Yazarlar İmtiyazlılar ve garibanlar diye ayrım yapılabilir mi

İmtiyazlılar ve garibanlar diye ayrım yapılabilir mi

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

2022’nin ilk gününde 16 yıllık berberime gittim. Öğleden sonra saat 15.00’te buluştuk. Kuaför salonu boştu. Ortalık tenhaydı. Tepecik yolu her günkünden daha sakindi.

Berber koltuğuna oturduğumda, mutat üzere, hal hatır sorduk. İlk kez biraz sitem, biraz öfke ile söze girdi, “Yetişemiyorum. Yoruluyorum. Haksızlığa tahammül edemiyorum” diye başladı. Fahiş fiyatlardan yakındı. Çocukların eğitim masraflarının arttığını söyledi. Sonra da, “Aracımı 10 yıldır zaman zaman park ettiğim yerden çektiler” dedi. “Niye çektiniz diye sorduğumda, ‘Giysi kutusunun yanına park ettiğin için’ diye cevap verdiler. Aslında boş olduğunda hep oraya park ediyordum. Hiç çekilmiyordu. Şimdi ne değişti de çektiler” diye sordu. “Aracın muayenesini de yaptırmayacağım, sigortasını da… Cezaları da ödemeyeceğim. Ne olacaksa olsun artık” diye saydırmaya devam etti.

“Sen iyi bir vatandaşsın. Öfkelenme” diyecek oldum. Bana da bir ağız dolusu laf söyledi. Sonra da “Güçleri garibana yetiyor” diye acı bir ifade kullandı.

Sakinleşsin diye bir süre “umut” cümleleri kurdum. Sonra da “Olur böyle şeyler pandemi süreci hepimizi gerdi. Bir yanlışlık olmuştur” diyerek toparlamaya çalıştım.

Ama ne öfkesi dindi ne sakinleşti. Aslın da haksız da sayılmazdı!

Çünkü..!

Evet, çünkü bir giysi kutusunun yanına park edilen 15 yaşındaki bir otomobil çekiciler tarafından çekiliyor… Aynı cadde üzerinde bir kaç milyon liralık araçlara dokunulmuyorsa, burada iyi niyet yoktur. İnanmayacaksınız ama, berberden çıktığımda o giysi kutusunun önünde siyah bir Alman otomobili park etmiş haldeydi.

İSTANBUL’DA TRAFİK POLİSLERİ NE YAPAR?

Bakın size kendi mahallemden bir örnek vereyim. Günün her saatinde, yemek yemeye gelenlerin çift sıra park ettiği ve trafiğin keşmekeşe dönüştüğü bir caddeye çok yakın otuyorum. Akşemsettin Caddesi. Ayrıca doğrudan Vatan Caddesi’ndeki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün önüne çıkan bir cadde burası.

Zaman zaman emniyet araçları bile o sıkışıklıkta kalıyor. En acısı da Bezmialem’den Cerrahpaşa’ya, Çapa’ya kadar bütün büyük hastanelere acil hasta taşıyan ambulansların da kullandığı bu caddede günün her saatinde acı acı sirenler çalıyor.

Ama keyfi için caddede çift sıra park eden araçlara bir Allah’ın kulu gelip ne cezai işlem uyguluyor ne çekiciler gelip araçları çekiyor. Bildiğiniz kaos ortamı burası. Bu caddede “gücü gücüne yeten” derler ya hani. Aynen o misal.

İstanbul Emniyeti’nin bu mega kentte suçlu ile mücadelesini her daim destekledik. Polislerimizin her daim yanındayız. Ancak keyfi uygulamaların ve bazı yerlerdeki sorunların görmezden gelinmesini kabul edemeyiz. Hele hele, bazı yerlerde garip gurebanın mağdur edilmesini hiç hoş karşılayamayız.

Arabasının markasına, kişinin statüsüne göre işlem yapıldığına dönük kanaati gidermek sorumlulara düşüyor.

Bu dönemde zenginleşenlerden ek vergi alın, fakire fukaraya verin

2021’in mayıs ayından bu yana “Zenginden alın fakire verin” diyoruz.

Önerimizin hükümet tarafından uygulamaya konulduğunu da müşahede ediyoruz.

Asgari ücretteki düzenleme, dün de memur ve emekliler için yapıldı. Küçük esnaf, tarım sektörü hasılı dezavantajlı gruplara yönelik “sosyal destek” ve programlar adım adım uygulamaya konuyor. Evde bakımdan, yaşlılık maaşına kadar birçok konuda geride kalan veya geride kalma ihtimali olan dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalar devam ediyor.

Ancak yeterli mi diye de sormak gerekiyor.

Dünya ekonomisinin büyük bir bunalımda olduğu gerçeğini ıskalamıyoruz. Sıfır enflasyonlu ekonomiler bile yıllar sonra enflasyon belasıyla karşı karşıya.

Türkiye ise 20 yıl öncesinin enflasyon rakamlarıyla karşı karşıya. Tek avantajımız o zamanlar bugünkü gibi ne üretimimiz ne ihracatımız ne de istihdamımız vardı.

Bugün 225 milyar doları aşan bir ihracatımız var. Pandemiye rağmen istihdamda 2 milyonun üzerinde bir artış var.

Bütün bunlara rağmen enflasyonist ortam, ücretlileri, dar gelirlileri, dezavantajlı grupları çok zorluyor.

Bunun için yine tekraren söylüyoruz. Zenginden alın fakire verin. Doğalgaz gibi elektrik gibi temel ürünlerde devlet kendi alacağından büyük ölçüde feragat ediyor. Ama yetmiyor. O halde, bu dönemde zenginliklerine zenginlik katanlar için ek vergi önerimi yineliyorum.

O ek vergiyi de geride kalan, geride kalma ihtimali olan insanlarımıza sosyal projeler olarak verirsek, bu sıkıntılı günleri daha huzurlu şekilde atlatabiliriz.

Yoksa, her geçen gün toplumsal kesimler arasındaki ekonomik uçurum büyür, uçurum büyüdükçe huzur ortamı kalmaz.

Yanılıyor muyum?

Uyuşturucuyu AK Partili kullanınca başka, CHP’li kullanınca başka muamele

2021’in mart ayında AK Parti’de çalışan Kürşat Ayvatoğlu denen bir müptezelin, otomobilde uyuşturucu alırken görüntüleri ortaya çıktı. Söz konusu isim günlerce biz dahil medyanın gündeminde oldu. Bu şahıs üzerinden AK Parti ve hatta muhafazakâr kesim dayak yedi.

Peki, bugün neden bazıları CHP Osmaniye İl Başkanı Mehmet Aşık ve oğullarını Kürşat Ayvatoğlu kadar tartışmıyor?

CHP Osmaniye İl Başkanı Aşık’ın oğulları, CHP’ye ait bir araç ile uyuşturucu taşırken yakalandılar. Ateş istifa etti. Ama bu haber birkaç medya kuruluşunun dışında gündeme gelmedi.

Neden acaba?


6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.