaman zaman eski eşya restorasyonları da oluyor. Haftanın yedi günü atölyemdeyim.”



İstanbul Modern'e damga vurdu


İstanbul Modern'in hayata geçirdiği İstanbul Modern Zanaat ve Sanat Platformu'na da damga vurdu desek yanlış olmaz. Genç sanatçı proje kapsamında erkek moda tasarımcısı Hatice Aksu ile bir araya gelerek kemikten makyaj ve traş fırçası, resssam Ekrem Yalçındağ ile istiridye kabuğu olan sedeften kol düğmeleri tasarladı. Büyük beğeni toplayan projeler İstanbul Modern Mağaza'da satışa sunulacak. ganiCraft'tan çıkan her ürünün bir hikayesi var. Bu hikayeleri öğrenmek isteyen müşterilerine tasarımcı Tülay Yıldırım Olkun en ince ayrıntısına kadar anlatıyor. OrganiCraft ürünlerinde en sık kullandığı kedi figürünün hikayesi ise şöyle: Olkun ve eşinin sokaktan kurtardıkları beyaz Ankara kedisi onlarla beraber yaşamaya başlıyınca ismini “Sherlock” koymuşlar. Kuyruğu siyah olmasından dolayı “Bir nevi defolu” dedikleri Sherlock kimi zaman küçük prens olup kağıttan uçağına atlayıp Ay'a uçuyor, kimi zaman da kedi arkadaşlarıyla gece dışarıya çıkıyor. Bu renkli tasarımları merak ettiyseniz OrganiCraft'ın sosyal medya hesaplarını inceleyebilirsiniz.


#Fatma Ayran
#Sedef ustası