
Türkiye''nin içinde bulunduğu dar boğazı aşmasına yardımcı olmak amacıyla bedelli askerlik uygulaması yeniden getirildi...
Kul sıkılmayınca Hızır yetişmezmiş...
Birkaç milyar dolarlık bir girdiden söz ediliyor...
Türkiye''nin IMF (Uluslararası Para Fonu) ile anlaşma imzalaması durumunda dünya piyasalarından beklediği paranın tamamı 3 milyar dolar kadar...
Düşünün, harekete geçirilmemiş iç kaynaklarımızın ne ölçüde olduğunu...
Tabii, bedelli askerlik meselesi de adilliği açısından tartışılabilir... Parası olanın kısa askerlik yapacağı, olmayanın ise bu olanaktan yararlanamayacağını söylemek mümkündür...
Bu meselenin uzun vadede çözümü tabii ki daha başka yollarla gerçekleşebilir... Söz gelimi, paralı askerlik bunlardan biridir. Ve sanıyorum Türkiye bu alternatifi ikibinli yıllarda gündeme getirecektir.
Bir diğer çözüm ise, genel olarak askerlik süresinin kısaltılması olabilir...
Hepimiz hatırlıyoruz, birkaç yıl öncesine kadar Türkiye''de askerlik süresinin kısaltılması yolunda bir eğilim mevcuttu... Nitekim askerlik süresi bir miktar da kısaltılmıştı...
Fakat gerek iç düşmanlar, gerekse dış düşmanlar gerekçesiyle, askerlik süresinin yeniden uzatıldığını ve bedelli askerlik uygulamasına son verildiğini de biliyoruz...
İç düşman zaten mevcuttu... Bölücülük tehlikesi ve 15 yıldır PKK''ya karşı sürdürülen savaşa ilaveten 28 Şubat''la birlikte şeriat tehlikesi de iç tehdit olarak kabul edilmişti...
Dış düşmanlarımız ise oldukça fazlaydı... Yetkililerin her fırsatta dile getirdiklerine göre, Türkiye çepeçevre düşmanlarla çevriliydi... Hatta başta Avrupa olmak üzere dış dünyanın önemli bir bölümü Türkiye''nin kötülüğü için çalışıyordu...
Askerlik süresi yeniden uzatılır ve bedelli askerlik uygulamasına son verilirken aşağı yukarı bu bildik gerekçeler ileri sürülmüştü... Ayrıca da asker kaçakları için verilen cezalar oldukça ağırlaştırılmıştı.
Buna rağmen resmi ağızlar 400 bine yakın asker kaçağının olduğunu söylüyor... Şimdi yeniden ihdas edilen bedelli askerlikten, bunların önemli bir bölümünün yararlanacağı hesap ediliyor...
Demek ki bu kadar insanı uzun süreli askere almamak savunmamızda bir zaaf oluşturmayacak.
Genelkurmay Başkanlığı mutlaka bunun hesabını yapmış olmalı...
Aslında deprem, bir yandan büyük bir felakete neden oldu, ama Türkiye için bir şansı da beraberinde getirdi... Gönül isterdi ki Türkiye bazı gerçekleri normal yollardan anlayabilsin...
Herkes gördü ki bütün dünya Türkiye''ye düşman değilmiş!..
Herkes anladı ki, "Çevremiz düşmanlarla çevriliyken daha fazla demokrasi olamaz" konsepti büyük bir yalandır... Ve buna dayalı olarak geliştirilen ''sürekli tehdit ve kriz sendromu'' yapay bir durumdur...
Bugünün dünyasında tabii ki düşmanlıklar da vardır... Ama düşmanlıklar, uluslararası, ülkeler arası sorunlar olarak barışçı yöntemlerle çözülmektedir... Bu yolu izlemeyip savaşa başvuranları uluslararası camia yola getirmektedir... Artık ülkeler dünyada tek başlarına değildir...
Devletlerin kendi insanlarına bile kötü muamele etmelerini önleyecek mekanizmalar geliştirilmektedir... Yaptırımlar oluşturulmaktadır...
İşte deprem, bu anlayışları çok açık bir biçimde gözler önüne sermiştir...
Türkiye, bu fırsattan yararlanarakn iç ve dış politikasını gözden geçirebilir...
Üstelik de PKK''nın silah bırakma kararı da bu politikaların yeniden değerlendirilmesi için önemli bir olanaktır... Türkiye önümüzdeki dönemde, Doğu ve Güneydoğu''da, ekonomisini ve bütçesini altüst eden, enflasyonun azmasına neden olan terör harcamalarını, ekonomik gelişmesine, sorunlarının çözümüne harcayabilecek duruma gelebilir...
Gelmek zorundadır...
Korkularından ve sendromlarından arınmış bir Türkiye''nin önemli kaynaklarının olduğu şu son bedelli askerlik uygulaması ile ortaya çıkmıştır.
Askerlik süresinin altı ay kadar kısaltılması, hatta asker sayısı azaltılarak savunma bütçesinin kısılmasıyla Türkiye, deprem felaketinin yaralarını tümüyle sarabilir...
Önemli olan, bedelli askerlikte olduğu gibi, bu konularda da çekinmeden tartışabilmek, öneriler ileri sürebilmektir...
Deprem Türkiye''nin iç ve dış politikasının köklü olarak gözden geçirilmesi için önemli bir fırsattır ve bu sayede Türkiye, hem kendi insanlarıyla hem de dış dünya ve komşularıyla barışık bir devlet yapısına kavuşabilir...
Tabii ki böyle bir devlet, krizlere ve savaşlara göre donanımlı bir devletten daha az masraflı olacaktır...
Türkiye''nin çözümü, Sayın Cumhurbaşkanı karşı görüşte de olsa, daha demokrat, daha sivil ve daha az masraflı bir devlet yapısından geçmektedir...
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.