Bu hafta beşi yerli, dördü yabancı olmak üzere, vizyona dokuz film girdi. Konusu bakımından oldukça ilgi çekici olan Zaman Makinası-1973, seyirciyi farklı bir tecrübeye davet ederken, bol ödüllü ''Köksüz'' ise bir babanın yokluğunu eksen aldığı dokunaklı hikâyesiyle dikkat çekiyor.
Çeşitli festivallerde aldığı ödüllerle adından söz ettiren Deniz Akçay imzalı Köksüz, bu hafta vizyona girdi. Başrollerini Ahu Türkpençe, Lale Başar, Savaş Alp Basar, Sekvan Serinkaya, Mihriban Er ve Melis Ebeler''in paylaştığı film, babasız kalan bir ailenin dramına yoğunlaşıyor. Panikatak bir anne, lise öğrencisi iki çocuk ile kendi geleceği ve ailenin yaşadığı travma arasında sıkışan bir ablanın hikâyesini, kendine özgü bir tarzda perdeye yansıtan filmin senaryosu da yine Deniz Akçay'' ait.
Gerek hikâyesi ve gerekse biçimsel özellikleriyle özgün olmaya çalışan Köksüz, sade ve akıcı anlatımıyla seyircinin rahat iletişim kurabileceği bir film. Babasızlık kavramını kişisel kırılmalar üzerinden anlatan film, anlatım noktasında yer yer zaaflar yaşasa da, özellikle iki küçük kardeşin anneleriyle olan ilişkisini anlatmakta başarılı bir dil tutturuyor.
Köksüz, 2013''te Venedik Film Festivali''nde yarışma filmi olarak gösterilirken, yine 2013 Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali''nde En İyi Kadın Oyuncu ve Yılmaz Güney Ödülü ile 2013 Uluslararası İstanbul Film Festivali''nde Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü almıştı.
Eşini kaybeden bir kadının, panikataklarla içinden çıkılmaz hale gelen travması, evin diğer üyelerini de zamanla huzursuz etmeye başlar. Annelerinin tükenmek bilmez öfkesini göğüslemeye çalışan liseli iki kardeş, kendi kabuklarına çekilir. Çalıştığı işyerinde aile sorunları nedeniyle sıkıntılar yaşayan abla ise bir yandan annesiyle ilgilenirken öte taraftan giderek hırçınlaşan erkek kardeşini dizginlemeye çalışır. Evlilik kararı alan ablanın son imtihanı ise bu evliliğe karşı çıkan annesiyledir.






