Tükenmeyen hazine; Ahilik kültürümüz

Yeni Şafak
Kırmızı Beyaz Dergisi
15:1430/06/2015, Salı
G: 30/06/2015, Salı
Yeni Şafak

Ahilik teşkilatı, ülkemizde yüzyıllarca karşılıklı dayanışma, sevgi, saygı, hoşgörü ve adalet bilincini taşıyan esnaf ve zanaatkarlar yetiştirmiştir. Ahilik; ahlak, konukseverlik, yardımseverlik ve sanatın uyumlu bir bileşimidir. Anadolu halkına alın teriyle geçinme, başı dik, kendine güvenli ve minnetsiz yaşama yeteneği kazandırmış ve bunu asırlarca muhafaza etmesini sağlamıştır.

Osmanlı İmparatorluğu zamanında, esnaftan başlayarak toplumun tüm kesimlerine bir yaşam tarzı ve ahlaki disiplin kazandırmaya çalışan Ahilik sistemi, 12. yüzyıldan itibaren Türkler arasında yayılan, ahlak, dayanışma ve yardımlaşmayı temel alan bir örgütlenmedir.


Ahi Evran tarafından kurulan Ahilik teşkilatları başta çalışma hayatı olmak üzere gündelik hayatın birçok boyutunu kuşatmıştır. Osmanlı'nın kuruluşunda da ciddi katkıları olan bu kurum, özellikle Türklerin İslam'la şereflenmelerinden güç alarak oluşmuştur.



Hem çalışanın hem tüketicinin hakkı koruma altındaydı

Bugün dünyada yeni yeni yerleşen kavramlar olan, tüketici hakları, meslek etiği, tüketicinin korunması, toplam kalite yönetimi gibi kavramlar, 13. yüzyılda Ahilik teşkilatı aracılığıyla Anadolu ticari ve toplumsal hayatına yerleşmiş ve esnafın üzerinde önemle durduğu hususların başında yer almıştır.


Mesleğinde ehliyet sahibi olmayanlara asla ustalık icazeti verilmemiş, üretici ve tüketici arasında hakkaniyet ölçüsüne dayanan bir kaynaşma sağlanmıştır. Çalışanların hakları korunarak, esnaf ve zanaatkarlar arasında, çırak, kalfa ve usta hiyerarşisi oluşturulmuş ve bugünkü anlamıyla sendikacılık sistemi uygulanmaya başlanmış, çalışanların hakları ve alın teri korunmuştur.




Ahilik sisteminin usta çırak hiyerarşisi

Ahilik sadece iktisadi hayatı yönlendiren bir kurum olmanın ötesinde, temelinde vatan ve millet sevgisi bulunan, Türk milletine has sosyo-ekonomik bir ahlaki olgunlaşma sistemidir. Anadolu'da kurulan ilk sanat kurumu, deri işçiliği alanında gelişmiştir. Ahi sanat kollarının sayısı kısa sürede otuz ikiye, daha sonraları da yüzlere ulaşmıştır. Ahilerde, meslek ve sanat alanlarında çırak, kalfa ve usta hiyerarşisi bulunduğu gibi, Ahi üyelerinin bilgi ve kültür düzeylerinin yükselebilmesi için de yedi ya da dokuz basamaklı bir hiyerarşileri vardır.


Ahilik sisteminde en yüce makam, “ahi babalık"tı. Ahi örgütlerinde zaman zaman toplanan esnaf ve sanatkarlar adâb-ı muaşeret, yurttaşlık görevi, askerlik ödevi ve genel bilgiler yönünden eğitilirlerdi. Ahilikte ana kural ise “bir sanat ya da meslek sahibi olmak" olarak belirtiliyordu.



Ustadan çırağa öğüt

Ahilik kültüründe ustanın çırağına nasihati şu şekilde olurdu: “Harama bakma, haram yeme, haram içme. Doğru, sabırlı, dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerinden önce söze başlama. Kimseyi kandırma, kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumdayken affetmesini, hiddetliyken yumuşak davranmasını bil. Ve kendin muhtaçken bile başkalarına verecek kadar cömert ol."



Zakir Cansız

#Ahilik
#Ahi Evran
#Usta Çırak
#Kültür