Yazarlar Seçimler öncesi CHP içindeki bir yapı, kurdukları cepheyi tahkim ediyor

Seçimler öncesi CHP içindeki bir yapı, kurdukları cepheyi tahkim ediyor

Hasan Öztürk
Hasan Öztürk Gazete Yazarı
Abone Ol Google News

“Oy ve Ötesi” bugünlerde ne yapıyordur hiç düşündünüz mü?

2013’tei Gezi provokasyonundan sonra örgütlenen bir yapıdır Oy ve Ötesi. Ve bu yapı, Türkiye’de uluslararası bağımsız gözlemcilerin bile takdirini kazanan “seçim güvenliği” konusundan kurulduğundan bu yana hep “olumsuz” raporlar hazırlayan bir derneğe dönüşmüştür.

Oy ve Ötesi tıpkı “Birleşik Haziran Hareketi” gibi, tıpkı 10 Aralık Hareketi gibi, CHP’nin dönüşümü ya da Yeni CHP, için olağan üstü çaba sarf etmiştir.

Bugün acaba Oy ve Ötesi, Birleşik Haziran Hareketi ve 10 Aralık Hareketi ne yapıyordur diye kafa yorarken, cevabın bir kısmını dün Cumhuriyet gazetesinden öğrenmiş olduk.

Öğrendiğim cevaba gelmeden önce, söz konusu yapıları biraz daha tanıyalım isterim.

Oy ve Ötesi, Gezi’nin mahsulü bir sivil toplum kuruluşu. Kendilerini, “Taban hareketi olarak gelişen ve sandık güvenliği için Türkiye çapında binlerce kişilik gönüllü ordusundan oluşan bağımsız sivil inisiyatiflerinden biri” olarak tanımlıyorlar.

Ve, “2014’ten itibaren Türkiye’de seçim güvenliğinin azaldığı”algısı üzerinden kuruluş gerekçesi ileri sürüyorlar. Binlerce “gönüllü” ile kendi kurdukları seçim ağı üzerinden sonuçları ilan etmeye kalkışıyorlar.

Birleşik Haziran Hareketi de tıpkı Oy ve Ötesi gibi, Gezi provokasyonundan sonra Ankara’da bir Ağustos günü kuruldu. “Faşizm” ile mücadeleden filan söz eden grubun içerisinde sol marjinal partiler ve sivil toplum kuruluşlarının yanısıra Türk Tabipler Birliği, Mühendisler Odası gibi bir çok kuruluş vardır. Amaçları arasında “savaş karşıtlığı” da var. Ama onların “savaş karşıtlığı”ndan anladıkları PKK terör örgütü ile olan amansız mücadele.

Savaş karşıtı bu harekete müzahir yapılar, PKK terör örgütüne yönelik ne zaman bir operasyon, bir harekat olsa ortalığı birbirine katmaya kalkışıyor.

Birleşik Haziran Hareketi’nin asıl amacı Gezi’ye eklemlendiremedikleri terör örgütü PKK’ya müzahirler grupları da kapsayan bir cephe kurmak.

Bunda başarılı oldular mı sorusunun cevabı ise maalesef kısmen evet!

Ne demek istiyoruz biraz açalım.

10 Aralık Hareketi’nin sekretaryasında da bulunan Canan Kaftancıoğlu bugün CHP İstanbul İl Başkanı. Yine, Oğuz Kaan Salıcı CHP Genel Başkan Yardımcıları arasındaki en etkili isim.

Bu ekip, 2019’daki yerel seçimlerde Birleşik Haziran Hareketi, Oy ve Ötesi, 10 Aralık Hareketi gibi grup, dernek STK’ları bir “cephede” buluşturdular. Ve özellikle HDP oylarının kurulan Millet İttifakı’na yönelmesini sağladılar. Bu bir başarıdır. Ve bu başarı üzerinden şimdi yeni bir hazırlık içindeler.

Bugün, HDP’nin Millet İttifakı ile kurduğu zımni ittifak, her geçen gün alenileşiyor. Her geçen gün HDP ve HDP’ye yakın isimler “ittifak”taki güçlerini, etkilerini açık ediyor.

PKK terör örgütünün Kandil’deki baronları da her vesile ile HDP’nin ittifaktaki rolüne işaret ediyor. Seçimlerden sonra kurulacak hükümette HDP politikalarının işlerlik kazanması için gerekli her türlü desteği vereceklerini de açıktan ilan ediyorlar.

***

Şimdi Oy ve Ötesi, Birleşik Haziran Hareketi ve 10 Aralık Hareketi’nin ne yaptığına ilişkin Cumhuriyet gazetesinden öğrendiğimiz bilgiyi sizinle paylaşalım.

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, “Seçim güvenliğini sağlamak için çalışmalara başladıklarını” açıklamış.

Kaftancoğlu, “Sandık Savunma Hareketi” ismiyle bir “avukatlar ordusu” kurduklarını söylüyor.

Diyor ki: “Bir avukat ordusuyla sandıkların korunması ve yaşanabilecek hukuksuzlukların önüne geçmeyi amaçlıyoruz. Ben iktidarın seçim öncesinde ve seçim günü kaybetmemek için her türlü yalana başvuracağını, her türlü hukuksuzluğu yapacağını düşünüyorum.”

OY VE ÖTESİ OLMADI “SANDIK SAVUNMA HAREKETİ” VERELİM

Bakın Oy ve Ötesi, Birleşik Haziran Hareketi ve 10 Aralık Hareketi neye dönüşmüş gördünüz mü?

Bu kez de “Sandık Savunma Hareketi” olmuş. Gerekçeleri de yine aynı: Seçim güvenliği.!

Şimdi bir kaç soru:

-Oy ve Ötesi 2014’ten sonraki seçimlerde ne yaptı? O seçimlerle ilgili bağımsız uluslararası gözlemcilerin raporlarına rağmen Türkiye’nin seçim güvenliği konusunda nasıl bir kötü imaja imza attı?

-2018’de Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce’nin “Adam kazandı” demesini kabullenemeyen CHP’lilerin kafasını karıştıran “seçim ve sandık gözlemcileri” acaba bu söz konusu yapılarla ne kadar ilişkili?

-Türkiye’deki seçim güvenliği ve seçimlerin şeffaflığı konusunda bugüne kadar her hangi bir tereddüt olmuş mudur? (30 Mart 20196’daki yerel seçimlerde 2 kez yenilenen İstanbul seçimleri dahil.)

-Peki, bütün bunlar ortadayken, kendilerine yakın araştırma şirketlerine “Türkiye’de seçim güvenliği yok ya da azalıyor” sonucu hazırlatan ve bunun üzerinden şimdiden bir hazırlık yapanların “gerçek amacı” ne?

-Acaba, genel seçimlerin sonuçlarını şimdiden şaibeli hale getirmek için bir çalışma mı var?

-Ve son soru: Türkiye 150 yıllık demokratik geçmişine rağmen, 70 yıllık çok partili hayat ve serbest seçim geleneğine sahip olmasına rağmen, neden “seçim güvenliği yok” algısına oynuyorlar?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.