Hayat Uçmak büyüyle değil uçak üretmekle olur

Uçmak büyüyle değil uçak üretmekle olur

TEKNOFEST, bu sene de rüzgâr gibi geçti. Farklı kategorilerde birçok projenin yer aldığı festivalde insanlık yararına en iyi proje üreten FSMAYTEAM, “Otizm bilekliği” projesiyle birinci oldu. Takım kaptanı Emre Tanrıverdi projelerini anlatırken, TEKNOFEST’in gelecek nesillere verdiği ilhamı ise şu sözlerle aktardı “Uçmanın büyüyle değil o yerli uçağı üreterek olabileceğini anlatması bakımından önemli bir etkinlik.”

Abone Ol Google News
Halime Kirazlı Yeni Şafak
Uçmak büyüyle değil ​uçak üretmekle olur​
“Otizm bilekliği” projesiyle birincilik ödülünü alan takımın kaptanı Emre Tanrıverdi insanlık yararına teknoloji üretmenin şampiyon olsalar da devam edeceğini söyledi.

TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali bu sene de büyük bir coşkuyla gerçekleşti. Türk Yıldızları gösterileriyle gözlerin gökyüzünden inmediği festivale, 6 gün boyunca yüzbinlerce ziyaretçi uğradı. TEKNOFEST 2021’de 36 farklı kategoride düzenlenen yarışmalarla, yarışmacılar projelerini görücüye çıkardı. Tarımdan turizme, eğitimden rokete, model uydudan akıllı ulaşıma birçok başlıkta projeler ödüllendirildi. O projelerden birisi de sosyal sorumluluk bilinciyle teknolojinin birleştiği, insanlık yararına teknoloji kategorisinde proje üreten Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi Akıllı Yaşam Teknolojileri Ekibi (FSMAYTEAM) oldu. “Otizm bilekliği” projesiyle birincilik ödülünü alan takımın kaptanı Emre Tanrıverdi insanlık yararına teknoloji üretmenin şampiyon olsalar da devam edeceğini söyledi.

FSMAYTEAM’in kimlerden oluştuğu ne yaptığını şöyle anlatıyor Emre Tanrıverdi, “Ekibimizde 3 farklı üniversiteden, mühendislik okuyan arkadaşlar yer alıyor. Ben ise Bilgisayar Mühendisliği öğrencisiyim. Bu bölümü seçerken amacım, insanlık ve doğa yararına teknolojileri milli olarak üretebilecek bir mühendis olmaktı. Üniversiteye gelir gelmez ilk iş olarak FSMAYTEAM ekibini kurdum.”

LİSEDE BAŞLAYAN MACERA

Tanrıverdi’nin teknoloji ve proje geliştirme ilgisi, aslında lise dönemine kadar uzanıyor. Projelerinin temelini lisedeki araştırmaları sayesinde attığını söyleyen Tanrıverdi’nin TÜBİTAK tarafından desteklenen “Enkaz Altında Sesin Yönünün 3 Boyutta Tespiti” isimli bir projesi daha bulunuyor. “Lisede IoT (Nesnelerin interneti) teknolojilerine ilgim vardı. Uluslararası yayınları da sıklıkla incelerdim. Bir gün o yayınlardan birinde Otizm Bilekliğini tasarlayabileceğim iletişim teknolojisini öğrendim. Arkadaşım Furkan ile kampüs kütüphanesindeyken İstanbul’da etkili bir deprem oldu. Bu deprem beraberinde tüm şebekelerin 18 saati bulan bir çökme yaşadığını fark ettik. Bunun ardından öğrendiğim LPWAN teknolojisinin depremde kullanılabilir olduğunu fark ettim. Sonrasında ilk projem olan bir deprem koordinasyon projesini başlattık.”

HOCASIYLA SOHBET İLHAM OLDU

Festival hazırlık süreçleri ise Ankara-İstanbul hattında geçmiş. “Pandemi festivale hazırlanmamızı oldukça etkiledi. Sürecin büyük bir kısmı online ilerledi. Ekip arkadaşlarımızla çevrimiçi toplantılar düzenlememiz gerekti. Ankara’da staj yaptığım için arkadaşlarım yazlarının bir kısmını yanımda geçirdiler. Son bir hafta üniversite kampüsünde kampa girdik ve projenin testlerini gerçekleştirdik.”

TEKNOFEST’in milli teknoloji üretme amacı ve gelecek nesillere verdiği ilhamın önemli olduğunu dile getiren Tanrıverdi, “TEKNOFEST’in en önemli yönü, ilkokul öğrencilerinden şirket kuracak mühendis adaylarına kadar birçok kişinin arasında köprü oluşturuyor olması. İlkokul ve ortaokul düzeyindeki çocuklar lisedeki büyüklerinin ne yaptığını, nasıl şampiyon olduğunu gözlemliyor. Üniversiteye hazırlanan lise öğrencileri, lisans ve lisansüstü yarışmacıları görüyor. Üniversite okuyanlar ise savunma sanayii şirketlerini yakından takip edip, onların nasıl bir teknoloji beklentisi içerisinde olduklarını kavrayabiliyor. Tüm bunlar gerçekleşirken, tek gayenin milli bir teknoloji üretmek olması TEKNOFEST’in neyi başardığının bir göstergesi. Mesela biz küçükken televizyonlarda dizilerde sihir yapılarak nasıl uçulur diye izlerken, bugün 5 yaşındaki çocuklar küçücük elleriyle, devasa boyutlardaki yerli uçaklarımıza dokunuyor. TEKNOFEST, uçmanın büyüyle değil o yerli uçağı üreterek olabileceğini anlatması bakımından önemli” diyor.

Üniversite hocasıyla otizmli bireyler üzerine sohbetleri sonrası projeyi geliştirdiğini şöyle aktarıyor Tanrıverdi, “İstatistikler gösteriyor ki günden güne otizmli doğan çocuk sayısı artıyor. Otizm Spektrum Bozukluğunu, ilk kez otizmli bir kızı olan Prof. Dr. Esra Akgül hocam sayesinde öğrendim. Hocam, otizmli bireyler için var olan teknolojilerin yetersiz olduğundan ve var olan telefon etkileşimli, GSM-GPS tabanlı akıllı bilekliklerin gerek şarj ömrü gerek operatör ücretlendirmesi nedeniyle pek kullanışlı olmadığından bahsetti. Araştırmaya başladığımda, bir ay içerisinde birçok otizmli bireyin ya kaybolduğunu ya da yaşamını kaybettiğini gördüm. Ayrıca bu bilekliklerin büyük veriyi otizm özelinde oluşturamadığını fark ettim. Büyük veri, hem otizmli bireylerin kişisel gelişimlerinde yön gösterici olması hem de ideal eğitim modelinin oluşması açısından önemli. Deprem projemizde kullandığımız IoT teknolojisinin, bu alan için de büyük fayda sağlayabileceğini fark edince hocamıza bir sunum yaptım. Üniversitemiz AR-GE merkezi müdürü Ebubekir Koç’un önerisiyle TEKNOFEST’te sunmak için arkadaşlarım Furkan Batuhan Ergöçen, Recep Tayyip İlhan ve Mevlüt Tosun ile Otizm bilekliği projesine başladık.”

RAKİPLERİNDEN ÖNDE

Bilekliğin sadece otizmli bireylerin yerini bulmakla kalmayıp gelecek çalışmalar için veri de sağlayacağını söylüyor Tanrıverdi. “Otizm Bilekliği içerisinde nabız sensörü ve deprem projesinde kullanmış olduğumuz iletişim teknolojisi yer alıyor. Mobil ve masaüstü uygulaması bulunan bileklikle, otizmli bireylerin yakınları, onların anlık konumlarını ve gün içinde nasıl bir duygu içerisinde olduğunu takip edebilecek. Bunu sağlarken de herhangi bir SIM kartına gerek duyulmayacak. Pil ömrünün var olan bilekliklerden çok daha uzun olması bilekliği, rakiplerinin önüne geçiriyor. Masaüstü uygulamasıyla otizm merkezleri ve akademisyenlerin hem anlık takip yapmasını hem de büyük veri üzerinden çalışma yapmalarına olanak sağlıyoruz.”

Otizm Bilekliği projesinin en belirgin özelliğinin, toplanacak verilerle otizmli bireylerin hayatına artı olarak dönmesi olduğunun altını çizen Emre Tanrıverdi, “Projenin en belirgin özelliği, bileklikler dahilinde toplanacak her verinin otizmli bireylerin hayatlarına dokunacak olması. Öte yandan mobil uygulamada yer alan haber ekranından, toplanan her verinin ve elde edilen çalışmaların sonuçlarını yayınlanmayı hedefliyoruz” diyor. TEKNOFEST sayesinde birçok otizm spektrum bozukluğu ilgilisiyle tanıştıklarını ifade eden Tanrıverdi, projeyi ürüne dönüştürecek atılımları sürdürdüklerinin altını çiziyor. Hayalinin ise en kısa sürede AR-GE çalışmalarını sürdürebilecek bir ortama sahip olmak ve Türkiye’de yer alan tüm otizmli bireylere ulaştırabilmek olduğunu söylüyor.

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.