
1767 yılında, Mandinga kabilesine mensup, on yedi yaşındaki Müslüman genç Kunta Kinte, Batı Afrika'da bugün Gambiya sınırları içinde kalan bölgede ormana gider. Amacı bir davul yapmaktır ve davulun tokmağı için bir sopa aramaya başlar. Ava çıktıktan sonrası oldukça karanlıktır. Kafasına aldığı bir darbeyle bayılır. Bu darbeyle birlikte gözleri tüm geçmişine kapanmış olur.
Artık karşısında beyazlar vardır. Bu, onun gibi yaşayan kölelerin zorlu sınavlarının da ilk aşamasıdır: Köklerinden koparılma. On beş kişinin zar zor sığacağı bir odada yetmiş beş kişi ile günlerce bir arada kalır. Damızlık hayvanlar gibi kilo almaya mahkum edilir. Köle evleri, bir çeşit doğal seleksiyon görevi de görmektedir. Zor koşullar altında ölenler denize atılır, altmış kilonun üstündeki köleler ise bir sonraki yolculuğa hazırlanır.
, kıtadan ayrılırken son görevi, dönüşü olmayan kapılardan geçmektir. Kapıdan geçişi üç saniyeden fazla sürmez ama sanki sonsuzluğa açılan bir kapıdan geçmiş gibidir.
Transatlantik yolculuğa çıkarılan ve sayıları elli milyonu bulan kölelerden sadece biridir
. On iki yaş üstü kadınlı erkekli köleler, insanlık dışı şartlarda gemilerle (Kunta Kinte'nin içinde bulunduğu gemi Lord Ligonier gemisinde yolculuğa çıkan 170 kişiden sadece 98'i sağ kalır.) Amerika'ya nakledilirler. Köleler, nakil esnasında yerden tasarruf etmek amacıyla çıplak ve balık istifi şeklinde yüklenirler. Uzun süren yolculuklar sırasında hastalanarak ya da farklı nedenlerle ölenler, okyanusa atılarak köpek balıklarına yem edilir. Nihayetinde bu yolculukta ölenlerin sayısı on milyonu bulur. Ağır ve zor koşullarda, üç aylık bir yolculuk sonucunda, Amerika'ya ulaşılır. Esas kâbus, bundan sonra başlar. Köle tüccarları
'yi hayatını tüketeceği bir plantasyonun sahibine satarlar.
ncak o, zihnen köleleştirilemez ve her fırsatta kaçmaya çalışır. Maalesef her yakalandığında akıl almaz işkencelere maruz kalır. En sonunda efendileri, çareyi onun ayağını kesmekte bulur. Ayağı kesik halde bile çalıştırılır
. Onun öyküsü burada bitmez.
bir başka köleyle evlenir, kendisine bir aile kurar. Bir kızları olur; ancak önce karısı sonra da kızı başka bir çiftliğe satılır. Ne eşini, ne kızını ne de anne ve babasını bir daha asla göremeyen
, ailesine özlem içinde ölür.
Kunta Kinte'nin hikâyesi, beşinci kuşaktan akrabası olan ve aynı zamanda Malcolm X'in hayatını yazan Alex Haley'in “Kökler” romanı ile insanlar tarafından duyulur. Kitap, büyük bir yankı uyandırır. Alex Haley, bu romanı yazabilmek için üç yüz yıl geriye gider ve kendi köklerini aramak için Gambiya'daki uzak akrabalarını bulur.
1977 yılında dizi haline getirilen “Kökler” romanı, yayınlandığı dönemde Amerika'da en çok izlenen dizi oldu ve bir süre de TRT ekranlarında yer aldı. Türkiye'de de büyük bir ilgi ile izlendi. 2015 yılında alınan bir kararla birlikte dizinin yeniden çekilmesi planlandı.
İlk çekimi bundan 39 yıl öncesine dayanan dizinin, yeni çekim için yayınladığı fragman, birçok insanı heyecanlandırmaya yetiyor. 2016 yapımı Kökler'in en büyük sürprizi ise dizinin yapımcıları arasında, 1977'de çekilen TV dizisinde Kunta Kinte'yi canlandıran ünlü aktör LeVar Burton da yer alması. O, filmin yeniden çekilmesini ise şöyle açıklıyor: "
BIST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BIST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BIST'e ait olup, tekrar yayınlanamaz. Piyasa verileri iDealdata Finansal Teknolojiler A.Ş. tarafından sağlanmaktadır. BİST hisse verileri 15 dakika gecikmelidir.