
Merhamet, insan olmanın birinci şartıdır. O yoksa, hiçbir şey tamam değildir.
Yoksulluktan yolsuzluğa kadar yaşadığımız birçok sıkıntının nedeni, içimizdeki merhamet eksikliğinden kaynaklanıyor. Bu kesin.
Marmara ve Van depremlerini hatırlayın. Oralarda neler olmuştu, bir düşünün. İnsanın acısı ve acımasızlığı, nasıl da aynı karenin içine sığmıştı?
Bugün yaşadığımız birçok kronik sorunun özüne indiğimizde, örneğin şark meselesi, yine aynı şeyi göreceğiz: Merhamet eksikliği.
Ekmek dahil, birçok gıda maddesine "fesat" karıştırıldı, karıştırılıyor. Ekmeği özellikle ayrı kullandım. Çünkü "ekmeğe hürmet ediniz" buyruluyor.
Tüketici ve hayvan hakları, doğayı koruma kanunları vesaire. Merhametli insanın böyle tedbirlere ihtiyacı yoktur. Bilir ki, merhamet, insandan buğdaya, saka kuşundan söğüt ağacına kadar, Allah"ın yarattığı her şeye hürmet etmektir, emanet gözüyle bakmaktır.
Evet, hürmet. Nurettin Topçu, hürmet ve merhamet kelimelerini aynı cümle içinde kullanır, buradan da aşk ahlakına varır. Şunu da söyler: Kalbe yapılan ilk aşı, merhamet aşısı olmalıdır.
Bu cümleden ilham alarak devam edelim: Merhamet, insanın ve kâinatın kalbidir. Merhametsizlik ise kalbin kaybedilmesi; mide gibi, sıradan bir organa dönüşmesidir.
Maalesef, piyasanın, siyasanın ve sosyal medyanın dili, büyük ölçüde, merhametsizlik üzerine kurulu: Halden anlamamak, kusur aramak, hak ve hakikate uygun davranmamak, emeği yok saymak, mahremiyetin üzerine titrememek. Bu acıklı hal, trafik dahil, hayatımızın her anında ve alanında kendisini gösteriyor. Sözgelimi, "korkutanla değil, korkanla uğraşıyoruz." Çünkü daha kolay.
Özdemir Asaf, "bütün renkler aynı hızla kirleniyordu, birinciliği beyaza verdiler" demişti. Alper Gencer, bu güzel sözü günümüze getirdi ve şöyle dedi: "Bütün kavramlar hızla kirleniyordu, birinciliği merhamete verdiler."
Özetle; önce kirleniyor, sonra kirletiyoruz.
Birbiri ardına açılan yardım dernekleri ve onların kampanyaları, rekor kıran bağış oranları bizi yanıltmasın. Bunlar, bir noktadan sonra ölçümüz olamaz. En çok bağış yapan ülkenin Amerika Birleşik Devletleri olduğunu biliyoruz. Öte yandan; acımak, şefkat, vicdan gibi kavramlardan ne kadar uzak olduğunu da sürekli görüyoruz.
Tekrara düşmek pahasına; "merhamet, insan kalmanın birinci şartıdır" diyelim.
İnsandı, ağaçtı, kuştu, suydu. Bu dünyada, hepimiz birer taneyiz. Merhamet, bütün bu taneleri, tespih gibi, bir arada tutan iptir. İp henüz kopmadı. Fakat bu, hiç kopmayacağı anlamına gelmiyor.
Şimdi, Doğu Türkistan"dan Filistin topraklarına kadar, büyük bir acımasızlığın, merhametsizliğin içindeyiz. Mezalim. Soykırım. Barbarlık. Bütün bu olan bitene kayıtsız kalanlar, hatta mazlumların yerine zalimleri destekleyenler, belki de neyi kaybettiklerini hiçbir zaman hatırlamayacaklar. Öylece ölüp gidecekler.
Ne kadar şikâyet edersek edelim, bir kez daha anlıyoruz ki, şu yeryüzünde milletimizden daha merhametlisi yok. Onca eksikliğe rağmen, onurlu ve olgun. Çoğunluk adına söylersek; aslına ve tarihine sadık. Müslüman kardeşleri için fedakârlık yapmaya hazır. Çok şükür.
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.