Veda Hutbesi ve insan hakları (3)

Hayreddin Karaman
Hayreddin KaramanYeni Şafak Gazete Yazarı
04:00, 21/12/2017, Perşembe • Yeni Şafak Haber Merkezi
Veda Hutbesi ve insan hakları (3)
“A
llah’a isyandan uzak durmanızı, O’na itaat etmenizi tavsiye ve teşvik ediyorum. Size iki şey bırakıyorum; bunlara sarıldığınız müddetçe doğru yoldan sapmazsınız: Allah’ın Kitabı ve benim Sünnet’im (yine Allah’ın verdiği bilgiye dayanarak yaptığım açıklama ve uygulamalarım.)”

Temel kaynak olarak bu iki vahiy ürünü var, alimler ve yöneticilerin ihtiyaca göre bu iki kaynağa dayalı içtihatları da zorunlu değişim ile dinin paralel gitmesini, değişimin bozulma ve sapma şeklinde olmamasını sağlıyor. Bunlara devlet başkanı, seçkinler, alimler, soylular ve dağdaki çobana kadar herkes uymaya mecbur; işte bu manada bir hukuk devleti.

“Bir suç işleyen onu kendi aleyhine işlemiş olur.”
“İlki benim yakınlarıma ait olmak üzere İslam öncesinden kalma kan davalarını
(öç almak için masum insanların öldürülmeleri geleneğini)
kaldırıyorum.”

“Suçludan başkası suçtan sorumlu tutulamaz.” Bu ifade, başka milletlerde asırlarca sonra uygulanmaya başlanan 'suçun şahsiliği' ilkesini getiriyor.

Aynı zaman devlet başkanı olan Efendimiz (s.a.) yaptığı inkılabın gereği olarak kaldırdığı öç alma zulmünü öncelikle kendi yakınlarında uyguluyor ve onların öç almak maksadıyla masum insanları öldürmelerini engelliyor.

“Dokunulmazlık ilan ettiğiniz aylar, günler ve Harem bölgesi gibi can, mal, namus ve şerefleriniz de dokunulmazdır.”
“Müslüman Müslüman'ın kardeşidir; kardeşi helal etmedikçe onun hiçbir şeyi helal olmaz. Kimde bir emanet varsa onu yerine teslim etsin.”
“Başta amcam Abbas’ınki olmak üzere İslam öncesine ait faiz alacaklarını kaldırıyorum;
(faiz ve faizciliğin yasak olduğunu ilan ediyorum);
alacaklılar ancak anaparalarını alabilirler; ne size haksızlık edilsin, ne de siz başkalarına haksızlık edin.”

Can, mal ve insan onurunun dokunulmazlığı ilan ediliyor, zenginlerin yoksulları, ihtiyaç sahiplerini faizcilikle soymaları, sömürmeleri yasaklanıyor.

“Kadınların sizin üzerinizde, sizin de kadınlarınız üzerinde hakları vardır... Zina ve isyan dışında onlara şiddet uygulamayın. Kadınlar hakkında Allah’tan korkun, onlara iyi davranın...”

1789 Fransız Devrimi sonrası ilan edilen insan hakları belgeleri dahil olmak üzere ilan edilen bütün belgelerde erkekler vardır, kadınlar söz konusu değildir. Bu yüzden Olympe de Gouges öncülüğünde 1791’de 'Kadınlar İçin İnsan ve Yurttaş Hakları' girişimi başlatılmıştır.

İslam öncesi Arap kültüründe de kadınlar için haktan söz edilmemiştir. İslam, insan olarak ve insanlık değeri bakımından kadınların erkeklere eşit olduğunu ilan etmiş, insan haklarının detaylarında ise değişmez, tabii, yaratılıştan gelen farklılıklara bağlı olarak iki cinsin birbirini tamamlamasını ve hakta denkliği sağlanmasını istemiştir.

Hür insanların köleleştirilmelerini yasaklamış, kölelik kaynağını -karşı tarafın uygulaması yüzünden- yalnızca savaş esirleri ile sınırlamış, bunların da köle edilmemeleri yetkisini devlet yöneticilerine bırakmıştır.

“Şeytan bu topraklarda kendisine tapınılmaktan umudunu kesmiştir, fakat bunun dışında, sizin önemsiz göreceğiniz (dine aykırı) davranışlarınıza da razıdır; dininizi korumak için onlardan sakının.”

Dini ve hukuku korumak için kanunlar, hak belgeleri ilan etmeler yetmiyor; insanların, 'insanüstü, insanları yaratan, onları her an görüp gözeten... bir Yüce Varlığa' iman ve kulluk etmeleri, O’na itaatten saptıracak iç ve dış saiklere karşı bireyler olarak da direnmeleri, direnç kazanmaları gerekiyor. Peygamberimiz’in bu ikazı dahil olmak üzere Peygamberliğinden vefatına kadar kesintisiz sürdürdüğü eğitim, dine ve hukuka içten bağlılığı; severek, isteyerek, bir ibadet şuuru içinde itaat etmeyi sağlıyor.

Peygamberimiz (s.a.) müminlere veda ederken yerine bir yönetici tayin etmiyor, yönetici seçimini doğrudan ümmetin veya onları temsil edecek olanların hür seçimine bırakıyor. Seçilenler de hukuka (Kitab'a ve Sünnet’e) itaatle yükümlü olacakları için saptıklarında ümmete onları ıslah etme ve bu olmuyorsa düşürme yetkisi veriyor.

Ve bütün bunlar 15 asır önce oluyor.

Not:

Sevgili İbrahim Karagül’ün acısını paylaşıyor, merhuma Mevlâ’dan af ve mağfiret, kendilerine sabır niyaz ediyorum.

Sayfa Sonu
Türkiye’nin Birikimi. Uluslararası Medya Grubu.

Türkiye’nin gündemini belirleyen haber kaynağına hoş geldiniz! Tarafsız, dinamik ve derinlemesine habercilik anlayışıyla Yeni Şafak, okuyucularına güncel gelişmelerin ötesinde bir deneyim sunuyor. Siyaset ve ekonomiden kültür-sanat ve spor dünyasına kadar geniş bir yelpazede sunduğu haberlerle, hem Türkiye’de hem de dünyada neler olup bittiğini anında öğrenin. Dijital platformlarıyla her an, her yerden en doğru bilgiye ulaşın; Yeni Şafak’la gündemi yakalayın!

Sosyal medyada bizi takip edin
Mobil Uygulamaları indirin

Gündemi cebinizde taşıyın! Yeni Şafak’ın mobil uygulamalarıyla, en güncel haberlere anında ulaşın. Siyasetten ekonomiye, spordan kültür-sanat dünyasına kadar geniş bir içerik yelpazesi parmaklarınızın ucunda! Hem iOS, hem Android hem de Huawei cihazlarınızda kolayca indirerek, günün her anında en doğru bilgiye hızlıca erişin. Hemen indirin, dünyadaki gelişmeleri kaçırmayın!

Kategoriler
Albayrak Medya

Maltepe Mah. Fetih Cad. No:6 34010 Zeytinburnu/İstanbul, Türkiyeiletisim@yenisafak.com+90 212 467 6515

YASAL UYARI

BIST isim ve logosu 'Koruma Marka Belgesi' altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.

Tüm hakları saklıdır © Net Medya 2026