Ramazan özel sayfa
  • İFTARA KALAN SÜRE 00:00:00
Yazarlar Kudüsün İsraili korkutan çocukları

Kudüs’ün İsrail’i korkutan çocukları

Elvan Alkaya
Elvan Alkaya Gazete Yazarı

Altı kardeşi ve hasta anne babasının geçim yükünü 14’ünde sırtlanmış Fevzi… Babası, arka arkaya geçirdiği beş ameliyatın izini henüz bedeninden silememiş, eli ekmek tutamıyor. Fevzi, evin tek erkek çocuğu. Kalem tutamayan elleriyle kazandığı yevmiyesi ile kendiyle birlikte on karın doyuruyor koca yürekli çocuk…

O gün, sofraya yemek getirmek ve hasta babasına ilaç alabilmek için evden çıktı Fevzi. Yarım asırlık işgal kokan sokaklarını arşınlarken, İsrail’in asker sürüsü ile karşılaştı. Elinde ne silah vardı ne sapan… Kudüs’te yaşam mücadelesi veren çocuk olmaktı suçu. Yerden yere vurup, bedenini çiğnediler günahsızın. Gözünü ve ellerini arkadan bağlayıp, kalabalık işgal sürüsü eşliğinde gözaltına alındı Fevzi.

Yere düşse de, düştüğü yerden bir avuç toprakla kalkmayı bilenlerin evladıydı Fevzi el Cüneydi. Dimdik tuttuğu başı ve kendi vatanında mülteci olmayı reddeden cesareti yetti işgal sürüsünü korkutmak için. Yirmiden fazla İsrail polisinin eşliğinde; başını hiç eğmeden, yediği dayağın hesabını sormaya hazır bir delikanlı gibi sarstı her adımı Kudüs sokaklarını…

Topraklarını işgal edenlerinin çocuklarının, katliam bombaların üzerine yazdığı ‘Sevgiyle ölün’ mesajına inat dünyaya geldi Ahed Tamimi. Oyuncak bebekleriyle evcilik oynayarak değil, ailesi ve akrabalarının özgürlük mücadelesini izleyerek büyüdü. Babası, mahallesindeki markette hırsızlık yapan İsrailli askerlere karşı çıktığı için dayak ve elektrikle yoğun bakımlık edilip, hapishaneye tıkılmıştı. Ahed babasını görmek için, sabah 5’ten gece 12’ye kadar hapishane önünde nöbet tutmaya başladığında on yaşındaydı…

Zümrüt yeşili gözlerinden akan yaşlarla, abisini gözaltına almaya çalışan İsrail askerlerine kafa tuttuğunda ise 13 yaşındaydı. Ahed’in İsrail askerine sağ yumruğunu kaldırdığı korkusuz duruşu ona, ‘Filistinli cesur kız’ unvanını ve ‘Hanzala cesaret ödülü’ madalyasını kazandırdı. Büyüyünce özgür bir Filistin için avukat olmak isteyen Ahed şöyle diyordu o duruş için:“İsrail askerlerinden hiç korkmadım. Onlara Filistinlilerin korkusuzluğunu gösterdim.”

O gün, yaşadığı mahalledeki insanları tecrit etmek isteyen İsrail askerlerinin sesine uyandı Ahed. Asker sürüsünün bir kısmı evinin önünü işgal etmişti. Zalime karşı mazlumun dirilişin şerbetini içmişti bir kere Ahed, durur mu? Annesi ve arkadaşıyla kapısının önündeki İsrail askerlerini kovmak için çıktı dışarı. 17 yaşındaki Ahed Tamimi gözaltına alındığında; İsrail askerlerinin plastik mermisi kafasına isabet eden 14 yaşındaki kuzeni Mohammed Tamimi, yoğun bakımda hayatta kalma mücadelesi veriyordu… İsrail Eğitim Bakanı Naftali Bennett ise, Ahed’e olan korkularının çaresini şöyle dünyaya duyurdu: “Hayatı hapishane hücresinde son bulacak.”

Yiyecek, elektrik, gaz ve ilaç ambargosuna karşı güler yüzüyle El Halil sokaklarında dolanan, tanıdık simalardan biridir Muhammed et-Tavil. Her gün evinden çıkıp mahallesinde dolanır, gülümsemesinin ışığını mahalleliye bulaştırır. Mahallelinin diğer gençlere göre daha çok üzerine titrediği ve korumaya aldığı özel biridir Muhammed. Down sendromlu olarak gözlerini dünyaya açtığı için Filistinlilerin gözünde hiç büyümeyecek çocuktur…

O gün, her zaman olduğu gibi yüzüne kocaman bir gülümseme yerleştirip sokağa çıktı Muhammed. Birazdan içine düşeceği kargaşadan habersiz El Halil’de yürümeye başladı. Köşede Filistinlilere zulüm eden İsrailli polisleri görünce ne yapacağını şaşırdı. Geri dönüp, evine doğru yönelmek istediğinde karşısına İsrail askerleri dikildi. Çaresizliğini fırsat bilen İsrail askerleri kahkahalarla dövdü Muhammed’i… Yetmedi bir dükkana dayadılar. Bacaklarını aralayıp, ellerini iki yana açıp olmayan silahını aradılar. İsrail askerine yakışan, sert bir arama sonrasında, ellerini arkadan bağlayıp gözaltına alındı Muhammed.

Deniz kenarında oynayan, iftar vaktini bekleyen çocuklara bomba yağdıran zilletin sürüsü için; Down sendromlu olmak gözaltına alınmaya engel değildir.Eğer işgal sokaklarında kapana kısılmış bir Filistinli çocuksan, hele ki adın “Muhammed” ise İsrail askerleri tarafından gözaltına alınman için yeterli sebeptir.

Filistin Esirler Cemiyeti, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü’nde yaptığı açıklamada; son bir yıldır Filistinli 1150 çocuğun İsrail polisi tarafından gözaltına alındığını, 700 Filistinli çocuğun ise askeri mahkemeye çıkarıldığını kaydetti. Bugün İsrail hapishanelerinde 300 çocuk bulunuyor. Bu sayıya ev hapsinde tutulan 100 çocuk eşlik ediyor.

Dünyada çocukları yargılayan tek işgal topluluğunun İsrail olduğu dilendirilmese de, dünyada Filistinli çocuklardan en çok korkan işgal sürüsünün İsrail olduğu tüm dünya tarafından biliniyor.

Korkun… Çünkü “Elbet bir gün ayaklarınızın altında ezdiğiniz çocuklarımız da dile gelecek. Ve onlar kalemleriyle sizi vuracaklar!”

Abone Ol Google News

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.