Yazarlar Dünyanın enerji sorunu ve Türkiyenin payına düşenler

Dünyanın enerji sorunu ve Türkiye’nin payına düşenler

Levent Yılmaz
Levent Yılmaz İnternet Yazarı
Abone Ol Google News

Dünyada enerji üretimi, iletimi ve depolanmasından daha fazla kafa yorulan bir konu yoktur sanırım. Üretimin temel girdisi olan enerjiye erişim ve enerji maliyeti meselesi tüm ülkelerin ana gündem maddelerinden birisidir. Öyle ki geçmişte enerji kaynaklarının paylaşımı savaşlara neden olurken bugünlerde enerjinin uluslararası ilişkilerde bir enstrüman olarak kullanıldığını görüyoruz. Hatta daha ileri gidersek bazı ülkelerin enerjiyi bir silah olarak kullandığını iddia eden devlet yöneticileri bile var.

KÜRESEL ENERJİ FİYATLARI

Covid19 pandemisi sonrası çıkış senaryosunda enerji fiyatlarındaki artış beklenen bir gelişmeydi. Çünkü pandemi döneminde enerji fiyatları hızla düşmüştü. Ancak kimsenin bir arz problemi beklediğini ve bunu ifade ettiğini hatırlamıyorum. Diğer yandan doğalgaz tarafındaki fiyat gelişmeleri başta Avrupa ülkeleri olmak üzere her yerde ciddi bir problem haline dönüştü. Bugün geldiğimiz noktada petrol ve doğalgaz fiyatları küresel enflasyonun da tetikleyici unsurlarının başında geliyor.

ENERJİ ARZ SORUNU

Hatırlayacağınız üzere geçtiğimiz yılın Şubat ayında ABD’nin Teksas eyaletinde yaşanan elektrik kesintisi neticesinde 21 milyon kişi elektriksiz kaldı ve onlarca insan hayatını kaybetti. Konutlarda ısınma problemi günlerce sürdü. Öyle ki ABD’nin günlük petrol üretiminin %40’ına denk gelen 4 milyonluk ham petrol üretimi de durdu.

2006 ve 2009 yıllarında Rusya, Ukrayna ile yaşadığı gerilim yüzünden vanaları kapatınca başta Almanya olmak üzere pek çok ülkede doğalgaz tedariki problemi yaşandı. Almanya’da günlerce ısınma problemi yaşandı, üretimde aksamalar oldu ve en basit kamu hizmetleri bile yapılamadı.

Bugünlerde Türkiye’de de İran kaynaklı bir arz sorunu yaşanıyor. BOTAŞ’ın İran’dan aldığı ve Gürbulak-Ağrı giriş noktasından sağlanan doğal gaz akışının İran tarafındaki iletim hattında meydana gelen arızadan dolayı 10 gün boyunca durdurulduğunu açıklaması ile beraber Türkiye’de de kısıntı uygulamaları başladı. İlk etapta yüksek gaz çekişi yapan sanayi bölgeleri ve elektrik santrallerine yapılan gaz akışı kısıtlandı.

KÜRESEL ENERJİ KRİZİ VE TÜRKİYE

Türkiye net enerji ithalatçısı bir ülke. Örneğin 2021 yılında sadece doğalgaz ithalatı 61 milyar dolar seviyesinde. Muhtemelen 2017 yılında hayata geçirilen “Milli Enerji ve Maden Politikası” olmasaydı çok daha fazla olurdu. Özetle büyüyen ve gelişen bir ekonomi olan Türkiye’nin enerji ihtiyacını karşılayabilmesi için önemli miktarda enerji ithalatı yapmaya devam etmek zorunda. Hal böyle olunca da enerji fiyatları önem kazanıyor. Örneğin artan petrol ve doğalgaz fiyatları bir yandan Türkiye’nin enerji faturasını artırırken diğer yandan enflasyonu tetikliyor.

Diğer yandan dönem dönem gaz alım kontratı yaptığımız ülkelerden kaynaklı arz problemleri de yaşıyoruz. İran da bunlardan bir tanesi. Geçmişte Rusya kaynaklı benzer problemler de yaşamıştık. Aslına bakarsanız Türkiye bu konuda önlemler geliştirdi. Örneğin yıllar itibariyle toplam ithalatta Rusya ve İran’dan aldığı doğal gazın miktarını oransal olarak düşürdü. Aşağıdaki grafiği Türkiye’nin Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği’nde Enerji Danışmanı olarak görev yapan Caner Can ile hazırladık. İlgili grafik yakında yayınlanacak olan “Türkiye’nin Enerjisi: Fırsatlar ve Riskler” başlıklı kitabın “Türkiye ve Enerji Güvenliği” bölümünde yer alıyor.

Aşağıdaki verilerden de görüleceği üzere Türkiye’nin toplam doğal gaz ithalatındaki Rusya ve İran payı 2005 yılında %81,9 iken 2022’de 44,5’e kadar gerilemiş durumda. Peki ya bu oran eski seviyelerde olsaydı İran’dan gaz akışı kesildiğinde nasıl bir kriz yaşıyor olurduk?

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunundaki amaçlar ile sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerezler kullanılmaktadır. Detaylı bilgi için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.