
Yargı kararları ile ilgili olarak geçmişte de günümüzde de tartışma hiç bitmemiştir. Gelecekte de bitecek gibi görünmüyor. Ancak tartışmaların en aza indirilmesi büyük bir başarı olacağı için bu yönde bazı adımlar atılması gerekiyor. Bu yazımızda e-duruşmaların bağımsız yargılamadaki etkisini açıklamaya çalışacağız.
Verilen kararlar tartışılsa da yargılama süreçlerinde geçmişe nazaran çok büyük iyileşmeler olduğu herkesin malumudur. Özellikle avukatların uzaktan online bağlantılarla duruşmalara katılması ve UYAP sistemi çok büyük gelişme ve kolaylıklar sağlamıştır. Avukatlar bunu çok iyi bilmektedir.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yargılama süreçlerinde iyileşme yapılmasına yönelik attığı bir dizi adıma bakıldığında geleceğe ümitle bakmamız gerekiyor. Bu bağlamda Bakan Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda; “Türkiye Yüzyılı vizyonu ve dijital dönüşüm hedeflerimiz doğrultusunda, adalet hizmetlerinde e-Duruşma sisteminin kapsamını genişletiyoruz. Yargılama süreçlerinde hız, maliyet tasarrufu ve erişim kolaylığı sağlayan e-Duruşma uygulamamızı ilk derece mahkemelerimizin yanı sıra bölge adliye mahkemelerimizde de hayata geçiriyoruz. Davacı, davalı, bilirkişi, tanık ve uzman gibi tüm ilgililerin de e-Duruşma yoluyla dinlenebilmesine imkân tanıyor; hâkimlerimizin bu yönteme re’sen karar verebilmesinin önünü açıyoruz. Bağımlılıkla Mücadele Yüksek Kurulu kararları doğrultusunda belirlenen hastanelerde yürütülen işlemleri de e-Duruşma kapsamına dahil ediyoruz. Bu sayede, vatandaşlarımızın adalete erişimini daha da kolaylaştırıyor; yargılama süreçlerini hızlandırarak daha etkin ve verimli bir işleyiş sağlıyoruz. Hukuk devletinin teknolojik imkânlarla tahkim edilmesi amacıyla; adalet hizmetlerini daha hızlı, daha erişilebilir ve daha vatandaş odaklı hale getirme kararlılığımızı sürdürüyoruz.” ifadelerine yer verilmiştir.
e- Duruşmaların kapsamının genişletilmesi yargılamanın etkinliği açısından oldukça önemlidir. Yüz yüze duruşmaların daha etkili olduğu bilinse de e-Duruşmaların kayıt imkanlarının olması ile e-Duruşmalarda hakim ve savcıların duruşmalara daha ciddi hazırlanmalarını gerektirmektedir.
e-Duruşmalarda alınan kayıtların Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından rast gele bir şekilde incelenmeye alınması halinde ise duruşmalardaki ciddiyet ve karar kalitesinin artacağı kuşkusuzdur. Kim bilir belki de bu yönde HSK tarafından yapılan bir denetim vardır.
Zaman zaman hakimlerin ve savcıların duruşmalarda çay içtikleri veya kahvaltı yaptıkları yönünde serzenişler yada duruşmalarda farklı davranışlara girdikleri basına yansımaktadır. Yine hakimlerin duruşmalardaki birçok hususu karara yansıtmadıkları görülmektedir. Bazen de duruşmalarda farklı saiklerle hareket ettikleri yönünde iddialar gündeme gelebilmektedir.
e-Duruşmalar bu noktada oldukça yol gösterici olacaktır. İtiraz veya şikayetlerde hakimlerin veya duruşma savcılarının yaptıkları yanlışlar anında ortaya çıkarılabilecektir.
Yine duruşmaya yeterince hazırlıklı gelmeyen hakimler e-duruşmalarda açıkça görülebilecektir. Hele hele duruşma esnasında dosya inceleyen duruşma savcılarının halleri de e-duruşmalarda ortaya çıkacaktır. Bu nedenle e-Duruşmaların kayda alınması ve dosyada muhafaza edilmesi oldukça önemlidir.
Bazen bir hakim avukatı duruşma anında azarlamakta ve bu durum normal olarak algılanabilmektedir. Zaman zaman basına yansıyan avukat hakim tartışmaları bunun açık bir göstergesidir. Bir de basına yansımayan ve karşılıklı kafa sallamalarla geçiştirilen hususlar düşünüldüğünde e-Duruşmaların kayıtlarının incelenmesi faydalı olacaktır. İşte e-duruşmaların belirli periyotlarla incelemeye alınması hem verilen kararlardaki kalitenin artmasına hem de duruşma ciddiyetine yansıyacaktır. Bu yöntemle de vatandaş memnuniyeti sağlanmış olacaktır.
Kuşkusuz çalışma koşulları en ağır mesleklerden birisi de hakim ve savcılıktır. Yaptığının bilincinde olan hakim ve savcıların nasıl bir psikoloji altında çalıştığını tahmin dahi edemezsiniz. Sağlıklı karar verebilmek için evine dosya götürüp çalışan bir çok hakim ve savcı olduğunu herhalde anlatmama gerek yoktur. Baktığı dosyanın en ince ayrıntısına vakıf olan ve isabetli kararlar verebilmek için çırpınan hakim ve savcılara selam olsun.
Diğer yandan dilekçeyi uzun yazmayın hakimler okumaz yönündeki yaygın algıyı da duymayan yoktur. Yine basına yansıdığı kadarıyla e-imzası katiplerde bulunanlar da bilinmektedir. Ben hala uzun dilekçelerin okunmadığına ihtimal vermeyenlerdenim. Çünkü görevi gereği dosyada yer alan dilekçeyi satır satır okuması gereken bir kamu görevlisinin uzun dilekçeleri okumaması gibi bir şey mümkün olamaz diye düşünüyorum.
Bunun yanında yüksek yargı tarafından hakim ve savcılara verilen sicil notlarının kaldırılmasından sonra neler yaşandığını da hatırlamamız gerekiyor. Hatta taleple verilen kararlar arasında ciddi tutarsızlıklara da şahit olanlardanız. Nitekim ilk derece mahkemelerince verilen kararlardaki sorunlar ortaya çıkınca daha sonra tekrar eski sicil sistemi getirilmek zorunda kalınmıştır. Bu süreçte yaşananlar verilen kararların vicdaniliğine büyük bir darbe vurmuştu.
Demek ki adil ve bağımsız yargı işin teorisindeymiş ve küçük bir fırsatta yerle bir oluyormuş. Bu nedenle e-Duruşma üzerinden yargı kararlarındaki kalitenin nasıl arttırılacağı üzerine odaklanılması gerektiğini düşünüyorum. Elbette e-Duruşma tek başına yargı kalitesini arttırmaya yetmeyecektir ama iyi bir başlangıç olacağı kuşkusuzdur.
Diğer yandan uygulamada hakimler verdikleri kararlardan dolayı sorumlu tutulamamaktadır. Nihayetinde kararın istinaf veya temyiz aşaması vardır diye düşünülmektedir. Halbuki bazen verilen kararların çok ağır sonuçları olabilmektedir. Böyle durumlarda dahi hakimler için yeterli bir yaptırım bulunmamaktadır.
Bu açıdan bakıldığında hiçbir kamu görevlisi böyle bir imtiyaza sahip değildir. Sıradan bir kamu görevlisi dahi yaptığı yanlış bir işlemden dolayı oluşan zararı karşılamak zorundadır. Bu zarar ister kamuya isterse vatandaşa ait olsun.
Elbette hakimler ve savcılarda da böyle katı kurallar olsun demiyoruz. Aksi takdirde hakimlik ve savcılık çekilemez bir meslek haline gelir. Ancak verilen bariz hatalardan dolayı da bir yaptırımın olması gerektiğini düşünüyorum. Aksi takdirde yargı bağımsızlığı yargı sorumsuzluğuna dönüşecektir. Buna da hiç kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.