
Devlet memurları, yaptığı eylem ve davranışlarında oldukça dikkatli olmak zorundadır. Memurluk, hem hizmet içinde hem de hizmet dışında devam ettiğinden memurların benim mesaim bitti, mesai dışındaki davranışlarım kimseyi ilgilendirmez diyemez. Bugünkü yazımızda Danıştay kararları ışığında bu konuya açıklık getirmeye çalışacağız.
Memurların aylıksız izinde dahi memurluk sıfatı devam ettiği düşünüldüğünde, mesai saatleri dışında da dikkatli davranmak zorunda olduğunu hatırlatmak isteriz. Nitekim 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 8’inci maddesinde Devlet memurlarının, resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda olduğu ifade edilmiştir.
657 sayılı Kanun’un 125’inci maddesinde yer verilen disiplin cezalarında devlet memurlarının hizmet içindeki ve dışındaki itibar ve güven duygusunu sarsıcı davranışların cezası farklı düzenlenmiştir.
Buna göre, hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak aylıktan kesme cezasını gerektirmekte iken, hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunması kınama cezasını gerektirmektedir.
657 sayılı Kanun’da hizmet içinde ve dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak disiplin cezasını gerektirmekte ise de bu fiillerin neler olduğu belirlenmemiştir. Bu nedenle, bu fiillerin tespiti idarelere bırakılmıştır. Bunun içinde idarelerin belirlemiş olduğu fiillerin karşılığı olan cezalar yargı mercilerine gelmekte ve onların vermiş olduğu kararlar neticesinde ise uygulama şekillenmektedir. Aşağıda yer verilen örnek kararda konu biraz daha açıklığa kavuşturulmuştur.
Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi’nde uzman doktor olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/C-(ı) maddesi uyarınca 1/15 oranında aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 12.12.2011 tarihli ve 334632 sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır. İdare Mahkemesi’nce, davacının alkollü şekilde kaza yaptığı, görevli bulunduğu Tatvan Devlet Hastanesi’nde müşahede altına alındığı, burada alkolmetreye üflemeyerek, istenildiği zaman kan vermeyerek memuriyet vakarına yakışmayan tutum ve davranışlar sergilediği, bu suretle görevli bulunduğu hastanedeki tavır ve davranışlarıyla, hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğundan, davacının anılan fiiline uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Olayda, davacının, alkollü şekilde araç kullanmak suretiyle kaza yaptığı, alkometreye üflemediği ve istenildiği zaman kan vermediği şeklinde sübut bulan fiillerinin devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte bulunduğu sabit olmakla birlikte, söz konusu eylemin doktorluk görevi ile ilgisi bulunmadığı ve anılan fiillerin mesai saatleri dışında gerçekleştiği de göz önüne alındığında, “hizmet dışında” gerçekleştiğinin kabulü gerekmekte olup, söz konusu fiilin “hizmet içinde” gerçekleştiğinden bahisle aylıktan kesme cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığına karar verilmiştir.
Devlet memurlarının hizmet içindeki veya dışındaki itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikteki davranışlarının ayrımında çok ince çizgiler bulunmaktadır. Olayımıza bakıldığında alkol kullanan bir doktor kazaya karışıyor ve kaza sonucunda ise görev yaptığı hastanede müşahede altına alınıyor. Her ne kadar kaza hizmet dışında olmuş olsa da doktorun görev yaptığı hastanede tedavi sürecinin başlaması ve burada hemşireleri etki altına alarak kan örneğini değiştirmeye çalıştırması ve bu olayın savcılık kanalıyla ortaya çıkarılmasını hizmet dışındaki bir fiil olarak kabul etmek imkansızdır.
Ayrıca, konunun savcılığa intikal etmesi ve savcı nezaretinde yeniden kan örneği alınması dahi olayın hizmet içinde yaşandığının göstergesidir. Yine doktorun hemşireleri etki altına alarak kan örneğini değiştirmeye çalıştırması, alkometreye üflememesi ve istenildiği zaman kan vermeyerek memuriyet vakarına yakışmayan tutum ve davranışları hizmet içinde yani doktorun görev yaptığı hastanede yaşanmıştır. Olay doktorun görev yapmadığı başka bir hastanede olmuş olsaydı bu durumda hizmet dışından bahsedilebilirdi. Demek ki Danıştay bazen bu tür ince çizgileri kaçırabiliyor. Hizmet içi ile dışı arasındaki ince fark ise birine aylıktan kesme diğerine kınama cezası verilmesi şeklinde cereyan etmesidir.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.