
Galatasaray’ın eski başkan yardımcılarından Adnan Öztürk, eski başkan Ünal Aysal'la ilgili sert ifadeler kullanırken, kulübün ileride sorun yaşayabileceğine işaret etti.
Adnan Öztürk, 'Kendisiyle görüşmem' dediği Ünal Aysal'ın büyük hatalar yaptığını belirterek "Kulübün sermaye artırımı ile yakaladığı bilançoları düzeltme şansını çok ciddi anlamda heba etti" dedi. Aysal ayrıca hayatında lisanslı futbol oynamamış Yıldırım Demirören'in TFF başkanlığı yapmasını doğru bulmadığını ifade etti.
Karar.com'dan Hakan Akar'a konuşan Adnan Öztürk'ün açıklamaları şöyle:
Hastalığımdan dolayı adaylığımı çekmek zorunda kaldım. Çok spekülasyonlar yapıldı ama hastalığı en iyi çeken bilir. Allah'a şükür şu an daha iyiyim. Günlük tempoma yavaş yavaş geliyorum. Ama o günler üzücü, zor ve karışık günlerdi. O günlerde arayıp ziyaret edenlere çok teşekkür ediyorum. Komplo teorileri üretenleri ise kendileri ile baş başa bırakıyorum.
Beni tehdit edebilecek bir Allah'ın kulu yoktur bundan herkes emin olabilir.
Tam iyileşmiş sayılmam ama 2 haftadır uçağa binebiliyorum. Uçağa binebilmek benim hastalığımda önemli bir kademe. Doktorlarımın söylediğine göre Eylül sonu gibi hastalığımın tamamen geçeceğini düşünüyorum.
Hastalığım sol kulağımdaki dengemi sağlayan organ, bir virüs sebebiyle öldü ve bu yüzden durumum ciddileşti. Dolayısıyla tek kulakla dengemi sağlamayı öğrendim. Bu da yaklaşık 8-9 ay sürdü. Herkes vertigo olduğunu söylüyor ama hastalığımın adı bu değil. Eylül sonundan itibaren iyice normal hayatıma başlayacağım.
Bunun için çok erken. Galatasaray'da başkan adayı olabilmek için o ortamda size gerekli teveccühün gösterilmiş olması lazım. Camianın çocuğu olduğum için benim kimseyle problemim olmaz. Başkan adayı iken ne kadar ilgileniyorsam Galatasaray ile, başkan adayı olmadığım zamanda bir o kadar ilgileniyorum. Galatasaray'ın benim açımdan çok insani boyutları vardır. Ben bu kısmıyla, hastada olsam, sağlıklı da olsam hep yoğun ilgileniyorum. Her şeyde bir hayır vardır diyoruz bu durum beklemediğimiz bir şekilde oldu. Allah beterinden saklasın.
Galatasaray'da artık seçimlerden önce çirkin şeylerde olmaya başladı. Çirkin şeyler derken dedikodu anlamında söylüyorum ve dedikodudan nefret ediyorum. Çünkü Galatasaraylılara hiç yakışmıyor. Galatasaray'da seçimler bittikten sonra her Galatasaraylının, Galatasaray'ın hizmetinde olması lazım.
Dursun Özbek yeni seçildiği için kendisine biraz zaman vermek lazım. Benim mutabık olmadığım birçok davranışı ve birçok projesi var ama şimdilik onları eleştirmek yerine, destek olmak gerekir.
Kulübün genel yönetim tarzı ve kendi yaptığı mali projeksiyonlarla ilgili bence sıkıntı yaşayacak ileriki dönemlerde. Umarım yaşamaz o sıkıntıları ama sıkıntıları yaşarsa eğer biz yardım etmeye hazırız kendisine. Kardeşçe nasihat vermek gerekirse; bazı projeksiyonlarını ve yönetim tarzını gözden geçirirse daha iyi olur.
Dursun Özbek'in ilerisi için söylediği projelerde kullandığı rakamlar hiç gerçekçi değil. Bence Galatasaray bilançosuna biraz daha dikkat etmeli. Harcamalar demiyorum, bilançoya dikkat çekiyorum.
Benim baktığım yerden gördüğüm, dünya, Çin ve Rusya kaynaklı çok büyük bir ekonomik kriz tehdidi altında. Şu günlerde henüz bir çözüm üretilmiş değil. Dolayısıyla başkanın, camiayla, mali konuları biraz daha gerçekçi bir şekilde paylaşmasında fayda var. Sadece Galatasaray'ın değil, herkesin önümüzdeki dönemin ekonomik açıdan çok zor geçeceğini bilmesi ve buna göre önlem alması lazım.
Zannetmiyorum. Seçim yaparak camiayı da sürekli yormamak lazım. Ben Galatasaray'da futbolda alınan kötü sonuçlar dolayısıyla seçim yapılmasını doğru bulmuyorum. Galatasaray duruşuna, etiğine, ahlakına, ilkelerine ve prensiplerine ters işler yapıldığı zaman seçim isteyenlerin en başında ben olurum ama futbolda alınan kötü sonuçlardan dolayı benim ağzımdan seçim lafı çıkmaz.
O süreci bence hatırlatmayalım. O günlerden bizde çok dersler aldık. Gelişmemize çok katkısı oldu ama Ünal Aysal için tek bir cümle söyleyeceğim; “Allah selamet versin."
Yok görüşmüyorum ve görüşmeyi de hiç düşünmüyorum.
Ünal Aysal ile herhangi bir yerde denk gelsem kendisine selam vermem, gerek yok. İçimden geldiği gibi davranırım, ikili ilişkilerde politika yapamam.
Aday olmaya karar verdiğiniz zaman karşınıza kim çıkarsa çıksın yarışırsınız ama ben Ünal Aysal'ın Galatasaray camiasında herhangi bir görev alabileceğine inanmıyorum.
Kulüpten ayrılış tarzı ve bıraktığı bilançolar çok ağır.
Kulübün sermaye artırımı ile yakaladığı bilançoları düzeltme şansını çok ciddi anlamda heba etti ve Galatasaray Spor Kulübü tarihinde toplam yapılmış zarardan daha büyüğünü yaptı bir senede. Bu eylemler içerisinde bulunmuş bir yöneticinin bu tip eylemleri yaptığı kurumlarda, yeniden görev alması çok mantıklı olmaz.
Taraftar gözüyle baktığım zaman tabi ki olabilir çünkü sportif anlamda çok başarılı bir dönem geçirildi. Ama benim sadece taraftar gözüyle bakmak gibi bir lüksüm yok. Genel Kurul üyelerinin birinci görevi kurumun sağlığını düşünmektir. Öyle olduğunuz zaman sadece taraftar gözüyle bakamıyorsunuz. Hepimiz sportif başarı için varız ama öbür taraftaki dengeleri yönetici kavramına yakışmayacak şekilde heba etmiştir.
Ayrılma tarzıyla alakalı haksızlıktan öte saygısızlık yapıldığını düşünüyorum.
Bilemem ama Fatih hocanın şu anda çok ciddi bir misyonu var. Benim gözümde Fatih Terim için gönlümden geçen Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı görevidir. Her zaman söylediğim gibi futbolun “F"sini bilmeyenler futbolu yönetmeye devam ettiği sürece Türk futbolundan bir şey olmayacak. Yıldırım Demirören'in çok ciddi emektar bir futbolcu olduğu söylenemez.
Yıldırım Demirören'in ben zaten gelmesine karşıydım. Gelişi zaten bir tuhaf ve orada ne yapıyor ben ondan da emin değilim. Yeniden seçilmesi zaten ayrı bir tuhaf. Dolayısıyla hayatında futbol oynamamış bir insanın Futbol Federasyonu'nu yönetmesine ben her zaman karşı çıktım. Futbolu futboldan gelen insanlar yönetmeli. Ben hayatımda futbol oynamadım, futbol yöneticiliğine soyunursam olmaz. Futbolun ekonomik ve stratejik kısmını yönetmeye sadece soyunabilirim. Michel Platini örneği varsa Fatih Terim'in TFF Başkanı olması lazım.
Önce şaşırdım ama Ali abiyi çok yakından tanıyan birisi olarak sorgulamadım. Konuştuk tabi bu konuyu ama ben, Ali abi bir şey yaptığı zaman bir bildiği vardır derim.
Sabri camianın evlatlarından bir tanesi. Aldığı maaşla ilgili parasal anlamda yorum yapmak bana yakışmaz ama umarım takım içi dengeleri gözeterek bu karar verilmiştir.
Gönül ister tabi ki dünya yıldızları gelsin gitsin ama ben Galatasaray'ın yapısal mali problemleriyle yönetim tarzının değişmesini öncelikli görüyorum. Ayrıca her dakikada parayla şampiyon olunmuyor. Yönetimin bildiği dengeler içerisinde Galatasaray'a transferler yapıldı ve ben Galatasaray'ın bu sezonda şampiyon olacağına inanıyorum.
Tabii ki var ama takım olmak çok önemlidir. Benim gördüğüm kadarıyla takım olamayan kimse hiçbir zaman şampiyon olamıyor ama Galatasaray bir takım. Umarım Fenerbahçe'de takım olmayı süratle başarır.
Yeni gelmiş oyuncularla takım olmak öyle çok kolay olmuyor.
Dursun Özbek'in tecrübesizliğine geldi bu iş. Ibrahimovic'i aslında kendisi söyledi ama bunu unuttu. Ibrahimoviç spekülasyonlarının nedeni ise taraftarların kendisine; “Bize Ibra'yı getir büyük Başkan" tezahüratına kafasını sallayarak “Evet getireceğim" demesidir. Ibrahimovic, Galatasaray için gerçekçi değildi. Galatasaraylılar olarak bence bu konuyu kapatmalıyız.
10 senelik bir dedikodudan bahsediyoruz. Çocuk futbolu bırakacak neredeyse hala Ribery dedikodusu yapıyorlar. Ben hiçbir zaman Galatasaray'da yaptığım işlerin reklamını yapmadım. Bu dedikodulara da prim vermedim.
Tek problem orada metro tarihi değil. Orada başka hesaplar var. Bence Galatasaray'ın bütün o hesapların içerisine aktif olarak girip, daha önce Beşiktaş'la stat paylaşımı konusunda benim bizzat yapmış olduğum gibi bir an önce yönetimin net tavrını koyması lazım. Çünkü yarın öbür gün çok geç olabilir.
Stat oraya yapılırken hazırlanmış, onaylanmış yol projeleri var. Orijinal haliyle yol projelerinin yapılması için ısrar etmeleri lazım. Orası Ali Sami Yen arazisi kadar değerli bir arazi olmasa bile değerli bir arazi. Komşulara mekan kazandıracaklar diye, stat alanının ortasından viyadük geçmesi kabul edilemez. Herhalde mesajımı verdiğimi düşünüyorum.
Ben stadın çatısının kapanması gerektiğini düşünüyorum ve bunun için çok ciddi bir proje hazırlattım. Son derece ekonomik ve modern. Galatasaray'ın stat ile ilgili problemlerinin çözmesinin anahtarı, o çatıyı yapmaktır. Yapmamak yüklü maliyetler getiriyor.
Şampiyonlar Ligi için öncelikle Fenerbahçe'ye teşekkür ediyoruz bize maddi bir destek sağlamış oldu Shakhtar Donetsk'e elenerek. Şampiyonlar Ligi'nin havası farklı tabi ama biz Galatasaraylılar olarak ekibimizden başarı bekliyoruz. Zaten Galatasaray camiası Şampiyonlar Ligi'ni düşünüyor öncelikle. Geçtiğimiz sezonu şampiyon olarak tamamlamış takımımızdan, Şampiyonlar Ligi'nde ümitliyim.
Galatasaray taraftarına sevgi ve saygılarımı sunuyorum bir Galatasaray taraftarı olarak. Yeni yönetime karşı toleranslı olmak lazım, sonuçta tecrübesiz ve tarzı değişik bir başkan var. Galatasaraylılara yakışacak bir şekilde kenetlenir ve yapıcı olursak, 2016 yine mutlu bir senemiz olacaktır.






