Susmak...

00:0021/09/2008, Pazar
G: 2/09/2019, Pazartesi
Mehmet Doğan - Pazar

Susmak bir erdem midir?Niçin susarlar, susmayı seçenler? Söyleyecek sözleri olmadığı için mi?Susmak, bana daima suyu hatırlatmıştır. Susamak fiilinin geniş zaman çekimi hep cinaslı bir uyum gibidir: Susarım, hem konuşmam, hem de su isterim, suya ihtiyaç duyarım anlamı verir, bana. Ve şu şiiri hatırlatır:En konuşkan anımda hep susarımHikmete hekime hakka susarımKonuşmak kandırmak mıdır âlemiVe susmak kandırmak mı irademiDoya doya kandırmak hem su gibiKonuşma kimselerle öyleyse susElinde ne mesnevi

Susmak bir erdem midir?

Niçin susarlar, susmayı seçenler? Söyleyecek sözleri olmadığı için mi?

Susmak, bana daima suyu hatırlatmıştır. Susamak fiilinin geniş zaman çekimi hep cinaslı bir uyum gibidir: Susarım, hem konuşmam, hem de su isterim, suya ihtiyaç duyarım anlamı verir, bana. Ve şu şiiri hatırlatır:

En konuşkan anımda hep susarım

Hikmete hekime hakka susarım

Konuşmak kandırmak mıdır âlemi

Ve susmak kandırmak mı irademi

Doya doya kandırmak hem su gibi

Konuşma kimselerle öyleyse sus

Elinde ne mesnevi var ne de füsus

Kırılır dil dalları konuşunca

Kurtulur komşun sen daldan uçunca

Sükut ikliminde dil dalları hep

Hikmet meyvesi verir kelep kelep

Nefeslerle can bul Kur''andan esen

Birer hikmet olur artık ne desen

Savm-ı devamın olsun kelam ilin

Kelim-i Musa''n olsun susan dilin

Şeceretün tayyibe çiçeklensin

Dilden cennet meyveleri beklensin

Nur insin gökten konuşan kurtulsun

Risaleler ruhta selsebil olsun

Ruhlarda konuşsun yalnız hakikat

Kemalini bulup yücelsin hayat

Bu şiir bu minval üzre uzayıp gidiyor. Gitsin, gitsin de, bize ne faydası var? Sahibi dediklerini yaşamışsa ne bahtiyarlık deriz. Yok, yaşamamışsa, ihtiyarlık deriz.

İşin şakası bir yana, şu sıralarda susmak en büyük yiğitliktir. Elinize bir ses kayıt cihazı alıp, bütün ağızlarda gezdirseniz, sonra da oturup, neler konuşulduğunu gözden geçirseniz, insanlık adına elde ne kalır dersiniz?

Bazen, bir kişinin konuşmasının, yetmiş milyonun, bilmem kaç milyarın konuşmasından daha iyi, daha doğru, daha güzel, daha faydalı ve daha hayırlı olduğunu görürsünüz.

Sahiden görür müyüz, yoksa ben hayal mi kuruyorum?

İnsanoğlunun konuşma kantarının topuzu kafadan kalbe, kalpten karına, karından uçkura doğru iniş seyri izler. Çoğu zaman da yumruk, tetik, tekme, tokat desteğinde devam eder.

Konuşmak bu mudur, komşuluk bu mudur Allah aşkına?

Gelin susalım.

Birbirimize susayalım. Gönüller birbirinin susuzluğunu çeksin. Bir gönül, diğer bir gönlün susuzluğunu gidersin. Gönül toprağına gökten su indirsin, yağmur olup yağsın, dostun gönlüne sağanak sağanak.

Bir bahar bulutu gibi girsin, dostun ülkesine. Bir bahar meltemi gibi serinlikler taşısın. Göklerin şimşekli gök gürültüleriyle doldursun, dostunun dünyasını. Gök sesleriyle konuşsun, konuşursa.

Gökten bombalar indirmesin. Yıldırımlar yağdırmasın. Yağmurlar, verimli, rahmet yüklü yağmurlar indirsin.

İnsan, bir yağmur gibi gezsin, insanın gönlünde. Sonra bir bahar güneşi gibi doğsun, oraya. Yıldız ve ay yüklü geceler gibi sarsın, onu. İnsan insana en güzel rüyalar gibi varsın. Korkuyla değil, umutla, sevinçle, muştularla uyarsın.

İnsan, insanı sürekli uyarsın. Sevdirerek, müjdeleyerek, kolaylaştırarak uyarsın. Sonsuzluğa, o sonsuz hesap gününe gitmek üzere uyarsın.

Ben susarsam, insana susarım.

Seslerin solukların özünü

Yükleyip ruhun bütün hücrelerine

Gözünü kapamak onun yerine

Sözünü açmak o biricik sevgilinin.

Sohbet-i cananla yanmak yakılmak.

Onunla, yalnız onunla bırakılmak:

İşte bunu içindir, susmak ve susamak!

Susmayı yürürlüğe koymak, yasaklar getirmek değildir. Yasalar koymak hiç… Yaşamak için yeni bir yol tutmaktır. Bir hüzünler halesinde hal ehli olmak. Bakışların ibret, susuşun hayret, sözün hikmet, halin rahmet dolu olduğu bir çerçevede durmak ve direnmek. Ölümle koyun koyuna yaşamak, ölüm sessizliği gibi seslenmektir, susmak. Koluna ölümün girdiği insan olmak ve her an ölüm tarafından sarsılıyor bulunmak, kolundan çekilip uyarılıyor olmak.

Susmak ne kadar zormuş.

Ve çok susadım.

Ey sözüne, yüzüne, özüne susadığım, hasret kaldığım insan!

Nerdesin?